((اللَّهُمَّ إِيَّاكَ نعْبُدُ، وَلَكَ نُصَلِّي وَنَسْجُدُ، وَإِلَيْكَ نَسْعَى وَنَحْفِدُ، نَرْجُو رَحْمَتَكَ، وَنَخْشَى عَذَابَكَ، إِنَّ عَذَابَكَ بِالكَافِرِينَ مُلْحَقٌ. اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعينُكَ، وَنَسْتَغْفِرُكَ، وَنُثْنِي عَلَيْكَ الْخَيْرَ، وَلاَ نَكْفُرُكَ، وَنُؤْمِنُ بِكَ، وَنَخْضَعُ لَكَ، وَنَخْلَعُ مَنْ يَكْفرُكَ)).
"Allahım! Ancak sana ibâdet ederiz. Senin için namaz kılar ve secde ederiz. Yalnızca sana yönelir ve koşarız. Rahmetini ümit eder ve azabından korkarız.Azabın kâfirlere mutlaka erişir. Allahım! Senden yardım ve mağfiret dileriz. Seni hayırla överiz. Seni inkâr etmeyiz. Sana îmân ederiz. Sana boyun eğer ve seni inkâr edeni terk ederiz."
Hısnü'l-Müslim içinde geçer (No. 118).