Abdullah b. Cafer -radıyallahu anhuma- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Cafer'in çoluk çocuğuna üç gün gitmemişti. Sonra onlara gelerek: «Kardeşim Cafer için bugünden sonra artık ağlamayın!» buyurdu. Ardından: «Bana kardeşimin çocuklarını çağırın!» diye emretti. Bizi toplayıp getirdiler. Biz kendimizi kuş yavruları gibi hissediyorduk. Sonra: «Bana bir berber çağırın!» buyurdu. Gelen berbere emretti, berber bizim başlarımızı tıraş etti.
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4192) ve Ahmed b. Hanbel (No. 1659).
Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Cafer'in çoluk çocuğuna üç gün gitmemişti. Sonra onlara geldi. Cafer b. Ebu Talib Mute savaşında şehit olunca, Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Abdullah’ın ailesine üç gün sonra geldi. Bu süre içinde morallerinin düzelmesini, keder ve hüzünlerinin gitmesini bekledi. «Kardeşim Cafer için bugünden sonra artık ağlamayın!» Üç günden sonra bu sahabenin arkasından gözyaşı dökmeyi yasakladı. Nitekim ilk günün hüznü ve kederi devam etmemelidir. Buradaki yasak tenzihî bir yasak olup, işlenen başka bir haram durum yoksa üç günün ardından gözyaşı dökmek mubahtır. "Sonra: «Bana kardeşimin çocuklarını çağırın!» diye emretti.” Bunlar Muhammed, Abdullah ve Avf’tır. "Bizi toplayıp getirdiler. Biz kendimizi kuş yavruları gibi hissediyorduk.” Annelerinin ölümünden dolayı kendilerini hüzün bürüyen kuş yavruları gibi hisseder olduk dediler. “Sonra: «Bana bir berber çağırın!» buyurdu. Gelen berbere emretti, berber bizim başlarımızı tıraş etti." Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- çocukların saçlarının kesilmesini emretmiştir. Çünkü annesi Esma Bint Umeys-radıyallahu anha- eşinin ölümünden dolayı meşgul olmuş ve çocuklarının bakımını yapamamıştır. Çocukların ise başları kirlenmiş ve bitlenmişti. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- çocukların saçlarının kesilmesini emrederek, çocuklarının saç bakımına zaman ayıramayan anneye yardımcı olmuş ve böylece onlar için faydalı bir karar vermiştir. Uyarı: Musibet anında saçları, kazıyıp, tıraş etmek caiz değildir. Bir hadiste: “Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- musibet anında sesini yükselterek bağıran, saçlarını kazıtan, elbisesini yırtıp, parçalayan kimselere lanet etmiştir.” diye buyrulmuştur. Hadiste geçen el-Halika; musibet anında saçını kazıyan, eş-şakka; elbisesini yırtıp, parçalayan, es-Salika; sesini yükselterek bağıran anlamlarına gelir. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Cafer’in –radıyallahu anh- çocuklarının saçlarının kesilmesini annelerinin meşgul olması sebebiyle emretmiştir. Başlarının bitlenmesinden endişe duyduğu için, böyle buyurmuştur. Yoksa başa gelen musibet için yapılmış bir emir değildir. Yüce Allah’ın salat ve selamı peygamberimiz Muhammed’in üzerine olsun. Avnu’l-Ma’bud Şerh-u Sunen’i Ebî Davûd, (11/164), Şerh-u Riyazi’s-Salihîn, İbn Useymîn, (6/382), Şerh-u Sunen-i Ebî Davûd, Abbad (Elektronik Nüsha).
Arapça açıklama
معنى الحديث: أنه عندما استشهد جعفر بن أبي طالب في غزوة مؤتة، أمهل النبي صلى الله عليه وسلم أهله ثلاثا من أجل أن تَطيب نَفوسهم ويذهب ما في نفوسهم من الحزن والأسى، ثم قال لهم: "لا تَبْكُوا على أَخِي بعد اليوم" أي نهاهم عن البكاء بعد ثلاثة أيام؛ لأن الصدمة الأولى وزمن الحزن لا يطول ولا يستمر.
والنهي هنا: للتنزيه لإباحة البكاء بعد ثلاثة أيام ما لم يقترن به محرم.
ثم قال: «ادعوا لي بَنِي أخِي» وهم محمد وعبد الله وعوف أولاد جعفر، قال عبد الله: "فجيء بِنَا كأننا أفْرُخٌ" الفَرَخ ولد الطائر، وذلك لما أصابهم من الحزن على فقد والدهم.
قال: "ادعوا لي الحلَّاق. فأمره، فَحَلَق رؤوسنا" أي أن النبي صلى الله عليه وسلم أمر بحلق رؤوسهم فحُلقت، لما رأى من اشتغال أمهم أسماء بنت عميس رضي الله عنها عن ترجيل شعورهم بما أصابها من قتل زوجها في سبيل الله فأشفق عليهم من الوَسَخ والقمل، فإذا أزيل صار في ذلك فائدة ومصلحة وراحة لأمهم التي جاءها ما يشغلها عن العناية بشعر أولادها.
تنبيه: معلوم أن الحلق عند المصيبة لا يجوز، وقد جاء في الحديث: (لعن الرسول صلى الله عليه وسلم الصَّالقة والحَالقة والشَّاقة).
والحالقة: التي تحلق شعرها عند المصيبة، والشاقة: التي تشق ثوبها عند المصيبة، والصالقة: التي ترفع صوتها عند المصيبة، والحلق لأولاد جعفر ليس اعتراضا على موته، ولكن المقصود من هذا الحَلق لأولاد جعفر بعد موته -رضي الله تعالى عنه وأرضاه- هو كون أمهم كانت منشغلة عن العناية برؤوسهم، فخشي أن يُصيبهم شيء من القَمْل فأمر بحلق رءوسهم -صلوات الله وسلامه وبركاته عليه-، ولم يكن الحلق تأثرًا بالمصيبة.
جواز حلق جميع شعر الرأس، خاصة للصبيان.
جواز حلق شعر الرأس في غير حج وعمرة.
استحباب مواساة أهل الميت، خاصة من استشهد في سبيل الله، وأن يدعوهم إلى فعل ما يتفاءل به لإزالة الحُزن وتَفْرِيج الكَرْب.
جواز البكاء على الميت من غير فعل محرم، كشَقِّ الجِيُوب ولَطْمِ الخُدود، وجواز الحداد عليه لمدة ثلاثة أيام، ولا يجوز أكثر من ذلك لغير الزوجة.
النهي عن البكاء على الميت بعد ثلاثة أيام، إلا أن النهي للتنزيه.
الحث على كفالة اليتيم والرفق به.
المؤمنون إخوة في الله.
منزلة عبد الله بن جعفر عند رسول الله -صلى الله عليه وسلم-.
وعن عبد الله بن جعفر رضي الله عنهما أن النبي صلى الله عليه وسلم أمهل آل جعفر رضي الله عنه ثلاثًا، ثم أتاهم فقال: "لا تبكوا على أخي بعد اليوم". ثم قال: "ادعوا لي بني أخي" فجيء بنا كأننا أفرخ فقال:…