Râvi:Abdullah ibn Busr
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عِرْقٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُسْرٍ، قَالَ كَانَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَصْعَةٌ يُقَالُ لَهَا الْغَرَّاءُ يَحْمِلُهَا أَرْبَعَةُ رِجَالٍ فَلَمَّا أَضْحَوْا وَسَجَدُوا الضُّحَى أُتِيَ بِتِلْكَ الْقَصْعَةِ - يَعْنِي وَقَدْ ثُرِدَ فِيهَا - فَالْتَفُّوا عَلَيْهَا فَلَمَّا كَثُرُوا جَثَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ مَا هَذِهِ الْجِلْسَةُ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم "
إِنَّ اللَّهَ جَعَلَنِي عَبْدًا كَرِيمًا وَلَمْ يَجْعَلْنِي جَبَّارًا عَنِيدًا " . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كُلُوا مِنْ حَوَالَيْهَا وَدَعُوا ذِرْوَتَهَا يُبَارَكْ فِيهَا "
Abdullah İbn Büsr –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in gara denilen ve dört kişinin taşıyabildiği bir yemek kabı vardı. Bir kuşluk vakti namazı kılındıktan sonra bu yemek kabı, içinde tirit yemeği olduğu halde getirildi. Sahabiler de etrafında toplandılar. Sahabilerin sayısı çoğalınca Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- dizleri üzerine çöküp oturdu. Bunu gören bir bedevi, ‘’Bu nasıl oturuş’’ dedi. Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevap verdi: «Allah, beni şerefli bir kul kıldı; inatçı bir zorba değil.» Ardından da şöyle buyurdu: «Kabın kenarlarından başlayarak yiyin ve ortasını (sona) bırakın ki, yemek bereketlensin.»
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 3773) ve İbn Mâce (No. 3263, 3275).