حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَدِيِّ بْنِ الْخِيَارِ، قَالَ أَخْبَرَنِي رَجُلاَنِ، أَنَّهُمَا أَتَيَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ وَهُوَ يَقْسِمُ الصَّدَقَةَ فَسَأَلاَهُ مِنْهَا فَرَفَعَ فِينَا الْبَصَرَ وَخَفَضَهُ فَرَآنَا جَلْدَيْنِ فَقَالَ "
إِنْ شِئْتُمَا أَعْطَيْتُكُمَا وَلاَ حَظَّ فِيهَا لِغَنِيٍّ وَلاَ لِقَوِيٍّ مُكْتَسِبٍ "
Ubeydullah b. Adiy b. el-Hıyâr'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
İki kişi bana, Veda Haccı sırasında Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldiklerini ve onun sadakayı dağıtmakta olduğunu anlattı. Ondan sadakadan kendilerine vermesini istediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize bakışlarını kaldırıp indirdi. Bizi güçlü ve sağlıklı görünce şöyle buyurdu: “Dilerseniz size veririm. Ancak sadakada zengin kimsenin ve çalışıp kazanabilecek güçte olan kimsenin hakkı yoktur.
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 1633) ve Ahmed b. Hanbel (No. 17291).