حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ "
كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ "
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Her iyilik bir sadakadır.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 6021), Tirmizî (No. 1970) ve Ahmed b. Hanbel (No. 14182, 14348).
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- diğer insanlara söylenen veya yapılan her iyilik ve faydanın sadaka olduğunu ve bunun karşılığında bir sevap ve mükâfat verileceğini haber vermiştir.
Hadisten çıkan dersler
Sadaka, kişinin kendi malından verdiği şeylerle sınırlı değildir. Yaptığı, söylediği ve başkalarına sağladığı her türlü iyiliği kapsar.
İyilik yapma ve başkalarına her konuda faydalı olma hususunda teşvik edilmiştir.
Az dahi olsa hiçbir iyilik küçümsenmemelidir.
Arapça açıklama
يُخْبِرُ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ كلَّ إحسانٍ ونَفْعِ للآخرين مِن قول أو عمل يكون صدقةً، وفيه الأجر والثواب.
أن الصَّدَقة لا تنحصر فيما يخرجه الإنسان من ماله، بل تشمل كلَّ خير يفعله الإنسان أو يقوله ويوصله إلى الآخرين.
فيه الترغيب في بذل المعروف وكل ما فيه نفع للآخرين.
عدم احتقار شيءٍ من المعروف، ولو كان يسيرًا.
Âlimlerin hükümleri
Hüküm, kitabın (Sahîh-i Buhârî) konumundan alınmıştır.