حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ ذَرٍّ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِجِبْرِيلَ "
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâil -aleyhisselâm-’a: «Bizi daha sık ziyaret etmeni engelleyen nedir?» diye sordu. Bunun üzerine, «Biz ancak senin Rabbinin emriyle ineriz; önümüzde, arkamızda ve bunların arasında ne varsa hepsi Rabbinindir.» (Meryem Sûresi: 64) âyeti indi.
Rivayet eden: Buhârî (No. 4731, 3218, 7455), Tirmizî (No. 3158) ve Ahmed b. Hanbel (No. 1939, 1974, 3193).
Bu hadis Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kardeşi Cebrâil -aleyhisselâm-'a olan özlemini aktarmaktadır. Çünkü Cebrâil -aleyhisselâm-, Allah -Azze ve Celle-’den gelmektedir. Cebrâil -aleyhisselâm-'ın gelmesi kırk gün gecikince Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Cibrîl! Bizi daha sık ziyaret etmeni engelleyen nedir?» diye sorduğunda, yani seni özleyene kadar sen gelmedin dediğinde, Cebrâil aleyhisselâm: Bende seni özledim, ancak ben memurum (yani Allah tarafından emrolunduğumda gelebilirim) demiştir. Allah Teâlâ, Cibrîl -aleyhisselâm-'a şöyle söylemesini vahyetmiştir: “Biz ancak senin Rabbinin emriyle ineriz" Yani, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Cebrâil -aleyhisselâm-'a: Ey Cibrîl! uzun aralıklarla inmemiz ancak Allah'ın hikmetinin içerdiği izinledir de demiştir. "Önümüzde" olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nındır. Yani, önümüzde olan ahiret işleri demektir. "Arkamızda" Dünya işleri kastedilmiştir. Ayetin devamında "Bunların arasında ne varsa hepsi" Bu vakitten kıyamete kadar olan vakittir. Yani bunların hepsinin ilmi Allah'ın katındadır ve Rabbin unutmuş değildir. Yani vahyin gecikmesi seni terk ettiğinden dolayı değildir. (O, seni terk etmemiştir.) Sonuç olarak bu hadis, insanın seçilmiş kimselerle yarenlik etmesinin güzelliğine ve hayrı elde etmek için onları ziyaret etmesi ve onların da onu ziyaret etmesine delalet eder.
Arapça açıklama
يحكي الحديث شوق النبي صلى الله عليه وسلم لجبريل -عليه السلام-؛ لأنَّه يأتيه من الله عز وجل ، حيثُ أبطأ جبريل في النزول أربعين يوما فقال له النبي صلى الله عليه وسلم يا جبريل: (ما يمنعك أن تزورنا)؟، أي: ما نزلت حتى اشتقت إليك، وأوحى الله إلى جبريل قل له: (وما نتنزل إلا بأمر ربك) أي قال الله سبحانه قل يا جبريل ما نتنزل في أوقات متباعدة إلا بإذن الله على ما تقتضيه حكمته، فهو سبحانه: (له ما بين أيدينا) أي: أمامنا من أمور الآخرة، (وما خلفنا): من أمور الدنيا، وتمام الآية "وما بين ذلك" أي: ما يكون من هذا الوقت إلى قيام الساعة، أي: له علم ذلك جميعه وما كان ربك نسيا أي: ناسيا يعني تاركا لك بتأخير الوحي عنك.
فالحاصل أن هذ الحديث يدل على أنه ينبغي للإنسان أن يصطحب الأخيار، وأن يزورهم ويزوروه لما في ذلك من الخير.
محبة النبي -صلى الله عليه وسلم- لجبريل عليه السلام وشوقه لرؤيته، وللعلم بما يحمل معه من وحي.
استحباب زيارة الإخوة في الله ودعوتهم للزيارة، والسؤال عند التأخر.
جواز استفسار المسلم من أخيه المسلم عن سبب تأخره عنه؛ لأن فيه علامة المحبة، وفيه من التحبب ما هو ممدوح شرعاً.
الملائكة لا تتصرف ولا تتنزل إلا بأمر الله.
طلب الصديق من صديقه كثرة زيارته، إذا لم يكن مانع من شغل أو غيره.
وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال: قال النبي صلى الله عليه وسلم لجبريل: ما يمنعك أن تزورنا أكثر مما تزورنا؟" فنزلت :{وما نتنزل إلا بأمر ربك له ما بين أيدينا وما خلفنا وما بين ذلك} ((رواه البخاري)).