İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî56. kitap

"Biz (sahâbîler yolculukta) yokuş çıktığımızda Allahu Ekber; iniş indiğimizde de Subhanallah derdik."

باب التَّسْبِيحِ إِذَا هَبَطَ وَادِيًا

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 2993

Râvi:Jâbir ibn Abdullah

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ

كُنَّا إِذَا صَعِدْنَا كَبَّرْنَا، وَإِذَا نَزَلْنَا سَبَّحْنَا‏.‏

Câbir -radıyallahu anh- şöyle dedi: Biz (sahâbîler yolculukta) yokuş çıktığımızda "Allahu Ekber", iniş indiğimizde de "Subhanallah" derdik. İbn Ömer -radıyallahu anhumâ- şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile askerleri tepelere çıktıklarında "Allahu Ekber" derler, düzlüklere indiklerinde de "Subhanallah" diye tesbih ederlerdi."

Rivayet eden: Buhârî (No. 2993).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Yüksek bir yere tırmanırken tekbir getirmenin sebebi yüksekte, yukarıda oluş kibirli olmayı hissettirdiği için nefsin sevdiği bir durumdur. Bundan dolayı Allahu Ekber demiştir. Yani nefsini alçaltmak istemiştir. Ancak azamet, ululuk Allah’a aittir. O yüzden kim yüksekte olursa Allah -Azze ve Celle-’yi azamet, ululukla zikretmesi meşru olandır. Şüphesiz ki o her şeyden büyüktür. Ona şükretmek için tekbir getirir ki lütfunu o kimseye arttırsın. Düzlüğe inişte ise tesbih (bütün noksanlıklardan tenzih etmek) getirmesinin hikmeti ise insanın daralma hissetmesinden dolayıdır. Bundan dolayı tesbih etmek meşru kılınmıştır. Çünkü feraha kavuşmanın sebeplerindendir. Yunus -aleyhisselam-’ın kıssasında olduğu gibi, karanlıkta tesbih ettiğinde kederden kurtulmuştur. Aynı şekilde iniş; alçak, aşağı ve zillet manasına gelmektedir. Subhanallah demesinin manası, Allah -Azze ve Celle-’yi aşağı olmaktan, alçakta olmaktan tenzih ederim. Çünkü Allah Subhanehu ve Teâlâ her şeyin üstündedir. Aynı şekilde uçak yükselmeye başladığında tekbir getirir, hava alanına indiğinde ise tesbih edersin. Çünkü havada yükselip inmekle, yerde yukarı tırmanıp inmek arasında bir fark yoktur. Başarı Allah’tandır.

Arapça açıklama

مناسبة التكبير عند الصعود إلى المكان المرتفع أن الاستعلاء والارتفاع محبوب للنفوس لما فيه من استشعار الكبرياء، فيستعظم نفسه فلذا يقول: الله أكبر، يعني: يرد نفسه إلى الاستصغار، أما كبرياء الله عز وجل ، فشرع لمن تلبس بالارتفاع أن يذكر كبرياء الله تعالى، وأنه أكبر من كل شيء، فيكبره ليشكر له ذلك، فيزيده من فضله، ومناسبة التسبيح عند الهبوط لكون المكان المنخفض محل ضيق فيشرع فيه التسبيح؛ لأنه من أسباب الفرج، كما وقع في قصة يونس -عليه السلام- حين سبح في الظلمات فنجي من الغم، والنزول أيضاً سفول ودنو وذل، فيقول: سبحان الله، يعني: أنزه الله سبحانه وتعالى عن السفول والنزول؛ لأنه سبحانه وتعالى فوق كل شيء.

كذلك الطائرة عند ارتفاعها تكبر، وعند نزولها المطار تسبح؛ لأنه لا فرق بين الصعود في الهواء، والنزول منه، أو على الأرض، والله الموفق.

  • استحباب التكبير عند الصعود، والتسبيح عند النزول في السفر.
  • استحباب ذكر الله -تعالى- في كل الأحوال.

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Buhârîv. 256 h. Sahihصحيح Hadis صحيح البخاري No. 2993

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • صحيح ابن خزيمة (2391)كُنَّا إِذَا صَعِدْنَا كَبَّرْنَا ، وَإِذَا هَبَطْنَا سَبَّحْنَا

Aynı konuda

Konular