İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî2. kitap

Şüphesiz Allah’tan en çok sakınanınız ve Allah’ı en iyi bileniniz benim

باب قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏«أَنَا أَعْلَمُكُمْ بِاللَّهِ»

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 20

Râvi:Âişe

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَمَرَهُمْ أَمَرَهُمْ مِنَ الأَعْمَالِ بِمَا يُطِيقُونَ قَالُوا إِنَّا لَسْنَا كَهَيْئَتِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ اللَّهَ قَدْ غَفَرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ‏.‏ فَيَغْضَبُ حَتَّى يُعْرَفَ الْغَضَبُ فِي وَجْهِهِ ثُمَّ يَقُولُ ‏"‏

إِنَّ أَتْقَاكُمْ وَأَعْلَمَكُمْ بِاللَّهِ أَنَا ‏"

Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara bir amel emrettiğinde, güçlerinin yettiği amelleri emrederdi. Onlar ise: “Biz senin durumunda değiliz, ey Allah’ın Rasûlü! Şüphesiz Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır.” derlerdi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- öfkelenir; öfkesi yüzünden belli olacak hâle gelirdi. Sonra şöyle buyururdu:«Şüphesiz Allah’tan en çok sakınanınız ve Allah’ı en iyi bileniniz benim.»

Rivayet eden: Buhârî (No. 20).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha- şöyle haber vermektedir:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- insanlara herhangi bir amel yapmalarını emrettiğinde, sürekli olarak yapmaya güç yetiremeyip bırakmalarından endişe ettiği için, kendilerine zor ve meşakkatli olanı değil, kolaylıkla yapabilecekleri amelleri emrederdi. Kendisi de emrettiği bu kolaylaştırıcı uygulamaya uygun şekilde amel ederdi. Fakat onlar, derecelerini yükseltmek için daha fazla amelde bulunmaları gerektiğini düşündüklerinden, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-den kendilerine daha zor ve meşakkatli olan amelleri yüklemesini istediler. Şöyle derlerdi: “Bizim durumumuz senin durumun gibi değildir, ey Allah’ın Rasûlü! Çünkü Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır.” Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- öfkelenir; öfkesi yüzünden belli olacak hâle gelirdi. Sonra şöyle buyururdu: “Şüphesiz Allah’tan en çok sakınanınız ve Allah’ı en iyi bileniniz benim. Öyleyse size emrettiğim şeyi yapın.”

Hadisten çıkan dersler

  • İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: “Onlara ancak kolaylarına gelen amelleri emretmesinin sebebi, o ameli sürekli olarak yapabilmeleridir. Nitekim başka bir hadiste şöyle buyurmuştur: «Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olarak yapılanıdır.»
  • Salih bir insan, salih olduğundan dolayı amel etmekten vazgeçmemelidir.
  • Kişinin, övünme ve kendini büyük görme tehlikesinden emin olduğu takdirde, ihtiyaç hâlinde kendisinde bulunan faziletlerden söz etmesi câizdir.
  • İbadette asıl olan; kişiyi ibadeti tamamen terk etmeye sevk edecek aşırılıklar yerine, dengeli (ölçülü) ve devamlı olmaktır.
  • İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Kul, ibadet ve onun meyvelerinde en ileri dereceye ulaştığında, bu durum onu ibadete devam etmeye daha çok sevk eder. Çünkü nimetin devamını sağlamak ve şükretmek suretiyle onu daha da artırmak ister.
  • Şer‘î emre aykırı hareket edildiğinde öfkelenmenin meşru olduğu ve anlamı kavramaya ehil, anlayışlı bir kimse anlayışta kusur ettiğinde, daha dikkatli ve uyanık olmasını teşvik etmek amacıyla onu uyarmanın meşru olduğu ifade edilmiştir.
  • Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetine karşı şefkatli ve yumuşak davranması, dinin kolaylık üzerine kurulmuş olması ve şeriatın hanîf ve hoşgörülü olmasından dolayıdır.
  • Sahabenin ibadete karşı büyük bir istek ve gayret içerisinde olmaları ve hayırları artırma arzusunda bulunmaları ifade edilmiştir.
  • Şeriatın belirlediği azimet ve ruhsat sınırlarında durmak ve şeriata uygun olan daha kolay ve elverişli olanı tercih etmenin, şeriatın ruhuna/esaslarına aykırı olan daha zor ve meşakkatli olanı tercih etmekten daha faziletli olduğuna inanmak gerekir.

Arapça açıklama

تُخبر أمُّ المؤمنين عائشة رضي الله عنها أن النبي صلى الله عليه وسلم كان إذا أمر الناس بعمل من الأعمال أمرهم بما يسهل عليهم دون ما يشق، خشية أن يعجزوا عن الدوام عليه، وعمل هو بنظير ما يأمرهم به من التخفيف، لكنهم طلبوا منه التكليف بما يشق، لاعتقادهم احتياجهم إلى المبالغة في العمل لرفع الدرجات دونه.

فيقولون: إنا ليس حالنا كحالك يا رسول الله، فإن الله قد غفر لك ما تقدم من ذنبك وما تأخر، فيغضب حتى يعرف الغضب في وجهه، ثم يقول: إن أتقاكم وأعلمكم بالله أنا، فافعلوا ما آمركم به.

  • قال ابن حجر: إنما أمرهم بما يسهل عليهم ليداوموا عليه كما قال في الحديث الآخر: "أحب العمل إلى الله أدومه".
  • الرجل الصالح ينبغي ألا يترك الاجتهاد في العمل اعتمادًا على صلاحه.
  • جواز تحدث المرء بما فيه من فضل بحسب الحاجة لذلك عند الأمن من المباهاة والتعاظم.
  • الأولى في العبادة القصد والملازمة، لا المبالغة المفضية إلى الترك.
  • قال ابن حجر: العبد إذا بلغ الغاية في العبادة وثمراتها كان ذلك أدعى له إلى المواظبة عليها، استبقاء للنعمة، واستزادة لها بالشكر عليها.
  • مشروعية الغضب عند مخالفة الأمر الشرعي، والإنكار على الحاذق المتأهل لفهم المعنى إذا قصر في الفهم، تحريضًا له على التيقظ.
  • رفق النبي صلى الله عليه وسلم بأمته، وأن الدين يسر، وأن الشريعة حنيفية سمحة.
  • شدة رغبة الصحابة في العبادة، وطلبهم الازدياد من الخير.
  • الوقوف عند ما حد الشارع من عزيمة ورخصة، واعتقاد أن الأخذ بالأرفق الموافق للشرع أولى من الأشق المخالف له.

Klasik şerh

İbn Hacer el-Askalânî — Fethu'l-Bârî

قَوْله : ( حَدَّثَنَا مُحَمَّد بْن سَلَام ) هُوَ بِتَخْفِيفِ اللَّام عَلَى الصَّحِيح , وَقَالَ صَاحِب الْمَطَالِع : هُوَ بِتَشْدِيدِهَا عِنْد الْأَكْثَر , وَتَعَقَّبَهُ النَّوَوِيّ بِأَنَّ أَكْثَر الْعُلَمَاء عَلَى أَنَّهُ بِالتَّخْفِيفِ , وَقَدْ رُوِيَ ذَلِكَ عَنْهُ نَفْسه وَهُوَ أَخْبَر بِأَبِيهِ , فَلَعَلَّهُ أَرَادَ بِالْأَكْثَرِ مَشَايِخ بَلَده. وَقَدْ صَنَّفَ الْمُنْذِرِيّ جُزْءًا فِي تَرْجِيح التَّشْدِيد , وَلَكِنَّ الْمُعْتَمَد خِلَافه. قَوْله : ( أَخْبَرَنَا عَبْدَة ) هُوَ اِبْن سُلَيْمَان الْكُوفِيّ , وَفِي رِوَايَة الْأَصِيلِيّ : حَدَّثَنَا. قَوْله : ( عَنْ هِشَام ) و اِبْن عُرْوَة بْن الزُّبَيْر بْن الْعَوَّام. قَوْله : ( إِذَا أَمَرَهُمْ أَمَرَهُمْ ) كَذَا فِي مُعْظَم الرِّوَايَ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Buhârîv. 256 h. Sahihصحيح Hadis صحيح البخاري No. 20

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • مسند عائشة لابن أبي داود (45)إِنَّ أَتْقَاكُمْ وَأَعْلَمَكُمْ بِاللَّهِ لأَنَا

Aynı konuda

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 142

Aişe (Allah Ondan razı olsun)’nın bildirdiğine göre, bir kadınla beraber otururken yanlarına peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) girdi ve: “Bu kadın kimdir?”, diye sordu. Aişe validemiz: Bu filan kadındır deyip onun kıldığı namazları uzun uzadıya anlatmaya başladı. Bunun üzerine peygamber…

"‏ مه عليكم بما تطيقون، فوالله لا يمل الله حتى تملوا‏"

Râvi: Âişe + 33 başka rivayet

Sahih Sahîh-i Müslim 785a

Gücünüzün yettiği amelleri yapmaya bakın. Allah’a yemin olsun ki, siz bıkıp usanmadıkça Allah bıkıp usanmaz (mükafat vermekten vazgeçmez)

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanında iken Havle binti Tüveyt b. Habîb b. Esed b. Abduluzzâ yanımızdan geçti. (Âişe -radıyallahu anha-): "Bu Havvlâ bint Tüveyt'tir. İddia edildiğine göre geceleri hiç uyumuyormuş" dedim. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle…

لاَ تَنَامُ اللَّيْلَ خُذُوا مِنَ الْعَمَلِ مَا تُطِيقُونَ فَوَاللَّهِ لاَ يَسْأَمُ اللَّهُ حَتَّى تَسْأَمُوا ‏"

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

Konular