Râvi:Hakîm b. Hizâm
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ أَشْيَاءَ كُنْتُ أَتَحَنَّثُ بِهَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ مِنْ صَدَقَةٍ أَوْ عَتَاقَةٍ وَصِلَةِ رَحِمٍ فَهَلْ فِيهَا مِنْ أَجْرٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم "
أَسْلَمْتَ عَلَى مَا سَلَفَ مِنْ خَيْرٍ "
Hakîm b. Hizâm -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Ey Allah’ın Rasûlü! Cahiliye devrinde yaptığım bazı hayır işleri vardı; sadaka vermek, köle azat etmek, sıla-i rahimde bulunmak gibi… Bunlara mukabil bana ecir verilir mi?” diye sordum. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Sen geçmişte yaptığın hayırlarla Müslüman oldun.» diye buyurdu.
Rivayet eden: Buhârî (No. 1436, 5992) ve Ahmed b. Hanbel (No. 14779).