82. Bununla birlikte kul ne kadar günah işlerse işlesin tevbe kapısı açıktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Ben” küfürden, bidatlerden ve fasıklıktan “tevbe eden” Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe “iman eden ve” kalp ve beden amelleri ile dilin sözleri türünden “salih amel işleyip sonra da hidâyet üzere olanlara” yani dosdoğru yolu izleyip şerefli Rasûle uyan ve dosdoğru dinden ayrılmayan kimselere “karşı çok bağışlayıcıyım.” İşte böylesinin Allah, günahlarını bağışlar, daha önceki günahlarını ve günahlar üzerindeki ısrarını affeder … Devamını oku
Müminlerin kalplerinin şifa bulması, gözlerinin aydınlanması ve kalplerindeki öfkenin gitmesi için Yüce Allah'ın mücrimlerden intikam alması O'nun yeryüzündeki sünnetlerinden birisidir.
Zorbalar kendi nefisleri ve kavimleri için talihsiz kimselerdir. Çünkü onları hidayetten saptırır, onları hayra ve kurtuluşa iletmezler.
Nimetler şükür ile korunur ve artar. Nimetlere karşı yapılan nankörlük ise Allah'ın gazabını ve bu gazabın inmesini gerekli kılar.
Yüce Allah; şirk, küfür ve günahlardan tövbe edenleri ve kendisine iman edip salih amel işleyenleri daima bağışlar. Sonra ölene kadar bu hususta sebat eder.
Genel olarak acele etmek yerilmiş olsa da, din ile ilgili hususlarda acele etmek övülmüştür.
82. ayetin diğer mealleri
Ben, elbette, tevbe edeni ve iman edip, salih amel yapanı sonra da hidayete erişen kimseyi bağışlarım.
Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve sâlih amel işleyen, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.
Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.