İçeriğe geç

Tâhâ Suresi 100. Ayet

سورة طه، الآية ١٠٠

20:100 16. cüz 32. hizb Mushaf’ta 319. sayfa Mekki sure

20:100 ayetinin metni

مَّنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُۥ يَحْمِلُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وِزْرًا ۝١٠٠

Okunuşu

man aʿraḍa ʿanhu fa-innahu yaḥmilu yawma l-qiyāmati wiz'ran

Meal

Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tâhâ Suresi’nin 100. ayeti (20:100) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 319. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Tâhâ Suresi 100. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

100. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kim sana indirilen bu Kur'an'dan yüz çevirip ona iman etmez, onunla amel etmezse; kıyamet günü büyük bir günah yükü yüklenmiş olarak gelecektir. Elem dolu azabı hak eder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

100. Kur’an, Allah’ın Rasûlüne ve ümmetine bir öğüt olduğuna göre onun kabul edilmesi, teslimiyetle karşılanması, ona bağlanılması, itaat olunması, ta’zim edilmesi, onun aydınlığında yürünmesi, dosdoğru yolunun izlenmesi ve ümmetin onu öğrenmek ve öğretmek suretiyle bu Kitaba yönelmesi gerekir. Kur’an-ı Kerim’den yüz çevirmek yahut da ondan daha ağır olan bir surette onu inkâr etmek böyle bir nimete karşı nankörlüktür. Bunu yapan, hiç şüphesiz ilâhi cezayı hak eder. Bundan dolayı da Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim ondan yüz çevirirse” ona iman etmeyecek, yahut da emir ve yasaklarına … Devamını oku

Tâhâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tâhâ suresinin 99-113. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 319. sayfası).

  • Azametli Kur'an'ın tamamı fert, topluluk ve ümmetler için öğüt ve hatırlatma, insanlık için övünç ve şeref kaynağıdır.
  • Şefaat ancak Rahman'ın izin verdiği ve şefaatte sözünden razı olduğu kimseler içindir.
  • Kur'an; aklın ve fıtratın kemaline ve güzelliğine şahitlik eden en güzel hükümleri içermektedir.
  • Kur'an ile amel etme adabından biri de; onu kabul ederek, teslim olmak ve tazim etmek, dosdoğru yolda onun nuru ile ilerlemek, öğretip ve öğrenerek ona özen göstermektir.
  • Kıyamet gününde mücrimler, vakitlerinin bir çoğunu zayi ettikleri, umursamadan ve ihmal ederek geçirdikleri, faydalarına olacak şeyden yüz çevirdikleri ve zararlarına olan şeylere yöneldikleri için pişman olacaklardır.

100. ayetin diğer mealleri

Kim ondan yüz çevirirse, kıyamet günü o bir günah yüklenir.

Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz ki kıyamet gününde o, ağır bir günah yükünü yüklenecektir.

Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz o, kıyamet günü bir günah yüklenecektir.

100. ayet kelime kelime

  1. مَّنْ man kim
  2. أَعْرَضَ aʿraḍa yüz çevirirse ع ر ض
  3. عَنْهُ ʿanhu ondan
  4. فَإِنَّهُۥ fa-innahu şüphesiz o
  5. يَحْمِلُ yaḥmilu yüklenecektir ح م ل
  6. يَوْمَ yawma günü ي و م
  7. ٱلْقِيَٰمَةِ l-qiyāmati kıyamet ق و م
  8. وِزْرًا wiz'ran (ağır) bir günah و ز ر

100. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:17

    أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ مِنَ ٱلْأَحْزَابِ فَٱلنَّارُ مَوْعِدُهُۥ فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.

  • En’âm 6:19

    قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَٰدَةً قُلِ ٱللَّهُ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ قُل لَّآ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

    De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ