13:24 ayetinin metni
سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ ٢٤
Okunuşu
salāmun ʿalaykum bimā ṣabartum faniʿ'ma ʿuq'bā l-dāri
Meal
'Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan Cennet) ne güzeldir!''
سورة الرعد، الآية ٢٤
سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ ٢٤
salāmun ʿalaykum bimā ṣabartum faniʿ'ma ʿuq'bā l-dāri
'Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan Cennet) ne güzeldir!''
Ra’d Suresi’nin 24. ayeti (13:24) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 252. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Melekler onların yanına her girdiklerinde şu sözleri ile onları selamlarlar: Allah'a itaat etmeye, sizin açınızdan üzücü olan kadere ve günah işlememeye karşı sabrınız sebebiyle belalardan selamette oldunuz. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir.
23. “(Bu güzel son) Adn” yani devamlı kalacakları, ayrılmayacakları, başka bir yere nakledilmeyi istemeyecekleri “cennetleridir” Çünkü ondan daha üstün bir mükâfat olmadığını bileceklerdir. Zira bu cennetlerde pek çok nimetler, bütün istek ve arzuların nihai derecesini teşkil edecek her tür sevinç onların olacaktır. Onların nimetlerini ve göz aydınlıklarını tamamlayıcı bir unsur olmak üzere de “onlar, oraya ana-babalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden” erkek veya kadın fark etmez “salih olanlarla birlikte gireceklerdir.” Aynı şekilde kendileri ile benzer durumda olan kimseler, arkadaşları … Devamını oku
Ra’d suresinin 19-28. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 252. sayfası).
Sabretmenize karşılık size selam olsun! Burası (Cennet) son yurt olarak ne güzeldir, derler.
(Melekler:) Sabrettiğinize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir! (derler).
"Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahiret yurdu ne güzeldir!"
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
وَلَا تَسْتَوِى ٱلْحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُ ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُۥ عَدَٰوَةٌ كَأَنَّهُۥ وَلِىٌّ حَمِيمٌ …
İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost gibi olur. …
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ
İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.