İçeriğe geç

Neml Suresi 42. Ayet

سورة النمل، الآية ٤٢

27:42 19. cüz 38. hizb Mushaf’ta 380. sayfa Mekki sure

27:42 ayetinin metni

فَلَمَّا جَآءَتْ قِيلَ أَهَٰكَذَا عَرْشُكِ قَالَتْ كَأَنَّهُۥ هُوَ وَأُوتِينَا ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِمِينَ ۝٤٢

Okunuşu

falammā jāat qīla ahākadhā ʿarshuki qālat ka-annahu huwa waūtīnā l-ʿil'ma min qablihā wakunnā mus'limīna

Meal

Belkıs gelince; “Senin tahtın böyle mi?” denildi. “O da: “Sanki bu odur” bize bundan önce ilim verilmiş olup, biz teslim olanlardan olmuştuk.” dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Neml Suresi’nin 42. ayeti (27:42) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 380. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Neml Suresi 42. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

42. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sebe kraliçesi Süleyman'a geldiği zaman imtihan olması için kendisine şöyle denildi: "Bu senin tahtın gibi mi?" O da kendisine sorulan sorunun aynısıyla cevap verdi: "Sanki bu odur!" Bunun üzerine Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: "Allah Teâlâ daha önce bunun gibi işlerde kudreti hakkında bize ilim vermişti. Biz de Allah'ın emrine boyun eğmiştik ve O'na itaat etmiştik."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

42. Kadın hükümdar, Süleyman aleyhisselam’ın yanına “geldiğinde” tahtı ona gösterildi. Halbuki onu geride, kendi ülkesinde bırakıp gelmişti. Ona “denildi ki: Senin tahtın böyle midir?” Yani bizim bildiğimize göre senin pek büyük bir tahtın varmış. Acaba o, bizim sana gösterdiğimiz bu tahta benziyor mu? “O da: Tıpkı o, dedi.” Bu, kadının zeka ve ince kavrayışının bir ifadesidir. Gördüğü tahtta birtakım değişiklikler ve onun tanınmasını engelleyen unsurlar olduğu için onun kendi tahtı olduğunu söylemedi; ama onun kendi tahtı olmadığını da söylemedi. Çünkü tahtını tanımıştı. O bakımdan her iki … Devamını oku

Neml Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Neml suresinin 36-44. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 380. sayfası).

  • İmanın izzeti, Mümin kimseyi değersiz ve geçici dünyalık şeylerden etkilenmekten korur.
  • Maddi olan şeyleri sevmek ve ona güvenmek kâfirlerin özelliklerindendir.
  • Yüce Allah'ın nimetlerine karşı Mümin kimsenin hisleri sürekli açık olmalıdır.
  • Düşmana karşı uygun davranışta bulunmak için onun zekâ seviyesi sınanabilir.
  • Düşmanları etkilemek için onlara karşı sahip olunan üstün taraflar gösterilmelidir.

42. ayetin diğer mealleri

Kraliçe geldiği zaman:Senin tahtın böyle miydi? denildi. O da: Sanki bu o. Daha önce bize bilgi verildi ve müslüman olduk, dedi.

Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.

Melike gelince, "Senin tahtın da böyle mi?" dendi. O şöyle cevap verdi: "Tıpkı o! Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz teslimiyet göstermiştik."

42. ayet kelime kelime

  1. فَلَمَّا falammā ne zaman ki
  2. جَآءَتْ jāat gelince ج ي أ
  3. قِيلَ qīla dendi ق و ل
  4. أَهَٰكَذَا ahākadhā böyle mi?
  5. عَرْشُكِ ʿarshuki senin tahtın ع ر ش
  6. قَالَتْ qālat dedi ق و ل
  7. كَأَنَّهُۥ ka-annahu tıpkı (öyle)
  8. هُوَ huwa o
  9. وَأُوتِينَا waūtīnā ve bize verilmişti أ ت ي
  10. ٱلْعِلْمَ l-ʿil'ma bilgi ع ل م
  11. مِن min daha önce
  12. قَبْلِهَا qablihā ق ب ل
  13. وَكُنَّا wakunnā ve biz olmuştuk ك و ن
  14. مُسْلِمِينَ mus'limīna müslüman س ل م

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ