Allah; sizinle din hususunda savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi, onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz Allah, adil olanları sever.
Mümtehine Suresi’nin 8. ayeti (60:8) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 550. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Mümtehine Suresi 8. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
8. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yüce Allah, Müslüman olmanız sebebi ile sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi, onlara sizin üzerinizdeki haklarını vererek adaletli davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz Yüce Allah; kendi nefislerine, ailelerine ve üzerlerine idareci oldukları kimselere karşı adil olanları sever.
8. Kâfirlere düşmanlık beslemeyi teşvik eden âyet-i kerimeler nâzil olduğunda mü’minler üzerinde gereken etkiyi yaptı, onlar bunu tam anlamı ile yerine getirdiler. Hatta müşrik birtakım akrabaları ile olan bağlarını gözetmenin dahi günah olabileceğinden çekindiler ve bunun bu yasağın kapsamına girdiğini sandılar. Yüce Allah da bu ayetle kendilerine bu tutumların Allah’ın haram kıldığı şeylerin çerçevesine girmediğini haber vermiştir. Buna göre Yüce Allah, akrabalarınızdan olsun başkalarından olsun din hususunda size karşı savaşmamış, sizi ülkelerinizden çıkarmamış durumda olan müşrik … Devamını oku
Yüce Allah'ın kalpleri düşmanlıktan sevgiye; küfürden imana çevirmesi; kulların kalplerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın iki parmağı arasında olduğuna işarettir. Bundan dolayı kulun imanda sebat üzere olmayı Allah'tan istemesi gerekir.
Savaşan kâfirler ile kendileri ile barış halinde olunan kâfirler arasındaki ayrım beyan edilmiştir.
Ehlikitap olmayan kâfir kadın ile evlenmenin ve evli olmayı sürdürmenin haram kılındığı beyan edilmiştir. Ayrıca Müslüman bir kadının da kâfir olan bir erkek ile evlenmesinin ve evli olmayı sürdürmenin haram kılındığı beyan edilmiştir.
8. ayetin diğer mealleri
Allah, sizinle din hususunda savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz Allah, adil olanları sever.
Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanları sever.
Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever.
Onlar (Yahudiler), yalana kulak verenler, haram yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer hüküm verirsen aralarında adaletle hükmet. Allah adil olanları sever.
Eğer Müminlerden iki grup savaşa tutuşurlarsa, aralarını düzeltin. Eğer biri diğerine saldırırsa, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırana karşı savaşın. Eğer dönerse, aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah, adaletli olanları sever.
Allah; ancak sizinle din hususunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım edenlerle dost olmanızı yasaklar. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.