23:87 ayetinin metni
سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ ٨٧
Okunuşu
sayaqūlūna lillahi qul afalā tattaqūna
Meal
"Allah’ındır." diyecekler. (Onlara:) Hâlâ düşünüp öğüt almaz mısınız? de!
سورة المؤمنون، الآية ٨٧
سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ ٨٧
sayaqūlūna lillahi qul afalā tattaqūna
"Allah’ındır." diyecekler. (Onlara:) Hâlâ düşünüp öğüt almaz mısınız? de!
Mü’minûn Suresi’nin 87. ayeti (23:87) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 347. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Şöyle diyeceklerdir: "Yedi gök ve yüce arş, Allah'ın mülküdür." O halde onlara de ki; "Azabından selamete ermek için emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkmaz mısınız?"
86. Daha sonra Allah Teala, bundan da büyük bir gerçeğe dikkatleri çekerek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Yedi göğün Rabbi” ve onlarda bulunan aydınlık saçan cisimlerin, gezegenlerin ve yerleri değişmeyen yıldızların “ve azametli” yani mahlukatın en yükseği, en genişi ve en büyüğü olan “Arş’ın Rabbi kim?” Bütün bunları yaratan, işlerini düzenleyen ve çeşitli şekilleri ile çekip çeviren kim? 87. “Allah’ındır, diyecekler.” Yani bütün bunların Rabbinin Allah olduğunu ikrar ve itiraf edecekler. Onlar bu ikrar ve itirafta bulununca de ki: “O halde” aciz yaratıklara ibadet etmekten “korkup sakınmaz … Devamını oku
Mü’minûn suresinin 75-89. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 347. sayfası).
“Allah’tır!” diyecekler. Sakınmıyor musunuz? de.
Onlar da diyeceklerdir ki: "Allah'tır." De ki: "O halde hiç korkmuyor musunuz?"
"(Onlar da) Allah'ındır." diyecekler. "Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız?" de.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
“Allah’ındır.” diyecekler. “Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?” de.
سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ فَأَنَّىٰ تُسْحَرُونَ
"Allah’ındır." diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de.