112. “(Onlara:) “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” buyuracak.” Yüce Allah, onları kınama anlamında, akılsız olduklarını belirtmek üzere onlara bu sözleri söyleyecektir. Çünkü onlar, dünyadaki bu kısacık süreleri zarfında kendilerini ilâhi gazap ve cezaya maruz bırakan her türlü kötülüğü kazandılar. Buna karşılık mü’minleri ebedi mutluluğa ve Rablerinin rızasına ulaştıran hayırları onlar kazanamadılar. 113. “Siz yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye kendilerine sorulacak soruya: “Bir gün yahut daha az kaldık... diyecekler.” Bu sözleri, dünyadaki kalış sürelerini oldukça kısa kabul etmeleri … Devamını oku
Salih kimseler ile alay etmek büyük bir günahtır. Bu günahı işleyen kimse azap olunmayı hakeder.
Ömrü zayi etmek, küfrün sebep olduğu şeylerdendir.
Dua esnasında Yüce Allah'a senada bulunmak; dua adabındandır.
Allah Teâlâ, bu sureye Müminlerin kurtuluş özelliklerini sayarak başlamış, kâfirlerin hüsrana uğramaları ve kurtuluşa ulaşamayacakları zikri ile bitirmiştir. Bu son derece uygun olmuştur.
113. ayetin diğer mealleri
Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık, sayanlara sor, dediler.
«Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte sayanlara sor» derler.
"Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte bilenlere sor." derler.
113. ayet kelime kelime
قَالُوا۟qālūdediler
لَبِثْنَاlabith'nākaldık
يَوْمًاyawmanbir gün
أَوْawyahut
بَعْضَbaʿḍabir kısmı kadar
يَوْمٍyawmingünün
فَسْـَٔلِfasalisor
ٱلْعَآدِّينَl-ʿādīnasayanlara
113. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız?" dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.''
Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimse gibisini görmedin mi? Allah, bunu ölümünden sonra nasıl diriltecek? dedi. Bunun üzerine Allah onu öldürüp yüz sene bıraktı; sonra tekrar diriltti. "Ne kadar kaldın?" dedi. "Bir gün yahut daha az" dedi. Allah ona: "Hayır, yüz sene kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bir bak, henüz bozulmamıştır. Eşeğine de bak. Seni insanlara ibret kılacağız. Kemiklere bak, onları nasıl birleştirip yerli yerine koyuyor ve sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" dedi. Durum kendisince anlaşılınca: "Şimdi iyice biliyorum ki, Allah her şeye kadirdir," dedi.