İçeriğe geç

Meryem Suresi 75. Ayet

سورة مريم، الآية ٧٥

19:75 16. cüz 31. hizb Mushaf’ta 310. sayfa Mekki sure

19:75 ayetinin metni

قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا ۝٧٥

Okunuşu

qul man kāna fī l-ḍalālati falyamdud lahu l-raḥmānu maddan ḥattā idhā ra-aw mā yūʿadūna immā l-ʿadhāba wa-immā l-sāʿata fasayaʿlamūna man huwa sharrun makānan wa-aḍʿafu jundan

Meal

De ki: “Kim sapıklıkta ise Rahman ona verdiği mühleti uzattıkça uzatır. Nihayet kendilerine vaat olunanı, ya azabı yahut kıyameti göreceklerinde hangisinin makamca daha kötü ve askerce daha zayıf olduğunu bileceklerdir."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Meryem Suresi’nin 75. ayeti (19:75) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 310. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Meryem Suresi 75. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

75. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- De ki: "Kim sapıklık içinde debeleniyorsa, Rahman onun sapıklığı artana kadar mühlet verir. Dünyada kendilerine vadedilen azabı ya da kıyamete ertelenen azabı bizzat gördüklerinde kimin yerinin daha kötü olduğunu ve yardımcısının az olacağını anlayacaklar. Onların grubu mu yoksa Müminlerin grubu mu?"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

75. Yüce Allah, inatlarının aşırılığına, sapıklıklarının ileri derece olduğuna delalet eden son derece batıl ve tutarsız delillerini söz konusu ettikten sonra burada da kendisi için sapıklığı tercih etmek ve bu yolda çalışmak suretiyle sapıklık içinde olan kimsenin bu sapıklığını sürdüreceğini ve sapıklığını ona daha çok sevdireceğini haber vermektedir. Bu, onun sapıklığı hidâyete tercih etmesinin bir cezasıdır. Nitekim Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar sapınca Allah da kalplerini saptırdı” (es-Saf, 61/5); “İlk defa ona iman etmedikleri gibi, biz de onların kalplerini ve gözlerini çeviririz … Devamını oku

Meryem Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Meryem suresinin 65-76. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 310. sayfası).

  • Müminlerin emrolundukları şeyle meşgul olup, güçleri ölçüsünde bunları yapmaya devam etmeleri gerekir.
  • Bütün insanlar Cehennem'e uğraması yani Sırat Köprüsü'nden geçecekler demektir. Yoksa bununla tüm insanların Cehennem'e girecekleri ifade edilmemektedir. Bu olay, üzerinde şüphe bulunmayan bir gerçektir.
  • Dinin ortaya koyduğu mana ve kriterler, cahil ve avam kimselerin tasavvur ettiklerinden farklıdır.
  • Kim sapıklıkta boğulur ve küfürde kök salarsa, Yüce Allah o kimseyi küfür ve cehalet bataklığında terk eder. Böylece aldanması artar ve bundan dolayı cezası da şiddetli olur.
  • Yüce Allah Müminleri hidayet üzere sabit kılar. Başarı ve desteklerini arttırır ve onlara mükâfaat olması için kesin inançlarını arttıracak mucizeler indirir.

75. ayetin diğer mealleri

De ki: Rahman, sapıklıkta olan kimseye arttırdıkça artırır. Sonunda vaat olundukları (ya dünya) azabı veya kıyameti gördükleri zaman kimin yerinin daha kötü, kimin ordusunun daha zayıf olduğunu bileceklerdir.

(Ey Muhammed!) De ki: "Sapıklık içinde olan bir kimseye, Rahman, belirli bir süre tanısa bile, kendilerine vadolunanı ya azâp, ya da kıyamet olarak gördükleri zaman, kimin yerinin daha kötü ve kimin taraftarının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."

Onlara de ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona mal ve evlatça ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet günü cehennemi gördükleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış.

75. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki ق و ل
  2. مَن man kim
  3. كَانَ kāna ise ك و ن
  4. فِى fī içinde
  5. ٱلضَّلَٰلَةِ l-ḍalālati sapıklık ض ل ل
  6. فَلْيَمْدُدْ falyamdud süre versin م د د
  7. لَهُ lahu ona
  8. ٱلرَّحْمَٰنُ l-raḥmānu Rahman ر ح م
  9. مَدًّا maddan bi süre م د د
  10. حَتَّىٰٓ ḥattā nihayet;
  11. إِذَا idhā zaman
  12. رَأَوْا۟ ra-aw gördükleri ر أ ي
  13. مَا mā şeyleri
  14. يُوعَدُونَ yūʿadūna va'dedildikleri و ع د
  15. إِمَّا immā ya
  16. ٱلْعَذَابَ l-ʿadhāba azabı ع ذ ب
  17. وَإِمَّا wa-immā veya
  18. ٱلسَّاعَةَ l-sāʿata (duruşma) sa'ati(ni) س و ع
  19. فَسَيَعْلَمُونَ fasayaʿlamūna bileceklerdir ع ل م
  20. مَنْ man kimin
  21. هُوَ huwa o
  22. شَرٌّ sharrun daha kötüdür ش ر ر
  23. مَّكَانًا makānan mekanı ك و ن
  24. وَأَضْعَفُ wa-aḍʿafu ve daha zayıftır ض ع ف
  25. جُندًا jundan adamları ج ن د

75. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Cuma 62:6

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ هَادُوٓا۟ إِن زَعَمْتُمْ أَنَّكُمْ أَوْلِيَآءُ لِلَّهِ مِن دُونِ ٱلنَّاسِ فَتَمَنَّوُا۟ ٱلْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    De ki: "Ey Yahudiler! Bütün insanlar değil de, yalnız, kendinizin Allah'ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız, bunda da samimi iseniz, haydi ölümü temenni edin (bakalım)!"

  • Âl-i İmrân 3:61

    فَمَنْ حَآجَّكَ فِيهِ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا۟ نَدْعُ أَبْنَآءَنَا وَأَبْنَآءَكُمْ وَنِسَآءَنَا وَنِسَآءَكُمْ وَأَنفُسَنَا وَأَنفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَل لَّعْنَتَ ٱللَّهِ عَلَى ٱلْكَٰذِبِينَ

    Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım. Sonra da dua ederek Allah’ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim."

  • Tevbe 9:124–125

    وَإِذَا مَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُم مَّن يَقُولُ أَيُّكُمْ زَادَتْهُ هَٰذِهِۦٓ إِيمَٰنًا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَزَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ …

    Bir sûre indirilince aralarında: "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyen kimseler vardır. O, iman eden kimselerin imanını artırmıştır. Onlar, bunu birbirlerine müjdelerler. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Cin 72:24

    حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ أَضْعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا

    Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.

Meryem Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ