Meryem Suresi’nin 72. ayeti (19:72) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 310. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Meryem Suresi 72. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
72. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sonra Sırat köprüsünden bu geçişin ardından Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak korkanları selamette kılacağız. Zalimleri diz üstü çökmüş bir vaziyette bırakırız. Ondan kaçmaya güç yetiremeyeceklerdir.
72. “Sonra” emrolundukları işleri yapmak ve yasak kılınanlardan uzak durmak suretiyle Allah’tan “korkup sakınanları kurtarırız.” Küfür ve masiyetler işlemek suretiyle kendisine zulmeden “zalimleri ise diz üstü çökmüş halde orada bırakırız.” Bu, onların zulüm ve küfürlerinden ötürüdür. Onların ebediyen cehennemde kalmaları ve azaba uğramaları hak olmuştur. Artık kurtuluşun bütün çareleri onlar için tükenmiş olacaktır.
Müminlerin emrolundukları şeyle meşgul olup, güçleri ölçüsünde bunları yapmaya devam etmeleri gerekir.
Bütün insanlar Cehennem'e uğraması yani Sırat Köprüsü'nden geçecekler demektir. Yoksa bununla tüm insanların Cehennem'e girecekleri ifade edilmemektedir. Bu olay, üzerinde şüphe bulunmayan bir gerçektir.
Dinin ortaya koyduğu mana ve kriterler, cahil ve avam kimselerin tasavvur ettiklerinden farklıdır.
Kim sapıklıkta boğulur ve küfürde kök salarsa, Yüce Allah o kimseyi küfür ve cehalet bataklığında terk eder. Böylece aldanması artar ve bundan dolayı cezası da şiddetli olur.
Yüce Allah Müminleri hidayet üzere sabit kılar. Başarı ve desteklerini arttırır ve onlara mükâfaat olması için kesin inançlarını arttıracak mucizeler indirir.
72. ayetin diğer mealleri
Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız .
Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacağız.
«Sizden herkese Rabbi, aralarında bir tercüman olmaksızın, doğrudan doğruya hitap edecektir. Kişi o zaman sağına bakar, hayatta iken gönderdiği (hayırlı) amellerden başka bir şey göremez. Soluna bakar, orada da hayatta iken işlediği (kötü) amellerden başka bir şey göremez. Önüne bakar, karşısında…