43. “Babacığım, bana sana gelmeyen bir ilim geldi.” Yani babacığım, ben senin oğlun olduğum için kendinde benim sahip olmadığım bilgiler vardır, diye düşünerek beni küçümseme. Aksine Allah bana, sana vermediği bilgiyi vermiş bulunuyor. Bu sözlerinden maksadı ise şudur: “O nedenle bana tabi ol ki seni dosdoğru bir yola ileteyim.” Yani mutedil ve istikamet üzere giden bir yolu göstereyim. O da Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmek, her durumda yalnızca O’na itaat etmektir. İbrahim’in bu ifadelerinde oldukça yumuşak ve ince bir hitab vardır ki bu, açıkça görülmektedir. Şöyle ki o … Devamını oku
İbrahim -aleyhisselam- hanımı Sâre ile birlikte kavminden uzaklaşıp, ayrıldı. Bundan dolayı ayette her ikisine birden verilen çocuk ve torunun hatırlatılması bu yönden uygun oldu. Ardından Allah Teâlâ İbrahim -aleyhisselam-'a İsmail -aleyhisselam-'ı bahşettiğini tek olarak zikretti. Hâlbuki İsmail'i İshak'tan önce bahşetmiştir.
Ana-baba ile konuşurken şefkatli, yumuşak ve edepli olmak ve onlara seslenirken en güzel isimlerin seçilmesi gerekir.
Günahlar insanın, Yüce Allah'ın rahmetine ulaşmasına engel olup, üzerine rahmet kapılarının kapanmasına sebep olur. Yüce Allah'a itaat etmek ise O'nun rahmetine nail olunacak en büyük sebeplerden birisidir.
Allah Teâlâ iyilik yapana ihsanı ölçüsünde hayırla yâd edilmeyi vadetmiştir. İbrahim -aleyhisselam- ve zürriyeti, muhsinlerin önderlerindendir.
43. ayetin diğer mealleri
Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim.
Babacığım! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni doğru yola çıkarayım.
"Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni doğru bir yola eriştireyim."