İçeriğe geç

Hûd Suresi 116. Ayet

سورة هود، الآية ١١٦

11:116 12. cüz 24. hizb Mushaf’ta 234. sayfa Mekki sure

11:116 ayetinin metni

فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ ۝١١٦

Okunuşu

falawlā kāna mina l-qurūni min qablikum ulū baqiyyatin yanhawna ʿani l-fasādi fī l-arḍi illā qalīlan mimman anjaynā min'hum wa-ittabaʿa alladhīna ẓalamū mā ut'rifū fīhi wakānū muj'rimīna

Meal

Sizden önceki nesiller arasında yeryüzünde fesâdı engelleyecek fazilet sahipleri olmalı değil miydi? Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır. Zalimler ise, yalnız kendilerine verilen refahın ardına düştüler ve günahkâr kimseler oldular.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hûd Suresi’nin 116. ayeti (11:116) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 234. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Hûd Suresi 116. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

116. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sizden önce azaba uğramış ümmetlerden fazilet ve iyilik sahibi olanlar o ümmetleri küfürden ve günah işleyerek yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoyamazlar mıydı? Onlar arasında kurtardıklarımızdan çok azı fesadı nehyediyorlardı. Zalim olan kavimlerini helak ettiğimizde onları kurtarmıştık. Onların kavminden zalim olanlar, içinde bulundukları nimetlerin peşine düştüler. Ve onlara tabi olarak zalimlerden oldular.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

116. Yüce Allah, daha önce peygamberleri yalanlayan ümmetlerin helâk edildiğini ve birçoğunun hatta kitap ehlinin bile saptıklarını bildirmişti ki bu, dinlerin ortadan kalkıp yok olmalarını gerektiren bir husustur. Burada da Allah, geçmiş nesiller arasında hidâyete davet eden, fesada ve helâke götüren şeylerden alıkoyan, bu çalışmaları sonucunda da birtakım faydalar sağlayan ve bu sayede dinlerin varlıklarını sürdürme imkanı bulduğu hayır ehli birtakım kimselerin bulunması gerektiğini ama ne var ki öyle olmadığını, böyle kimselerin sayıca çok az olduklarını bildirmektedir. Az sayıdaki bu … Devamını oku

Hûd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hûd suresinin 109-117. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 234. sayfası).

  • Allah'ın dininde istikamet üzere olmanın farz oluşu beyan edilmiştir.
  • Dalkavukluk ya da gönülden severek zalim olan kâfirlere meyletmekten sakındırılmıştır.
  • Salih ameller küçük günahları siler. Bu hususun Yüce Allah'ın bir sünneti olduğu beyan edilmiştir.
  • İyiliği emredip fesat ve kötülükten alıkoyan fazilet sahibi bir topluluğun oluşturulması teşvik edilmiştir. Onlar, Allah'ın azabından korunmuş kimselerdir.

116. ayetin diğer mealleri

Sizden önceki asırlarda, yeryüzünde bozgunculuktan men eden faziletli kimseler bulunsaydı ya. Fakat onlar arasından, ancak kendilerini kurtardığımız pek az kişi müstesna (böyle yaptı). Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Günahkâr oldular.

Sizden önceki nesillerden aklı başında olanlar, (küfürleriyle zulmedenleri) yeryüzünde fesat çıkarmaktan alıkoyamazlar mıydı? Halbuki onlar arasında kurtardıklarımızdan ancak çok azı bunu yapmış; o zulmedenler ise, kendilerini ifsat eden nimetlerin peşine düşmüşler ve suçlu olmuşlardır.

Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.

116. ayet kelime kelime

  1. فَلَوْلَا falawlā değil miydi?
  2. كَانَ kāna bulunmalı
  3. مِنَ mina nesillerden
  4. ٱلْقُرُونِ l-qurūni
  5. مِن min sizden önceki
  6. قَبْلِكُمْ qablikum
  7. أُو۟لُوا۟ ulū sahipleri
  8. بَقِيَّةٍ baqiyyatin fazilet
  9. يَنْهَوْنَ yanhawna alıkoyan
  10. عَنِ ʿani fesattan
  11. ٱلْفَسَادِ l-fasādi
  12. فِى fī yeryüzünde
  13. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  14. إِلَّا illā dışında
  15. قَلِيلًا qalīlan çok azı
  16. مِّمَّنْ mimman kendilerini
  17. أَنجَيْنَا anjaynā kurtardığımız
  18. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  19. وَٱتَّبَعَ wa-ittabaʿa peşine takıldılar
  20. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  21. ظَلَمُوا۟ ẓalamū zulmedenler
  22. مَآ mā bulundukları refahın
  23. أُتْرِفُوا۟ ut'rifū
  24. فِيهِ fīhi içinde
  25. وَكَانُوا۟ wakānū ve oldular
  26. مُجْرِمِينَ muj'rimīna suçlu kimseler

116. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Âl-i İmrân 3:104

    وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى ٱلْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    Sizden hayra davet eden, iyiliği emredip, kötülükten uzaklaştıran bir ümmet bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Hûd 11:101

    وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَمَآ أَغْنَتْ عَنْهُمْ ءَالِهَتُهُمُ ٱلَّتِى يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ لَّمَّا جَآءَ أَمْرُ رَبِّكَ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْبِيبٍ

    Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri gelince, Allah’ı bırakıp da dua ettikleri ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.

  • Fussilet 41:46

    مَّنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    Kim salih amel işlerse kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmedici değildir.

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ