İçeriğe geç

Haşr Suresi 17. Ayet

سورة الحشر، الآية ١٧

59:17 28. cüz 55. hizb Mushaf’ta 548. sayfa Medeni sure

59:17 ayetinin metni

فَكَانَ عَٰقِبَتَهُمَآ أَنَّهُمَا فِى ٱلنَّارِ خَٰلِدَيْنِ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَٰٓؤُا۟ ٱلظَّٰلِمِينَ ۝١٧

Okunuşu

fakāna ʿāqibatahumā annahumā fī l-nāri khālidayni fīhā wadhālika jazāu l-ẓālimīna

Meal

Böylece her ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacakları ateştir. İşte zalimlerin cezası budur.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Haşr Suresi’nin 17. ayeti (59:17) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 548. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Haşr Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kıyamet günü şeytanın ve ona itaat edenin sonu (kendisine itaat edilen şeytan ile ona tabi olan insanın) içinde ebedî kalacakları ateştir. Onları bekleyen o ceza, Allah Teâlâ'nın sınırlarını çiğneyerek kendi nefislerine zulmeden zalimlerin cezasıdır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. “Nihayet ikisinin de âkıbeti” yani küfre çağıran şeytan ile çağrılan ve şeytana itaat eden insanın âkıbeti “içinde ebedi kalmak üzere ateşe girmek olur.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “O kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşlarından olmaya davet eder.” (Fatır, 35/6) Zulüm ve küfre sapmakta ortak olan “zalimlerin cezası” azabın şiddeti ve kuvveti farklı olsa bile “budur.” İşte şeytanın bütün dostlarına karşı tavrı budur. O, onları çağırır ve kendileri için zararlı olabilecek şeylere doğru aldatarak onları çeker. Nihâyet tuzağa düşüp de helâkin … Devamını oku

Haşr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Haşr suresinin 17-24. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 548. sayfası).

  • Allah'ın, Mümini muvaffak kılmasının alametlerinden biri de Müminin kıyamet günü hesaba çekilmeden önce kendisini dünyada iken hesaba çekmesidir.
  • Kur'an'ın büyük bir dağa olan şiddetli etkisi kullara hatırlatılarak zayıf olmaları sebebi ile bu etkiden en çok etkilenmeye layık ve öncelikli olanların insanlar olduğuna dair hatırlatma yapılmıştır.
  • Hâlık (yaratan), Bârî (yoktan var eden) ve Musavvir (şekil veren) isimleri mahlukatın yaratılış ve meydana getiriliş merhalelerine işaret etmektedir. Bu; Yüce Allah'ın takdir etmesi, sonra var etmesi ve sonra da ona has bir suret vermesi/şekillendirmesidir. Bu isimlerden birinin tek olarak zikredilmesi bu isimlerin tamamına delalet eder.

17. ayetin diğer mealleri

Böylece her ikisinin de sonu, içinde ebedi kalacakları ateştir. İşte zalimlerin cezası budur.

Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.

Nihayet ikisinin sonu, ebedi olarak ateşte oldu. Zalimlerin cezası budur.

17. ayet kelime kelime

  1. فَكَانَ fakāna nihayet oldu
  2. عَٰقِبَتَهُمَآ ʿāqibatahumā sonları
  3. أَنَّهُمَا annahumā ikisinin de
  4. فِى fī ateşte kalmaları
  5. ٱلنَّارِ l-nāri
  6. خَٰلِدَيْنِ khālidayni ebedi olarak
  7. فِيهَا fīhā orada
  8. وَذَٰلِكَ wadhālika ve budur
  9. جَزَٰٓؤُا۟ jazāu cezası
  10. ٱلظَّٰلِمِينَ l-ẓālimīna zalimlerin

17. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:77

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ قِيلَ لَهُمْ كُفُّوٓا۟ أَيْدِيَكُمْ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَخْشَوْنَ ٱلنَّاسَ كَخَشْيَةِ ٱللَّهِ أَوْ أَشَدَّ خَشْيَةً وَقَالُوا۟ رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا ٱلْقِتَالَ لَوْلَآ أَخَّرْتَنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ قُلْ مَتَٰعُ ٱلدُّنْيَا قَلِيلٌ وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ لِّمَنِ ٱتَّقَىٰ وَلَا تُظْلَمُونَ فَتِيلًا

    Daha önce kendilerine, "(Savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin!” denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah’tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve: "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!” derler. De ki: “Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah’a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez."

  • En’âm 6:65

    قُلْ هُوَ ٱلْقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِّن فَوْقِكُمْ أَوْ مِن تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُم بَأْسَ بَعْضٍ ٱنظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ

    De ki: "Üzerinizden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi gruplara ayırarak kiminizin şiddetini kiminize (savaş ve fitne ile) tattırmaya kadîr olan O’dur. (ibret alıp) anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl açıkladığımıza bir bak!"

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:85

    فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُوا۟ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Bu sözlerine karşılık olarak Allah, onlara içinde ırmaklar akan, orada ebedî kalacakları Cennetler vermiştir. İşte bu ihsan sahiplerinin mükâfatıdır.

  • Tâhâ 20:76

    جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ

    İçinde temelli kalacakları, alt kısmından ırmakların aktığı Adn Cennetleri vardır. İşte bu arınanların mükâfatıdır.

Haşr Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ