İçeriğe geç

A’râf Suresi 199. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٩٩

7:199 9. cüz 18. hizb Mushaf’ta 176. sayfa Mekki sure

7:199 ayetinin metni

خُذِ ٱلْعَفْوَ وَأْمُرْ بِٱلْعُرْفِ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْجَٰهِلِينَ ۝١٩٩

Okunuşu

khudhi l-ʿafwa wamur bil-ʿur'fi wa-aʿriḍ ʿani l-jāhilīna

Meal

Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden de yüz çevir!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 199. ayeti (7:199) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 176. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 199. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

199. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! İnsanların gönül rızası ile kolaylarına gelerek verdikleri mal ve sundukları güzel ahlakı onlardan kabul et. Mizaçlarının katlanamayacağı şeylerle onları sorumlu tutma. Çünkü bu onların hoşuna gitmez. Onlara hep güzel söz ve güzel fiili emret ve cahil olanlardan yüz çevir. Cahillikleri sebebiyle onlara karşılık verme. Onlardan kim sana eziyet ederse, sen ona eziyet etme. Onlardan kim seni mahrum bırakırsa, sen onu mahrum bırakma.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

199. Bu âyet-i kerime, insanlara karşı gösterilecek güzel ahlakî davranışları, onlarla ilişkilerde takınılması gereken tutumları kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır. İnsanlara davranırken “af yolunu” tutulması, yani insanların müsamaha ile karşılayacakları ve onlara uygun düşecek davranışlarda bulunmak ve güzel ahlakı elden bırakmamak gerekir. Onları tabiat itibariyle kaldıramayacakları birtakım şeylerle mükellef tutmamalıdır. Diğer taraftan herkese yaptığı güzel davranış, söylediği güzel söz hatta bundan da daha aşağı güzellikleri dolayısı ile teşekkür etmeli, kusurlarını affedip … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 196-206. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 176. sayfası).

  • Aklı başında olan kimseye düşen, yalnızca Allah Teâlâ'ya ibadet etmesidir. Çünkü Yüce Allah; insana dini yararları elde etmesi için dinî ilimleri içeren kitaplar indirmiştir. Ayrıca dünyada salih kullarını dost edinip, koruyarak onlara yardım eder. Böylece onlar dünya menfaatlerini elde ederler ve düşmanlık edenlerin düşmanlığı kendilerine zarar vermez.
  • Ayetlerde, istikamet üzere Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dosdoğru yolunda yürüyen Müslümanlara, Yüce Allah'ın peygamberine ve velilerine yardım ettiği gibi onlara da yardım edeceğine dair müjde vardır.
  • Ayetlerde tüm güzel ahlak özellikleri mevcuttur. Kulun üzerine düşen; kendisine zulmedeni affetmesi, kendisine vermeyene vermesi ve kendisi ile ilişkiyi kesen ile bağını devam ettirmesidir.
  • Haram fiil işlemesi veya bir farzı terk etmesi hususunda Şeytan'dan bir kötülük dokunduğunda kulun üzerine düşen Allah Teâlâ'ya istiğfar ederek, nasuh/samimi bir tevbe etmek ve günahlara kefaret olan iyilikler yapmaktır.

199. ayetin diğer mealleri

Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden uzak dur!

     (Rasûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

199. ayet kelime kelime

  1. خُذِ khudhi al
  2. ٱلْعَفْوَ l-ʿafwa affı
  3. وَأْمُرْ wamur emret
  4. بِٱلْعُرْفِ bil-ʿur'fi iyiliği
  5. وَأَعْرِضْ wa-aʿriḍ yüz çevir
  6. عَنِ ʿani cahillerden
  7. ٱلْجَٰهِلِينَ l-jāhilīna

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Kudsî hadis Sahîh-i Buhârî 4642

Ey Müminlerin Emîri! Şüphesiz yüce Allah, Peygamber'ine: "Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir." diye buyurdu. Şüphesiz bu Uyeyne de o câhillerdendir, dedi. Vallahi Hurr b. Kays bu âyeti okuyunca, o haşmetli Ömer olduğu yerde çakılı kaldı. Vallahi bir adım ileri gitmedi. Esasen Ömer Allah'ın kitâbı yanında duran bir kimseydi. (Yânî onun hükmünü geçmezdi.)

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Bir ara Uyeyne b. Hısn Medîne'ye gelmiş ve kardeşinin oğlu Hurr b. Kays'ın evine inip ona konuk olmuştu. Hurr b. Kays ise Ömer'in yakınlarındandı. Meclisinde genç, ihtiyar birtakım kurrâlar bulunurdu. Halîfe onlara mühim genel işlerini…

هِيْ يَا ابْنَ الْخَطَّابِ، فَوَاللَّهِ مَا تُعْطِينَا الْجَزْلَ، وَلاَ تَحْكُمُ بَيْنَنَا بِالْعَدْلِ‏.‏ فَغَضِبَ عُمَرُ حَتَّى هَمَّ بِهِ، فَقَالَ لَهُ الْحُرُّ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى قَالَ…

Râvi: İbn Abbâs + 3 başka rivayet Şerhli

Hüküm yok Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 50

Abdullah ibn Abbâs (Allah Onlardan razı olsun) şöyle dedi: Uyeyne ibn Hısn Medine’ye geldi yeğeni Hurr ibn Kays’a misafir oldu. Hurr Hz. Ömer’in yakın dostlarındandı. Zaten genç olsun yaşlı olsun Kurra ehli (Kur’ân’a her yönüyle vâkıf olan alimler) Hz. Ömer’in danışma meclisinde bulunurlardı. Bu…

وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال‏:‏ قدم عيينة بن حصن فنزل على ابن أخيه الحر بن قيس، وكان من النفر الذين يدنيهم عمر رضي الله عنه، وكان القراء أصحاب مجلس عمر رضي الله عنه ومشاورته كهولاً كانوا أو شباناً، فقال عيينة لابن…

Râvi: İbn Abbâs + 3 başka rivayet

Hüküm yok Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 357

Abdullah ibni Abbas (Allah Onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Uyeyne ibni Hısn Medine’ye geldi ve yeğeni Hurr ibni Kays’a misafir oldu. Hurr, Hz. Ömer’in danışma meclisi üyelerindendi. genç ve yaşlı alimler, Kur’anı okuyup bilenler Hz. Ömer’in danışma meclisinde bulunurlardı. Bu sebeple Uyeyne…

وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال‏:‏ قدم عيينة بن حصن، فنزل على ابن أخيه الحر بن قيس، وكان من النفر الذين يدنيهم عمر رضي الله عنه ، وكان القراء أصحاب مجلس عمر ومشاورته، كهولاً كانوا أو شبانًا ، فقال عيينة لابن أخيه‏:‏ يا…

Râvi: İbn Abbâs + 3 başka rivayet

Diğer hadisler (3)

199. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:54–56

    إِن نَّقُولُ إِلَّا ٱعْتَرَىٰكَ بَعْضُ ءَالِهَتِنَا بِسُوٓءٍ قَالَ إِنِّىٓ أُشْهِدُ ٱللَّهَ وَٱشْهَدُوٓا۟ أَنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ …

    Biz ancak ilahlarımızdan biri seni kötü çarpmış demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd: Ben, Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O’nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım. …

  • Şuarâ 26:75–80

    قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ …

    İbrahim, şöyle dedi: “Gördünüz mü şu sizin (ve önceki atalarınızın) neye ibadet ettiklerini?” …

  • Zuhruf 43:26–28

    وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦٓ إِنَّنِى بَرَآءٌ مِّمَّا تَعْبُدُونَ …

    Hani İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Ben sizin ibadet ettiklerinizden beriyim/uzağım." …

  • Fâtır 35:14

    إِن تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا۟ دُعَآءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا۟ مَا ٱسْتَجَابُوا۟ لَكُمْ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ

    Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.

  • Mü’minûn 23:96–98

    ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ٱلسَّيِّئَةَ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ …

    Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz. …

  • Fussilet 41:34–36

    وَلَا تَسْتَوِى ٱلْحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُ ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُۥ عَدَٰوَةٌ كَأَنَّهُۥ وَلِىٌّ حَمِيمٌ …

    İyilikle kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost gibi olur. …

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ