alahum arjulun yamshūna bihā am lahum aydin yabṭishūna bihā am lahum aʿyunun yub'ṣirūna bihā am lahum ādhānun yasmaʿūna bihā quli id'ʿū shurakāakum thumma kīdūni falā tunẓirūni
Meal
Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!”
A’râf Suresi’nin 195. ayeti (7:195) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 175. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 195. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
195. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İlah edinmiş olduğunuz bu putların yürüyecekleri ayakları mı var ki, sizin ihtiyaçlarınızı yerine getirmek için çabalayabilsinler? Yoksa sizleri savunacak elleri mi var ki, güçleriyle sizleri savunabilsinler? Yoksa onların gözleri mi var ki sizin göremedikleriniz gaybı size haber verebilsinler? Yoksa duyan kulakları mı var ki, duyamadıklarınız hakkında size bilgi verebilsinler? Madem onlar bu organlara sahip değiller, bir menfaat sağlamak veya bir zararı gidermek umuduyla onlara nasıl ibadet ediyorsunuz? Ey Resul! Bu müşriklere de ki: "Allah'a eş kıldıklarınızı çağırın; sonra da bana tuzak kurun ve bana hiç fırsat bırakmayın."
195. Bu meselenin açıklığa kavuşturulması için ayrıca çalışılmasına da gerek yoktur. Çünkü sizler bunlara bakacak olursanız, onların şekillerinin dahi bu putların herhangi bir fayda sağlayamayacaklarının delil olduğunu görürsünüz. Bunların kendileri ile yürüdükleri bir ayakları yoktur, kendileri ile tuttukları elleri yoktur, kendileri ile gördükleri gözleri yoktur, kendileri ile işittikleri kulakları yoktur. Bu putlar insanda var olan bütün güç ve araçlardan yoksundur. Bu putları çağırdığınız vakit onlar size karşılık veremeyeceklerine göre o halde bunlar da sizin gibi kullardır. Hatta siz … Devamını oku
Ayetler, bir yarar elde etmek veya bir zararı yok etmek için Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kastederek ona dua edenin cahilliğini açıklamaktadırlar. Çünkü fayda, ancak gönderilmiş olduğu müjde ve uyarılardan hasıl olur.
Çocuk sahibi olarak neslinin çoğalması hakkında ilahi hikmetin gerçekleşmesi için Yüce Allah erkeğe kendi cinsinden eşini bahşetmiş. Böylece erkek ülfet ve ünsiyet içinde yaşamıştır.
Yaratılmışların en üstünü, en kamili ve en şerefli olan insanın, en değersiz, en basit taş, tahta ve başka maddelerden yapılmış batıl ilahlara ibadet ederek bunlarla meşgul olması asla yaraşmaz.
195. ayetin diğer mealleri
Onların yürüyebilecek ayakları mı var, yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi, yoksa görebilecek gözleri mi, yoksa işitebilecek kulakları mı var? De ki: Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bana, tuzak kurun ve bana göz açtırmayın bakalım!
Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: «Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!»
Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın o ortaklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve elinizden gelirse göz açtırmayın."