Onlar göklerin ve yerin hükümranlığını, Allah’ın yarattığı her şeyi, ecellerinin yaklaşmış olabileceğini görüp düşünmüyorlar mı? Bundan sonra hangi söze iman edecekler?
A’râf Suresi’nin 185. ayeti (7:185) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 174. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 185. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
185. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bunlar göklerde ve yerdeki Yüce Allah'ın mülküne ibret almak için bakmazlar mı? Yüce Allah'ın her ikisinde yaratmış olduğu hayvan, nebatat ve diğer mahlukatına hiç bakmazlar mı? Hayatlarının sonu olan ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakıp, hiç vakit kaybetmeden hemen tövbe etmeyecekler mi? Eğer Kur'an'a ve içinde bulunan vaatlere ve tehditlere iman etmiyorlar ise, o halde başka hangi kitaba iman edecekler?
185. “Göklerin ve yerin hükümranlığına... hiç mi bakıp düşünmezler?” Çünkü bunlara bakacak olurlarsa onların, yaratıcıları olan Rabbin vahdaniyetine dair nice deliller içerdiğini ve O’nun kemal sıfatlarını gösterdiğini göreceklerdir. Aynı şekilde “Allah’ın yarattığı” bütün “varlıklara” da baksınlar. Çünkü alemde her ne varsa Allah’a, kudretine, hikmetine, rahmetinin genişliğine, ihsanının bolluğuna, meşîetinin etkinliğine vb. gibi O’nun tek başına yaratıcı ve idare edici olduğunu gösteren yüce sıfatlarına delalet etmektedir. Bütün bunlar ise biricik mabudun, hamd edilenin, tesbih olunanın … Devamını oku
Yüce Allah, beşer için ilme ulaşıp, idrak etmenin araçları olan kalp, göz ve kulakları yaratmıştır ki, faydalı şeyleri elde edip zararlı olan şeyleri de kendilerinden def edebilsinler.
Yüce Allah'ın güzel isimleri ile dua etmek, yapılan duanın kabul edilmesinin sebeplerindendir. Her talep edilen şey, kendisine uygun olan isim ile dua edilerek istenir. Örneğin: "Ey çokça bağışlayan Allah'ım! tövbemi kabul et ve beni bağışla!" diyerek dua etmek gibi.
Göklerin ve yerin büyüklüğü tefekkür edilmelidir. Bu tefekkürle başkasının değil, sadece Allah Teâlâ'nın uluhiyeti hak ettiği inancına varılır. Çünkü O, tek başına her şeyi yaratıp, yapandır.
185. ayetin diğer mealleri
Göklerin ve yerin melekutüne/hükümranlığına ve orada Allah’ın yarattığı şeylere ve ecellerinizin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmıyorlar mı? Bundan sonra hangi söze inanacaksınız?
(Allah'ın mülkünde hükümranlığında) Göklerin ve yerin melekûtuna (hükümranlığına), Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O halde bundan (Muhammed sav'in uyarısından ve Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
Allah'ın göklerdeki ve yerdeki mülkiyet ve tasarrufuna, Allah'ın yaratmış olduğu herhangi bir şeye ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmadılar mı? Artık bu Kur'ân'dan sonra başka hangi söze inanacaklar.
185. ayet kelime kelime
أَوَلَمْawalambakmadılar mı?
يَنظُرُوا۟yanẓurū
فِىfīmelekutuna
مَلَكُوتِmalakūti
ٱلسَّمَٰوَٰتِl-samāwātigöklerin
وَٱلْأَرْضِwal-arḍive yerin
وَمَاwamāve
خَلَقَkhalaqayarattığı
ٱللَّهُl-lahuAllah'ın
مِنminşeylere
شَىْءٍshayin
وَأَنْwa-anve
عَسَىٰٓʿasābelkide
أَنanolabileceğine
يَكُونَyakūna
قَدِqadimuhakkak
ٱقْتَرَبَiq'tarabayaklaşmış
أَجَلُهُمْajaluhumecellerinin
فَبِأَىِّfabi-ayyipeki hangi
حَدِيثٍۭḥadīthinsöze
بَعْدَهُۥbaʿdahubundan sonra
يُؤْمِنُونَyu'minūnainanacaklar
185. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.