İçeriğe geç

A’râf Suresi 178. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٧٨

7:178 9. cüz 18. hizb Mushaf’ta 173. sayfa Mekki sure

7:178 ayetinin metni

مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِى وَمَن يُضْلِلْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ ۝١٧٨

Okunuşu

man yahdi l-lahu fahuwa l-muh'tadī waman yuḍ'lil fa-ulāika humu l-khāsirūna

Meal

Allah kime hidayet verirse o doğru yolu bulmuş olur. Kimi de saptırırsa onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridirler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 178. ayeti (7:178) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 173. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 178. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

178. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah kimi dosdoğru yolun hidayetine muvaffak ederse, o gerçekten hidayete ermiş olandır ve kimi de dosdoğru yoldan uzaklaştırırsa; işte onlar kendi nefisleri ve aileleri kıyamet gününde ziyana uğrayanların ta kendileridir. Dikkat edin! O apaçık hüsranın ta kendisidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

178. Daha sonra Yüce Allah hidâyete iletenin de saptıranın da sadece kendisinin olduğunu beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah kime” hayırları işleme muvaffakiyeti vererek, hoş olmayan şeylerden onu koruyarak ve bilmediklerini öğreterek “hidâyet verirse işte” gerçek manada “doğru yolu bulan odur.” Çünkü böyle bir kimse, Yüce Allah'ın hidâyetini tercih etmiştir. “Kimi de saptırırsa” yani yardımından mahrum bırakır ve hayra muvaffak kılmazsa “işte onlar da zarara uğrayanların ta kendileridirler.” Kıyamet gününde kendilerini de aile halkını da ziyana sokanlardır. İşte apaçık hüsran da budur.

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 171-178. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 173. sayfası).

  • Semavi kitapların indirilmesindeki maksat, onlarla gerektiği gibi amel etmektir. Sadece dil ile makamlı okumak değildir. Zira böyle yapmak kuşkusuz onu terk etmek anlamına gelir.
  • Şüphesiz Yüce Allah, insanı yarattığı zaman insanda kendi birliğine dair delilleri anlayıp, idrak etme kabiliyetini de yaratmıştır. Şayet insan selim bir fıtrata sahip olur ve onu bozacak şeyleri bulaştırmaz ise bu delilleri anlayıp, idrak eder ve gereğince amel işler.
  • Kur'an ayetleriyle amel etmeye muvaffak olanlar için ayetlerde ibret vardır. Bu sayede nefislerinin arınması ve Yüce Allah'ın kendilerine amel etmeye muvaffak kılmasını iyice bilip, anlarlar.
  • Ayetlerde Müslümanlara, hidayet talep etmek ve sapıklığın tehlikelerinden korunmak için Yüce Allah'a yönelmeleri telkin edilmiştir.

178. ayetin diğer mealleri

Allah kimi doğru yola yöneltmişse/hidayet etmişse, o hidayet bulmuştur. Kimi de saptırmışsa, onlar hüsrana uğrayanların ta kendisidir.

     Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır.

Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar.

178. ayet kelime kelime

  1. مَن man kime
  2. يَهْدِ yahdi yol gösterirse
  3. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  4. فَهُوَ fahuwa işte odur
  5. ٱلْمُهْتَدِى l-muh'tadī yolu bulan
  6. وَمَن waman ve kimi de
  7. يُضْلِلْ yuḍ'lil saptırırsa
  8. فَأُو۟لَٰٓئِكَ fa-ulāika işte
  9. هُمُ humu onlardır
  10. ٱلْخَٰسِرُونَ l-khāsirūna ziyana uğrayanlar

178. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:6

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    Kâfirlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da birdir, iman etmezler.

  • Tevbe 9:80

    ٱسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِن تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً فَلَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Rasûlüne (iman etmeyip) kâfir olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Kehf 18:17

    وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

    (Orada olsaydın) Güneş doğduğunda; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, battığında da sol yandan kayıp gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın âyetlerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ