İçeriğe geç

A’râf Suresi 149. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٤٩

7:149 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 168. sayfa Mekki sure

7:149 ayetinin metni

وَلَمَّا سُقِطَ فِىٓ أَيْدِيهِمْ وَرَأَوْا۟ أَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّوا۟ قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ ۝١٤٩

Okunuşu

walammā suqiṭa fī aydīhim wara-aw annahum qad ḍallū qālū la-in lam yarḥamnā rabbunā wayaghfir lanā lanakūnanna mina l-khāsirīna

Meal

Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce: "Eğer Rabbimiz, bize merhamet etmez ise ve bizi bağışlamazsa hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 149. ayeti (7:149) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 168. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 149. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

149. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kendilerinin Allah ile birlikte buzağıyı ilah edinip dosdoğru yoldan saptıklarını anlayıp şaşırarak pişman olduklarında Allah'a yalvararak dediler ki: "Eğer Rabbimiz bize merhamet edip bizi kendisine itaat etmeye muvaffak kılmasaydı, buzağıya tapmaya yöneldiğimizden dolayı bizi bağışlamasaydı, dünyası ve ahireti hüsrana uğrayanlardan olurduk."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

149. Mûsâ, kavminin yanına döndüğünde onların bu halde olduklarını görüp sapıklıklarını onlara bildirince “(buzağıya taptıklarına) pişman olup” yaptıklarından dolayı üzülüp kederlenince ve “sapmış olduklarını görünce” Yüce Allah’a yönelerek yalvarıp yakarmaya koyuldular ve: “Andolsun eğer Rabbimiz bize merhamet etmez” kendisine ulaştıran yolu bize göstermez, bize kendisine ibadet etmeyi nasip etmez ve salih amel işleme tevfikini vermezse “bizi” işlediğimiz buzağıya tapma fiili dolayısı ile “bağışlamazsa şüphesiz hüsrana uğrayanlardan” dünyayı da âhireti de kaybedenlerden “oluruz, dediler.”

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 144-149. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 168. sayfası).

  • Kulun, Allah'ın kendisine vermiş olduğu ihsan ve lütfu izhar edip, açığa vurması gerekir. Kuşkusuz şükür, nimetlerin arttırılmasıyla bağlantılıdır.
  • Kulun üzerine düşen, söz ve fiillerin en güzelini yapmasıdır.
  • Dinî emirleri; kararlılık, ciddiyet, ibadetlerde azimli olmak, belirlediği salah ve ıslah olan şeyleri yerine getirmek, fesat ve ifsada götüren şeyleri de engellemek suretiyle kabul edip, yerine getirmek gerekir.
  • Bir kimse, Rabbinin kulları üzerinde olan hakkı hususunda hata edip ihmalkâr davranırsa işlemiş olduğu bu günahın büyüklüğünü kabul edip, itiraf etmesi gerekir. Çünkü düşmüş olduğu bu hatadan dolayı Allah'tan başka sığınacağı kimse yoktur. Ancak O'na sığınır.

149. ayetin diğer mealleri

Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce: Eğer Rabbimiz, bize merhamet etmez ise ve bizi bağışlamazsa hüsrana uğrayanlardan oluruz, dediler.

Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki: «Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız!»

Ne zaman ki, ellerine kırağı düşürüldü (yaptıklarına pişman oldular), o zaman sapıtmış olduklarını gördüler. "Yemin olsun ki; eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa, muhakkak biz kötü akıbete düşenlerden olacağız." dediler.

149. ayet kelime kelime

  1. وَلَمَّا walammā ne zaman ki
  2. سُقِطَ suqiṭa düşürüldü
  3. فِىٓ fī arasına
  4. أَيْدِيهِمْ aydīhim (başları) ellerinin
  5. وَرَأَوْا۟ wara-aw ve gör(üp anla)dılar
  6. أَنَّهُمْ annahum kendilerinin
  7. قَدْ qad gerçekten
  8. ضَلُّوا۟ ḍallū sapmış olduklarını
  9. قَالُوا۟ qālū dediler ki
  10. لَئِن la-in eğer
  11. لَّمْ lam bize acımazsa
  12. يَرْحَمْنَا yarḥamnā
  13. رَبُّنَا rabbunā Rabbimiz
  14. وَيَغْفِرْ wayaghfir ve bağışlamazsa
  15. لَنَا lanā bizi
  16. لَنَكُونَنَّ lanakūnanna elbette oluruz
  17. مِنَ mina ziyana uğrayanlardan
  18. ٱلْخَٰسِرِينَ l-khāsirīna

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ