A’râf Suresi’nin 139. ayeti (7:139) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 167. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 139. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
139. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Şüphesiz bunların tapmış oldukları putları ve dinleri helak olmaya mahkumdur ve Allah ile beraber başkasına yapmış oldukları şirk içeren bütün ibadetleri ve itaatlari de hepsi batıldır.
139. Bundan dolayı Mûsâ devamla onlara şunu söyledi: “Şüphesiz ki onların içinde bulundukları (din), yok olmaya mahkumdur ve yapmakta oldukları da batıldır.” Çünkü bu uydurma ilahlara yaptıkları ibadet batıl olduğu gibi, bu ilahların kendileri de bizatihi batıldır. O halde amelleri de batıldır, bu amelin nihai hedefi de batıldır.
Şüphesiz yaşanan olaylar, Yüce Allah'ın peygamberi Musa'nın İsrailoğullarının içinde olmasına rağmen onların bir sapıklıktan diğerine geçip durduklarını göstermektedir.
Ümmetin rezil rüsva olmasının belirtilerinden bir tanesi de görüş ve arzulara dayalı olarak iyiyi kötü, kötüyü de iyi olarak görmesidir.
Ümmetin ıslahı ve fesat kapılarının kapatılması, peygamberlerin ve hakka davet eden davetçilerin üstün hedeflerindendir.
Yüce Allah, dünyada kullarından hiçbirinin kendisini göremeyeceği ile hüküm vermiştir. Sevdiği kullarına da ahirette kendisini görme ikramında bulunacaktır.
139. ayetin diğer mealleri
Şüphesiz bunların içinde bulundukları (şirk) helâke mahkûmdur ve yapmakta oldukları batıldır.
Şüphesiz bunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır, yapmakta oldukları da bâtıldır.
Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları batıldır.
İşte onlar, kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir.