ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ ٨
Sonra onun soyunu bayağı bir sudan olan bir özden (nutfeden) yarattı.
4 surede, 4 ayette 4 kez
Bu kökten türeyen Kur’an’daki her kelime, ön ve son ekleriyle (و، ب، ال…) Hafs kıraatine göre sayılır.
ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ ٨
Sonra onun soyunu bayağı bir sudan olan bir özden (nutfeden) yarattı.
أَمْ أَنَا۠ خَيْرٌ مِّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ مَهِينٌ وَلَا يَكَادُ يُبِينُ ٥٢
"Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?"
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ ١٠
Sakın itaat etme çokça yemin eden, aşağılık ve değersiz her kişiye.
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ ٢٠
Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?
Sonuçlar otomatik olarak sıralanır: yalnızca Kur’an metinleri ve anlamlarının çevirileri gösterilir, makine tarafından yazılmış hiçbir metin yoktur. Dinî hüküm için bir âlime danışın.