İçeriğe geç

Sünen-i Tirmizî48. kitap

Ey âdemoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümit ettikçe, ben senden her ne sadır olsa aldırmam, seni affederim

Farklı hükümler 5 âlimin hükmü Sünen-i Tirmizî 3540

Râvi:Enes b. Mâlik

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِسْحَاقَ الْجَوْهَرِيُّ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ فَائِدٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُبَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ بَكْرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ الْمُزَنِيَّ، يَقُولُ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏

"‏ قَالَ اللَّهُ يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ مَا دَعَوْتَنِي وَرَجَوْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ عَلَى مَا كَانَ فِيكَ وَلاَ أُبَالِي يَا ابْنَ آدَمَ لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ وَلاَ أُبَالِي يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ لَوْ أَتَيْتَنِي بِقُرَابِ الأَرْضِ خَطَايَا ثُمَّ لَقِيتَنِي لاَ تُشْرِكُ بِي شَيْئًا لأَتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً ‏"

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle demiştir:

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle derken işittim: «Allah -Tebâreke ve Teâlâ- diyor ki: "Ey âdemoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümit ettikçe, ben senden her ne sadır olsa aldırmam, seni affederim. Ey âdemoğlu! Senin günahların gökyüzüne kadar ulaşmış olsa da sen bağışlama dilesen, seni bağışlarım ve günahlarına aldırmam. Ey âdemoğlu! Sen bana yeryüzünü dolduracak kadar günahla gelsen ve bana ortak koşmamış halde huzuruma çıksan, ben seni aynı miktarda bağışlama ile karşılarım.»

Rivayet eden: Tirmizî (No. 3540).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Tebâreke ve Teâlâ-'nın kutsi hadiste şöyle buyurduğunu bildirmiştir: Ey âdemoğlu! Bana dua ettiğin, rahmetimi umduğun ve ümitsizliğe kapılmadığın sürece; işlediğin bu günah ve masiyet büyük günah olsa bile günahını örter ve önemsemeden silerim. Ey âdemoğlu! Eğer senin günahların gökle yer arasını dolduracak ve kenarlarını kaplayacak kadar çok olsa bile, benden bağışlanma diledikten sonra ne kadar çok olduğunu önemsemeden hepsini silerim ve affederim.

Ey âdemoğlu! Eğer sen öldükten sonra yeryüzü dolduracak kadar günah ve isyanlarla bana gelirsen ve bana hiçbir şeyi ortak koşmadan tevhit üzere ölmüş olursan; bu günahları ve isyanları, yeryüzünü dolduracak kadar mağfiretle karşılarım. Çünkü benim; mağfiretim boldur, şirk hariç bütün günahları affederim.

Hadisten çıkan dersler

  • Yüce Allah'ın rahmeti, bağışlaması ve mağfiretinin çokluğu ifade edilmiştir.
  • Tevhidin fazileti ve Yüce Allah'ın tevhit ehlinin günah ve masiyetlerini affedeceği ifade edilmiştir.
  • Şirkin tehlikesi ve Yüce Allah'ın müşrikleri affetmeyeceği ifade edilmiştir.
  • İbn Recep -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadis, günahların affedilmesinin üç sebebini içermektedir: Birincisi: Umutla beraber dua etmek, ikincisi: İstiğfar ve tövbe talebinde bulunmak, üçüncüsü: Tevhit üzere ölmektir.
  • Bu hadis, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden rivayet ettiği hadislerdendir. Kutsî hadis ya da ilahi hadis olarak isimlendirilir. Lafzı ve manası Yüce Allah'a aittir. Ancak Kur'an-ı Kerim'i diğerlerinden ayıran; okunmasının ibadet olması, okumadan önce abdest alınması, Kur'an'daki meydan okuma, mucizelik vb. özellikler kutsî hadiste yoktur.
  • Günahlar üç türlüdür: Birincisi: Allah'a şirk koşmak; Allah bunu kesinlikle bağışlanmaz. Allah -Azze ve Celle- şöyle buyurmuştur: {Şüphesiz kim Allah'a ortak koşarsa, Allah ona Cennet'i haram kılmıştır}. İkincisi: Kulun kendi nefsiyle ilgili günahları: Bunlar, Allah ile kul arasındaki günahlar ve isyanlardır. Yüce Allah, dilerse bunları bağışlar ve affeder. Üçüncüsü: Kulların birbirine zulmetmesi gibi bu tür günahları Allah bırakmaz. Bu konuda mutlaka adalet sağlanır ve herkes hakkını alır.

Arapça açıklama

أَخْبَرَ النبيُّ صلَّى اللهُ علَيه وسلَّم أنَّ الله تباركَ وتعالى قال في الحديثِ القدسيِّ: يا ابنَ آدمَ ما دمْتَ تدْعونِي وتَرْجو رَحْمتي، ولمْ تَقْنَطْ؛ سَتَرتُ ذنبَكَ ومحوتُه غير مبالٍ فيه؛ ولو كانَ هذا الذنب والمعصية من الكبائر.

يا ابن آدم: لو كَثُرَت ذُنوبُك كثرةً تَملَأُ ما بينَ السَّماءِ والأرضِ بحيث تَبلُغُ أقطارَها وتَعُمَّ نَواحِيَها، ثمَّ استَغفَرتَني؛ محوت وغَفَرتُ لك جميعَها غيرَ مُبالٍ بكَثرتِها.

يا ابنَ آدمَ: إنَّك لو أتيتَني بعدَ الموتِ بمِلْءِ الأرضِ ذُنوبًا ومَعاصِيَ، وكنتَ قد مِتَّ مُوحِّدًا لا تُشرِكُ بي شيئًا؛ لقابَلتُ هذه الذُّنوبَ والْمعاصِيَ، بمِلْئِ الأرض، مَغفِرةً؛ لأنَّني واسِعُ المغفرةِ، وأغفِرُ كل الذنوب إلا الشِّركَ.

  • سعة رحمة الله تعالى ومغفرته وفضله.
  • فضل التوحيد، وأنَّ الله يغفر للموحدين الذنوب والمعاصي.
  • خطر الشرك وأن الله لا يغفر للمشركين.
  • قال ابن رجب: وقد تضمَّن هذا الحديث الأسباب الثلاثة التي تحصل بها مغفرة الذنوب: الأول: الدعاء مع الرجاء، الثاني: الاستغفار وطلب التوبة، الثالث: الموت على التوحيد.
  • هذا الحديث مما يرويه النبي صلى الله عليه وسلم عن ربه، ويسمى بالحديث القدسي أو الإلهي، وهو الذي لفظه ومعناه من الله، غير أنه ليست فيه خصائص القرآن التي امتاز بها عما سواه، من التعبد بتلاوته والطهارة له والتحدي والإعجاز وغير ذلك.
  • الذنوب ثلاثة أنواع: الأول: الشرك بالله؛ وهذا لا يغفره الله، قال الله عز وجل: {إنه من يشرك بالله فقد حرم الله عليه الجنة}، الثاني: ظلم العبد نفسه فيما بينه وبين ربه من ذنوب ومعاصي؛ فإن الله عز وجل يغفر ذلك، ويتجاوز إن شاء، الثالث: ذنوب لا يترك الله منها شيئًا؛ وهي ظلم العباد بعضهم بعضًا، فلا بد من القصاص.

Klasik şerh

Mübârekfûrî — Tuhfetü'l-Ahvezî

قَوْلُهُ : ( حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِسْحَاقَ الْجَوْهَرِيُّ ) الْبَصْرِيُّ مُسْتَمْلِي اِبْنِ عَاصِمٍ يُلَقَّبُ بِدْعَةٌ بِكَسْرِ الْمُوَحَّدَةِ وَسُكُونِ الْمُهْمَلَةِ ثِقَةٌ حَافِظٌ مِنْ الْحَادِيَةَ عَشْرَةَ ( حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ ) اِسْمُهُ الضَّحَّاكُ النَّبِيلُ ( أَخْبَرَنَا كَثِيرُ بْنُ فَائِدٍ ) بِالْفَاءِ الْبَصْرِيُّ مَقْبُولٌ مِنْ السَّابِعَةِ ( أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عُبَيْدٍ ) الْهُنَائِيُّ الْبَصْرِيُّ. قَوْلُهُ : ( إِنَّك مَا دَعَوْتنِي وَرَجَوْتنِي ) مَا مَصْدَرِيَّةٌ ظَرْفِيَّةٌ أَيْ مَا دُمْت تَدْعُونِي وَتَرْجُونِي يَعْنِي فِي مُدَّةِ دُعَائِك وَرَجَائِك ( غَفَرْت لَك عَلَى مَا كَانَ فِيك ) أَيْ مِنْ الْمَعَاصِي وَإِنْ تَكَرَّرَتْ وَكَثُرَتْ ( وَلَا أُبَالِي…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Adı geçen 5 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 3540
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi hasenIsnaad Hasan Yalnız senet No. 3540
Ahmed Muhammed Şâkirv. 1377 h. SahihSahih Hadis No. 3540
Beşşâr Avvâd Ma'rûf HasenHasan Hadis No. 3540
Tirmizîv. 279 h. غريب لا نعرفه إلا من هذا الوجه Hadis سنن الترمذي No. 3540
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (13)
  • HasenElbânî حسن لغيره — صحيح الترغيب (1630)
  • HasenElbânî حسن لغيره — صحيح الترغيب (1616)
  • HasenElbânî حسن — السلسلة الصحيحة (127)
  • HasenElbânî حسن — صحيح الجامع (4338)
  • HasenElbânî حسن لغيره — صحيح الترغيب (3382)
  • HasenElbânî حسن بل صحيح — هداية الرواة (2276)
  • HasenŞuayb el-Arnaût حسن — تخريج رياض الصالحين (442)
  • Şuayb el-Arnaût فيه] كثير بن فائد قال الحافظ في "التقريب": مقبول. — تخريج المسند لشعيب (21/147)
  • Şuayb el-Arnaût قوي — تخريج رياض الصالحين (1878)
  • Sahihİbnü'l-Kayyim صحيح — مدارج السالكين (2/225)
  • SahihSüyûtî صحيح — الجامع الصغير (6047)
  • İbn Receb إسناده لا بأس به — جامع العلوم والحكم (2/400)
  • Sahihابن الوزير اليماني صحيح — العواصم والقواصم (9/148)

Diğer rivayetler

Hüküm yok Kudsî hadis Nevevî'nin Kırk Hadisi 42

Allahû Teâlâ buyurdu ki: "Ey Âdem-oğlu, sen bana yalvarıp benden ümmid-vâr oldukça senden sâdır olan (günahlar) her ne olursa olsun sana mağfiret ederim ve aldırmam. Ey Âdem-oğlu, senin günahların gökyüzünü kaplayacak dereceyi bulsa da benden mağfiret dilesen sana mağfiret ederim. Ey Âdem-oğlu…

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: سَمِعْت رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه و سلم يَقُولُ: قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: "يَا ابْنَ آدَمَ! إِنَّكَ مَا دَعَوْتنِي وَرَجَوْتنِي غَفَرْتُ لَك عَلَى مَا كَانَ مِنْك…

Râvi: Enes b. Mâlik

Hüküm yok Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 442

Enes (Allah Ondan razı olsun), ben Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken dinledim, dedi: Allah buyuruyor ki: “Ey Ademoğlu sen bana dua edip affedilmeni umduğun sürece sende bulunan günahlar ne kadar çok olursa olsun seni bağışlarım. Ey Ademoğlu günahların yerle gökleri…

وعن أنس ، رضي الله عنه قال‏:‏” سمعت رسول الله ، صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “قال الله تعالى‏:‏ يا ابن آدم، إنك ما دعوتني ورجوتني غفرت لك على ما كان منك ولا أبالي، يا أبن آدم، لو بلغت ذنوبك عنان السماء، ثم استغفرتني غفرت…

Hüküm yok Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 1878

Enes (Allah Ondan razı olsun) Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ı şöyle buyururken dinledim dedi. Allah-u Teala şöyle buyurdu: Ey Ademoğlu, sen bana dua ettiğin ve benden affedilmeni umduğun sürece işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım. Ey…

وعن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ “قال الله تعالى‏:‏ يا ابن آدم إنك ما دعوتني ورجوتني غفرت لك ما كان منك ولا أبالي، يا ابن آدم لو بلغت ذنوبك عنان السماء، ثم استغفرتني ، غفرت لك ولا…

Râvi: Enes b. Mâlik

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • البحر الزخار بمسند البزار 10-13 (2276)مَا دَعَوْتَنِي وَرَجَوْتَنِي ، غَفَرْتُ لَكَ عَلَى مَا كَانَ فِيكَ مَا لَمْ تُشْرِكْ بِي شَيْئًا
  • المعجم الأوسط للطبراني (4437)لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي لَغَفَرْتُ لَكَ وَلا أُبَالِي ، يَا ابْنَ آدَمَ ، لَوْ أَتَيْتَ بِقُرَابِ الأَرْضِ خَطَايَا ثُمَّ لَقِيتَنِي لا تُشْرِكُ بِي شَيْئًا لأَتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً
  • حلية الأولياء لأبي نعيم (2233)اللَّهَ تَعَالَى قَالَ : يَا ابْنَ آدَمَ ، لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ، ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي ، لَغَفَرْتُ لَكَ وَلا أُبَالِي ، يَا ابْنَ آدَمَ ، لَوْ أَتَيْتَ بِقُرَابِ الأَرْضِ خَطَايَا ، ثُمَّ لَقِيتَنِي لا تُشْرِكُ بِي شَيْئًا لأَتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً

Aynı konuda

Hüküm yok Kudsî hadis Müsned 20499

حَدَّثَنَا عَارِمٌ حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ حَدَّثَنَا غَيْلَانُ عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ عَنْ مَعْدِي كَرِبَ عَنْ أَبِي ذَرٍّ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَرْوِيهِ عَنْ رَبِّهِ قَالَ…

Râvi: Ebû Zer + 1 başka rivayet Yalnız Arapça

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ