Hadisin Manası: Bu hadis ayakkabıların ayakta giyilmesini yasaklamaktadır. Zira oturarak giyilmesi daha kolay ve sağlam olur. Bu hüküm ayağa zorla giyilen ayakkabılar için geçerlidir. Zira böyle zor giyilen ayakkabıları ayakta giymeye çalışan kimse yere düşebilir. Günümüzdeki giyilmesi kolay olan ayakkabıların ayakta giyilmesinde bir beis yoktur. Hadisteki yasak bunu kapsamaz. Çünkü birçok ayakkabı oturmaya ihtiyaç duyulmadan giyilip, çıkarılabilir. Erkek ve kadın arasında bu hüküm konusunda bir ayrım yoktur. Dini hükümlerin kadın yahut erkeğe özel olduğuna dair bir delili olmadığı sürece kadın ve erkeğin ikisini de kapsar. Hadiste kişi diye tercüme edilen kelime Arapça orijinal metinde adam/erkek olarak geçmektedir. Zira erkekler kadınlardan daha çok dışarı çıkarlar. Dolayısıyla hadiste erkek ifadesi gelmiştir. Şerh-u Riyazi’s-Salihîn, İbn Useymîn (6/388)
Arapça açıklama
هذا الحديث فيه النهي عن لبُس النعال قائما؛ لأن لبُسها وهو قاعد أسهل وأمكن، وهذا الحكم مختص فيما إذا كان النَّعل يحتاج إلى معالجة في إدخاله في الرِّجْل؛ لأن الإنسان لو انتعل قائما والنَّعل يحتاج إلى معالجة فربما يسقط إذا رفع رجله ليصلح النَّعل، أما النِّعال المعروفة الآن فلا بأس أن ينتعل الإنسان وهو قائم ولا يدخل ذلك في النهي؛ لأن نعالنا الموجودة يسهل خلعها ولبسها من غير حاجة إلى الجلوس.
ولا فرق بين الرجل والمرأة في الحكم؛ لأن الأحكام الشرعية لا تفرق بين الرجل والمرأة إلا ما دلَّ الدليل على التخصيص. وأما تخصيص الحديث هنا بالرَّجُل؛ فلأن الرجال هم أكثر خروجا وبروزا من المرأة فلذلك خصهم بالذكر.
كراهة لبس النعل حال القيام، واستحباب القعود حين الانتعال، وذلك إذا كان يحتاج إلى الاستعانة بيده في لبسه، فإذا لم يحتج للاستعانة بيده فلا كراهة.
اهتمام الإسلام بالآداب حتى في كيفية لبس النعل، ليبدو المسلم على أحسن حال.