- باب المبادرة إلى الخيرات وحث من توجه لخير على الإقبال عليه بالجد من غير تردد
Hüküm yokRiyâzü's-Sâlihîn 94
الثامن: عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال يوم خيبر: "لأعطين هذه الراية رجلا يحب الله ورسوله، يفتح الله على يديه" قال عمر رضي الله عنه: ما أحببت الإمارة إلا يؤمئذ، فتساورت لها رجاء أن أدعى لها، فدعا رسول الله صلى الله عليه وسلم عليّ بن أبي طالب رضي الله عنه فأعطاه إياها وقال: " أمش ولا تلتفت حتى يفتح الله عليك" فسار علي شيئاً، ثم وقف ولم يلتفت، فصرخ: يا رسول الله، على ماذا أقاتل الناس؟ قال: " قاتلهم حتى يشهدوا أن لا إله إلا الله، وأن محمداً رسول الله، فإذا فعلوا ذلك فقد منعوا منك دماءهم وأموالهم إلا بحقها، وحسابهم على الله" ((رواه مسلم)): (14)
Ebû Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den bize aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Hayber savaşında şöyle buyurdu: “Bu sancağı Allah ve Rasûlünü seven ve Allah’ın Hayber’in fethini onun eliyle gerçekleştireceği bir kişiye vereceğim.” Ömer (Allah Ondan razı olsun) demiştir ki: O güne kadar emir olmayı hiç istememiştim. Ama bu iş için beni çağırmasını ümit ederek Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e kendimi göstermeye çalıştım durdum. Fakat Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ali ibn Ebû Tâlib’i çağırdı ve sancağı O’na teslim ederek şöyle buyurdu: “Yürü, Allah sana fethi ihsan edinceye kadar… Başka birşey düşünme.” Hz. Ali derhal hareket etti, geriye dönmeksizin durdu ve: Ey Allah’ın elçisi onlarla hangi hususta savaşayım diye seslendi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) de şöyle buyurdu: “Onlarla Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehadet etmelerine kadar savaş. Eğer bunu yaparlarsa senden mallarını ve canlarını korumuş olurlar, dinin yasaklarını çiğnemeden doğan cezalar müstesna. O takdirde hesapları Allah’a aittir.” (Yani şer’î cezaları gerektirecek bir suç işlerlerse o suçun cezasını takdir etmek Allah’a ait olup, iç alemlerindeki gizli niyetlerinden dolayı da cezalandırmak yine Allah’a aittir.) (Müslim, Fedâilü’s Sahâbe 33)
Rivayet eden: Müslim (No. 2405) ve Ahmed b. Hanbel (No. 8630). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 94).
«Bu sancağı, Allah’ı ve Rasûlünü seven, Allah’ın fethi kendisine nasip edeceği bir yiğide vereceğim.» Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh- “Emirliği o günkü kadar hiçbir zaman arzu etmedim." demiştir. Beni çağırır ümidiyle Rasûlullah’a kendimi göstermeye çalıştım durdum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi…
تاريخ دمشق لابن عساكر (43835)لأَعْطِيَنَّ الرَّايَةَ رَجُلا يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ، يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَى يَدَيْهِ ـ وفي حديث وهب بْن بقية عليه ، فَقَالَ عُمَر بْن الخطاب ـ وفِي حديث إِسْحَاق ، قَالَ : فَقَالَ عُمَر : ـ فما أحببت الإمارة قط إلا يومئذ ـ وفي حديث وهب : قبل يومئذ فدعا علي بْن أبي طالب فدفعها إليه ، فَقَالَ
تاريخ دمشق لابن عساكر (43924)لأُعْطِيَنَّ الرَّايَةَ رَجُلا يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ
تاريخ دمشق لابن عساكر (43935)لأُعْطِيَنَّ الرَّايَةَ رَجُلا يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَى يَدَيْهِ لَيْسَ بِفَرَّارٍ