وعن أنس، رضي الله عنه ،عن رسول الله، صلى الله عليه وسلم، قال: "إن الكافر إذا عمل حسنة، أطعم بها طعمة من الدنيا، أما المؤمن، فإن الله تعالى يدخر له حسناته في الآخرة، ويعقبه رزقاً في الدنيا على طاعته".
وفي رواية: "إن الله لا يظلم مؤمنا حسنة يعطى بها في الدنيا، ويجزى بها في الآخرة، وأما الكافر، فيطعم بحسنات ما عمل لله تعالى، في الدنيا حتى إذا أفضى إلى الآخرة، لم يكن له حسنة يجزى بها" ((رواه مسلم)).
Enes (Allah Ondan razı olsun)'dan aktarıldığına göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kafir bu dünyada bir iyilik yaptığı zaman onun karşılığında bu dünyada nimetlerden yedirilir. Mü’mine gelince Allah onun iyiliklerinin sevabını ahiret için biriktirir, yaptığı kulluğa göre de bu dünyada ona rızık verir.” (Müslim, Münafikin 57)
* Diğer bir rivayette şöyle buyurulmuştur: “Şüphesiz ki Allah hiçbir mü’minin işlediği iyiliği karşılıksız bırakmaz. Mü’min yaptığı iyilik sebebiyle hem bu dünyada hem de ahirette mükafatlandırılır. Kafire gelince dünyada yaptığı iyilikler karşılığında kendisine rızık verilir. Ahirete vardığında kendisine verilecek bir mükafat olmaz.” (Müslim, Münafikin 56)
Rivayet eden: Müslim (No. 2808a). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 428).