“Hiçbiriniz duvarına ağaç çakmak isteyen komşusuna engel olmasın.” Ebû Hureyre -radıyallahu anh- hadisi rivayet ettikten sonra oradakilere: Neden bu sünneti yerine getirmekten çekiniyorsunuz? Vallahi ben bu sünneti size benimsetene kadar uğraşacağım, dedi.
- باب حق الجار والوصية به
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Riyâzü's-Sâlihîn 307
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- merfu olarak rivayet ediyor: “Hiçbiriniz duvarına ağaç çakmak isteyen komşusuna engel olmasın.” Ebû Hureyre -radıyallahu anh- hadisi rivayet ettikten sonra oradakilere: Neden bu sünneti yerine getirmekten çekiniyorsunuz? Vallahi ben bu sünneti size benimsetene kadar uğraşacağım, dedi.
Rivayet eden: Buhârî (No. 2463), Müslim (No. 1609a, 1609b), Ebû Dâvûd (No. 3634), Tirmizî (No. 1353), İbn Mâce (No. 2335), İmâm Mâlik (No. 1436) ve Ahmed b. Hanbel (No. 6977, 8782, 9582). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 307).
Komşunun komşu üzerinde özen göstermesi gereken hakları vardır. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve selem- komşu ile olan bağa teşvik etmiştir. Cibrîl bana komşu hakkında o kadar ısrarlı tavsiyede bulundu ki onu varis kılacağını sandım demiştir. Bu da komşunun hakkının azametinden ve ona iyilik yapmanın gerekliliğinden kaynaklanır. Bundan dolayı komşular arasında iyi ve güzel bir geçim, komşuluk haklarını gözetmek farz kılınmıştır. Birbirlerine karşı yapacakları sözlü ve fiili bazı kötülüklerden kendilerini alıkoymalıdırlar. Komşusunun eziyetlerinden bir kimse güvende değilse, o komşu (eziyet eden) hakkıyla iman etmiş olmaz. Komşuluk haklarını gözetip iyi geçinmek kapsamına, komşusuna yaptığı iyilik, kendisine büyük bir zarar olarak dönmeyecek ise, iyilikleri karşılıksız birbirleri arasında yapmaları gerekir. Bundan dolayı komşu, komşusunun duvarının üzerine tahta çakmak isterse ve buna ihtiyacı varsa, komşuluk haklarını gözeterek izin vermesi güzel olandır. Tahta çakmak isteyen komşunun ihtiyacı varsa ve duvar sahibine bu tahtanın koyulmasından bir zarar görmüyorsa, izin vermediği taktirde hakim ona yaptırım uygulayarak, yaptırır. Eğer ortada bir zarar verecek durum varsa ve ihtiyaç da söz konusu değilse, zarar başka bir zararla izale edilmez. Asıl olan müslümanın hakkında yasaklamadır. Bundan dolayı Ebu Hureyre –radıyallahu anh- dinin bu büyük maksadını bu hadisten anladığı için onların bu sünnetten yüz çevirmelerini inkâr etmiş ve onlar bunu yapana kadar ısrarcı olacağını vaat etmiştir. Şüphesiz ki Allah’ın, komşunun gözetilmesi ve yerine getirilmesini farz kıldığı hakları vardır. Alimler, izni olmaksızın komşunun duvarına tahtanın koyulmasında zarar olacaksa bunun men edilmesinde icma etmişlerdir. Çünkü hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Zarar vermek de zarar görmek de yoktur.»
Arapça açıklama
للجار على جاره حقوق تجب مراعاتها، فقد حث النبي صلى الله عليه وسلم على صلة الجار، وذكر أن جبريل مازال يوصيه به حتى ظن أنه سيورثه من جاره، لعظم حقه، وواجب بره.
فلهذا تجب بينهم العشرة الحسنهَ، والسيرة الحميدة، ومراعاة حقوق الجيرة، وأن يكف بعضهم عن بعض الشر القولي والفعلي.
ومن حسن الجوار ومراعاة حقوقه أن يبذل بعضهم لبعض المنافع التي لا تعود عليهم بالضرر الكبير مع نفعها للجار.
ومن ذلك أن يريد الجار أن يضع خشبة في جدار جاره، فإن وجدت حاجة لصاحب الخشب، وليس على صاحب الجدار ضرر من وضع الخشب، فيجب على صاحب الجدار أن يأذن له في هذا الانتفاع الذي ليس عليه منه ضرر مع حاجة جاره إليه، ويجبره الحاكم على ذلك إن لم يأذن.
فإن كان هناك ضرر أو ليس هناك حاجة فالضرر لا يزال بضرر مثله، والأصل في حق المسلم المنع، فلا يجب عليه أن يأذن.
ولذا فإن أبا هريرة رضي الله عنه ، لما علم مراد المشرع الأعظم من هذه السنة الأكيدة، استنكر منهم إعراضهم في العمل بها، وتوعدهم بأن يلزمهم بالقيام بها، فإن للجار حقوقا فرضها اللَه تعالى تجب مراعاتها والقيام بها.
وقد أجمع العلماء على المنع من وضع خشب الجار على جدار جاره مع وجود الضرر إلا بإذنه لقوله -عليه الصلاة والسلام-: " لا ضرر ولا ضرار ".
النهْي عن منع الجار أن يضع خشبة على جدار جاره، إذا لم يكن عليه ضرر من وضعها، وكان في الجار حاجة إلى ذلك.
قيد وضع الخشب بعدم الضرر على صاحب الجدار، وبحاجة صاحب الخشب، لأن التصرف في مال الغير ممنوع إلا بإذنه، فلا يجوز إلا لحاجة من عليه له الحق وهو الجار،كما أنه لا يوضع مع تضرره لأًن الضرر لا يزال بالضرر.
فهم أبو هريرة -رضي اللَه عنه- أن الجار متحتم عليه بَذْلُ ذلك لجاره، ولذلك فإنه استنكر عليهم إعراضهم عن هذه السنة، لكنه من باب التأكيد على فعلها وعدم تركها.
الشارع الحكيم عظَّم حق الجار وحثَّ على الإحسان إليه، في جميع صور البر والإحسان وتمكينه من المنافع التي لا ضرر فيها.
Âlimlerin hükümleri
İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (14)
SahihElbânîصحيح — صحيح الجامع (7784)
Senedi hasenElbânîإسناده حسن في الشواهد — إرواء الغليل (5/256)