وعن عمرو بن الأحوض الجشمي رضي الله عنه أنه سمع النبي صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع يقول بعد أن حمد الله تعالى، وأثنى عليه وذكر ووعظ، ثم قال:
"ألا واستوصوا بالنساء خيرًا فإنما هن عوانٍ عندكم ليس تملكون منهن شيئا غير ذلك إلا أن يأتين بفاحشة مبينة، فإن فعلن فاهجروهن في المضاجع، واضربوهن ضربا غير مبرح، فإن أطعنكم فلا تبغوا عليهن سبيلا، ألا إن لكم على نسائكم حقا، ولنسائكم عليكم حقا، فحقكم عليهن أن لا يوطئن فرشكم من تكرهون، ولا يأذن في بيوتكم لمن تكرهون، ألا وحقهن عليكم أن تحسنوا إليهن في كسوتهن وطعامهن"
Amr ibni Ahvas el-Cüşemi (Allah Ondan razı olsun) Veda haccında peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’i dinlediğini, Allah’a hamdü sena edip halka öğüt ve nasihat verdikten sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Ashabım, kadınlara hayırla muamele edip iyi davranmanızı tavsiye ediyorum. Zira onlar sizin idarenize ve himayenize verilmiş emanetlerdir. Kesin bir kötülük işlemeleri müstesna onlar üzerinde zorbalık yapmaya hakkınız yoktur. Eğer ahlak dışı bir hareket yaparlarsa onları yataklarında ayrı bırakın, yaralayıp berelemeden onları dövün, şayet size itaat ederlerse onların aleyhine bir yol aramayınız.
Şunu iyi biliniz ki kadınlarınızın sizin üzerinizde hakları olduğu gibi sizin de onlar üzerinde hakları vardır.
Sizin onlar üzerindeki haklarınız yatağını yabancılardan korumaları ve istemediğiniz kimseleri evinize almamalarıdır.
Onların sizin üzerinizdeki hakları ise giyim kuşam, yeme, içme konularında gücünüz nispetinde onlara iyi bakmanızdır.” (Tirmizi , Rada 11)
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 3334), Tirmizî (No. 1163, 2159, 3087), İbn Mâce (No. 1851, 2669, 3055) ve Ahmed b. Hanbel (No. 15484). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 276).