وعن عائشة رضي الله عنها قالت: إن كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ليدع العمل، وهو يحب أن يعمل به، خشية أن يعمل به الناس فيفرض عليهم" ((متفق عليه)) .
Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir işi yapmayı çok istediği halde onu toplumda yapar ve neticede üzerlerine farz kılınır diye korktuğu için o işi bıraktığı olurdu. (Buhari, teheccüd 5, Müslim Müsafirin 77)
Rivayet eden: Buhârî (No. 1128, 1177), Müslim (No. 718), Ebû Dâvûd (No. 1293), İmâm Mâlik (No. 361) ve Ahmed b. Hanbel (No. 22927, 23420, 24183, 24195, 24272, 24279, 24577, 24623). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 229).
Âişe -radıyallahu anhâ- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir işi yapmayı çok istediği halde, onu ahali de yapmaya kalkar da üzerlerine farz kılınmasından korktuğu için, yapmaktan vazgeçerdi.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hiç bir zaman Duhâ namazını kılmamıştır,ben…
لَيَدَعُ الْعَمَلَ وَهْوَ يُحِبُّ أَنْ يَعْمَلَ بِهِ خَشْيَةَ أَنْ يَعْمَلَ بِهِ النَّاسُ فَيُفْرَضَ عَلَيْهِمْ، وَمَا سَبَّحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُبْحَةَ الضُّحَى قَطُّ، وَإِنِّي لأُسَبِّحُهَا.
Râvi: ÂişeŞerhli
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 1177
Ummü'l-Muminin Aişe -radıyallahu anhâ-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir işi yapmayı çok istediği halde, onu ahali de yapmaya kalkar da üzerlerine farz kılınmasından korktuğu için yapmaktan vazgeçerdi.
مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي سُبْحَةَ الضُّحَى قَطُّ . وَإِنِّي لأُسَبِّحُهَا وَإِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيَدَعُ الْعَمَلَ وَهُوَ يُحِبُّ أَنْ يَعْمَلَ بِهِ خَشْيَةَ…
Râvi: ÂişeŞerhli
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sünen-i Ebû Dâvûd 1293
Abdullah b. Şakîk'ten rivayet edilmiştir: “Âişe -radıyallahu anhâ-'ya: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Duha namazını kılar mıydı?” diye sordum. Âişe: Hayır, fakat bir yolculuktan geldiği zaman.'' dedi.
أَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الضُّحَى قَالَتْ لاَ إِلاَّ أَنْ يَجِيءَ مِنْ مَغِيبِهِ