İçeriğe geç

Riyâzü's-Sâlihîn0. kitap

Riyâzü's-Sâlihîn 196

- باب الأمر بالمعروف والنهي عن المنكر

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 196

Râvi:Abdullah b. Mes'ûd

الثالث عشر‏:‏ عن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏إن أول ما دخل النقص على بني إسرائيل أنه كان الرجل يلقى الرجل فيقول‏:‏ يا هذا اتق الله ودع ما تصنع فإنه لا يحل لك، ثم يلقاه من الغد وهو على حاله، فلا يمنعه ذلك أن يكون أكيله وشريبه وقعيده، فلما فعلوا ذلك ضرب الله قلوب بعضهم ببعض‏"‏ ثم قال‏:‏ ‏{‏لعن الذين كفروا من بني إسرائيل على لسان داود وعيسى ابن مريم ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون‏.‏ كانوا لا يتناهون عن منكر فعلوه لبئس ما كانوا يفعلون‏.‏ ترى كثيرًا منهم يتولون الذين كفروا لبئس ما قدمت لهم أنفسهم ‏}‏ إلى قوله‏:‏ ‏{‏فاسقون‏}‏ ‏(‏‏(‏المائد‏:‏ 78،81‏)‏‏)‏ ثم قال‏:‏ ‏"‏ كلا، والله لتأمرن بالمعروف ولتنهون عن المنكر، ولتأخذن على يد الظالم ولتأطرنه على الحق أطرا، ولتقصرنه على الحق قصرا، أو ليضربن الله بقلوب بعضكم على بعض، ثم ليلعننكم كما لعنهم‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود، والترمذي وقال‏:‏ حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
هذا لفظ أبي داود، ولفظ الترمذي‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏ ‏لما وقعت بنو إسرائيل في المعاصي نهتهم علماؤهم فلم ينتهوا، فجالسوهم في مجالسهم وواكلوهم وشاربوهم، فضرب الله قلوب بعضهم ببعض، ولعنهم على لسان داود وعيسى ابن مريم ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون‏ ‏ فجلس رسول الله صلى الله عليه وسلم، وكان متكئًا فقال‏:‏ ‏ ‏لا والذي نفسي بيده حتى تأطروهم على الحق أطرا‏ ‏‏.‏
قوله‏:‏ ‏ ‏تأطروهم‏ ‏ أي تعطفوهم‏.‏ ‏ ‏ ولتقصرنه‏ ‏ أي لتحبسنه‏.‏

İbn-i Mes’ud (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “İsrailoğullarının dindeki ilk önceki bozuklukları şöyle başlamıştır. Bir adam başka birine rastlar ve: Hey arkadaş, Allah’tan kork ve yapmakta olduğun şeyi terket, zira o işi yapmak sana helal değildir, derdi. Ertesi gün aynı işi yaparken tekrar o adamla karşılaşır ve onu yaptığı kötülükten yasaklamadığı gibi onunla yiyip içmekten ve birlikte olmaktan da çekinmezdi. Onlar böyle yapınca Allah, onların kalplerini birbirine benzetti”. Sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şu ayeti okudu: Allah’tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olan şu İsrailoğulları Davut ve Meryemoğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu onların isyan etmeleri ve hak, adalet sınırlarını aşmalarındandır. Onlar birbirlerini işledikleri kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmadılar. Andolsun ki, yaptıkları şey gerçekten ne kötü idi ve şimdi onlardan birçoğunun Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenlerle dost olduklarını görebilirsin. Nefislerinin onlar için önceden hazırladığı şey ne kadar kötüdür ki Allah onlara gazap etmiştir, onlar azapta ebedi kalacaklardır. Eğer onlar Allah’a ve kendilerine gönderilen peygambere ve ona indirilen her şeye gerçekten inansalardı bu; Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmezlerdi. Ama onların çoğu ilahi sınırları aşan kimselerdir. (5 Maide 78-81) Bu ayeti okuduktan sonra peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Hayır Allah’a yemin ederim ki ya iyiliği emreder kötülüklerden sakındırır, zalimin elini tutup zulmünden el çektirir, hakka döndürüp hak üzerinde tutarsınız, ya da Allah kalblerinizi birbirine benzetir de İsrailoğullarına lanet ettiği gibi size de lanet eder.” (Ebu Davud, Melahim 17)

* Tirmizi’nin rivayeti ise şöyledir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “İsrailoğulları günahlara daldıklarında alimler onları sakındırdılarsa da onlar izledikleri günahlara devam ettiler. Bu sefer alimleri de onlarla birlikte oturdular, beraberce yediler, içtiler. Bunun üzerine Allah’ta onların kalblerini birbirine benzetti de Davut ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle onlara lanet etti. Bu onların isyan etmeleri ve sınırları aşmaları sebebiyle idi.”

Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) dayanmakta olduğu yerden doğrulup oturdu ve:

“Hayır, canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki dil ile yasaklama yetmez, siz onları hakka boyun eğdirip hak üzere tutmadıkça bu lanetleme de devam edecektir.” (Tirmizi , tefsiru sure-i Maide 6)

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 4336). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 196).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Âlimlerin hükümleri

Bu hadis için henüz hüküm yok.

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • السنن الكبرى للبيهقي (18582)أَوَّلَ مَا دَخَلَ النَّقْصُ عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانَ الرَّجُلُ يَلْقَى الرَّجُلَ ، فَيَقُولُ : يَا هَذَا ، اتَّقِ اللَّهَ وَدَعْ مَا تَصْنَعُ ، فَإِنَّهُ لا يَحِلُّ لَكَ ، ثُمَّ يَلْقَاهُ مِنَ الْغَدِ ، فَلا يَمْنَعُهُ ذَلِكَ أَنْ يَكُونَ أَكِيلَهُ ، وَشَرِيبَهُ ، وَقَعِيدَهُ ، فَلَمَّا فَعَل

Aynı konuda

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ