الرابع: عن النعمان بن بشير رضي الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال:
"مثل القائم على حدود الله والواقع فيها كمثل قوم استهموا على سفينة، فصار بعضهم أعلاها وبعضهم أسفلها، وكان الذين في أسفلها إذا استقوا من الماء مروا على من فوقهم فقالوا: لو أنا خرقنا في نصيبنا خرقًا ولم نؤذ من فوقنا ، فإن تركوهم وما أرادوا هلكوا وهلكوا جميعًا، وإن أخذوا على أيديهم نجوا ونجوا جميعا"
Numan İbn-i Beşir (Allah Onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın çizdiği sınırları aşmayarak onları koruyanlarla yasaklarını hiçe sayarak hududu çiğneyenlerin durumu aynen şöyledir: Bir gemideki yerlerini almak üzere bir toplum aralarında kur’a çektiler. Bunlardan bir kısmı geminin alt katına(ambar kısmına) bir kısmı da üst katına(güverteye) yerleşmişlerdi. Alt kattakiler su almak istediklerinde üst kattakilerin yanından geçiyorlardı. Alt katta oturanlar hissemize düşen alt kattan bir delik açsak da üst katımızda oturanlara su almak için eziyet etmemiş olsak, dediler.
Eğer üstte oturanlar bu isteklerini yerine getirmek için alttakileri serbest bırakırlarsa hepsi birlikte batar helak olurlar. Eğer buna mani olurlarsa hem kendileri kurtulur hem de onları kurtarmış olurlar.” (Buhari, Şirket 6)
Rivayet eden: Buhârî (No. 2493) ve Ahmed b. Hanbel (No. 17647, 17653). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 187).
«Allah’ın çizdiği sınırları aşmayarak orada duranlarla bu sınırları aşıp ihlal edenler, bir gemiye binmek üzere kura çeken topluluğa benzerler. Onlardan bir kısmı geminin üst katına, bir kısmı da alt katına yerleşmişlerdi. Alt kattakiler su almak istediklerinde üst kattakilerin yanından…