وعن عبادة بن الصامت رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "ما على الأرض مسلم يدعو الله تعالى بدعوة إلا آتاه الله إياها، أو صرف عنه من السوء مثلها. ما لم يدع بإثم، أو قطيعة رحم" فقال رجل من القوم: إذًا نكثر قال: "الله أكثر". رواه الترمذي وقال حديث حسن صحيح.
Ubade ibni's-Samit (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
“Yeryüzünde bir müslüman Allah'tan birşey dilerse; günah bir şeyi istemediği akrabasıyla ilgiyi kesmeyi arzu etmediği sürece Allah, onun isteğini mutlaka yerine getirir veya ona vereceği şey kadar kötü bir şeyi kendisinden giderir.” Orada bulunanlardan biri, "Öyle ise biz Allah'tan çok şey isteriz" deyince, Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem), "Allah'ın lütfu isteyeceğiniz şeylerden daha çoktur" buyurdu. (Tirmizi, Deavat, 115)
Rivayet eden: Tirmizî (No. 3573) ve Ahmed b. Hanbel (No. 21720). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1501).
"Herhangi biriniz acele etmediği müddetçe duası kabul edilir.(Acele eden kul:) ’Rabbime dua ettim de kabul edilmedi’ der. Müslim’in rivâyetinde ise şöyledir: "Bir kul, günah olan veya akrabalık bağlarının kopmasına yol açan bir şey istemedikçe ve acele etmediği sürece duası kabul olunur." Ey…
"يستجاب لأحدكم ما لم يعجل: يقول: قد دعوت ربي، فلم يستجب لي"
«Bir Müslüman, içinde bir günah veya akrabalık bağlarını koparma isteği bulunmayan bir dua ederse, Allah ona şu üç şeyden birini mutlaka verir: Ya duasını dünyada hemen kabul eder ya onun mükafatını ahirete saklar ya da duası nispetinde bir kötülüğü ondan uzaklaştırır.» Sahabeler: "Öyleyse biz de…