Ebu Hureyre -radıuallahu anh'dan merfu olarak rivayet olundu ki: «Dayanılamayacak dertten, insanı helake götürecek tâlihsizlikten, başa gelecek fenalıktan ve düşmanı sevindirecek felaketten Allah’a sığınınız.» Başka bir rivayette Süfyân (b. Uyeyne) ben bunlardan birini ziyade ettiğimi sanıyorum demiştir.
Rivayet eden: Buhârî (No. 6347, 6616) ve Nesâî (No. 5491). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1471).
Bu hadis özlü sözlerden oluşan bir hadistir. Çünkü Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- bu dört husustan sığınmıştır. Eğer kullar bunlardan selamette olurlarsa dünya ve ahiretleri de selamette olur. İşte büyük başarı ve kurtuluş da budur. Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve sellem- şu dört husustan Allah’a sığınmıştır: «Dayanılamayacak dertten»: Belanın şiddetinden, zorluğundan -Allah’a sığınırız- Çünkü bela şiddetli olduğunda insan Allah’ın takdiri olan sıkıntı ve kederden nefsini güvende hissedemez ve bundan dolayı kul dünyada ve ahirette zarara uğrar. «İnsanı helake götürecek talihsizlikten»: Helake götüren bedbahtlık kapsamına girmekten demektir. Bu geneldir, öncelikle ahiretteki bedbahtlığı içerir ki akabinde saadet yoktur. Ama dünya bedbahtlığı böyle değildir. Gün gelir mutlu olur, gün gelir mutsuz olursun. «Başa gelecek fenalıktan»: Kulun başına gelen, onu mutlu etmeyecek her şeydir. Mal, çocuk, sağlık ve hanım gibi bütün dünyalık şeyleri ve dönüş yeri olan ahiret işlerini de içerir. Burada kazadan/alın yazısı kasıt takdir edilendir. Çünkü Allah’ın takdir ettiği ve hükmettiği her şey hayırdır. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: Şer sana nispet edilmez buyurmuştur. «Düşmanı sevindirecek felaketten»: İnsanın düşmanı duyduğunda sevineceği şeyden etkilenmesidir. Hakikatte müslümanın düşmanı kâfirlerdir. Onlar Müslümanların birbirleriyle didişip, savaşmalarından ve zayıf düşmelerinden mutluluk ve sevinç duyarlar. Bu hadis kapsamına din düşmanı asıl olarak girmekte olup, dünyalık düşmanda ikincil olarak girmektedir. Davetçi olan kimsenin çok gayretli olması gerekir ki öncelikle İslam düşmanlarını, sonra da Müslüman olan düşmanlarla uğraşabilsin. Allah -Azze ve Celle-’den Müslümanların arasını ıslah etmesini niyaz ederiz.
Arapça açıklama
هذا الحديث من جوامع الكلم؛ لأن النبي صلى الله عليه وسلم استعاذ من أربعة أمور، إذا سلم منها العبد سلمت له دنياه وأخراه، وهذا هو الفوز المبين، والفلاح العظيم؛ وجوامع الكلم اختصار المعاني الكثير في كلمات يسيرة.
فقد استعاذ النبي صلى الله عليه وسلم من أربعة امور، وهي:
"من جهد البلاء": أي شدة البلاء والجهد فيه- والعياذ بالله- لأن البلاء إذا اشتد فالإنسان لا يأمن نفسه من التبرم والضجر من أقدار الله تعالى، فيخسر بذلك العبد الدنيا والآخرة.
"ودرك الشقاء": أي اللحاق بالشقاء، وهو عام ويدخل فيه شقاء الآخرة دخولا أوليا ، لأنه الشقاء الذي لا يعقبه هناء، بخلاف شقاء الدنيا فالأيام دول، يوم لك تسر به، ويوم عليك تشقي به.
"وسوء القضاء": أي يقدر ويقع على العبد فيما لا يسره، وهو عام في كل شؤون الدنيا من: مال وولد وصحة وزوجة وغيرها، وشؤون الآخرة والمعاد.
والمراد بالقضاء هنا: المقضي، لأن قضاء الله وحكمه كله خير .
"وشماتة الأعداء": فهذا مما يتأثر به الإنسان أن يجد عدوه فرحا بمصابه، فدخول عدو الدين هو دخولا أصليا، وعدو الدنيا دخولاً ثانوياً.
تعليق الاستعاذة بالله تعالى يشعر بالطمأنية والأمن لقدرته سبحانه وتعالى على تحقيق العوذ، وصرف المستعاذ منه ، لأنه لا يصح التعوذ إلا بمن قدر على إزالة ما استعيذ به منه.
شفقة النبي صلى الله عليه وسلم ورحمته بأمته حيث أرشدهم إلى هذا الدعاء، فقال: " تعوذوا .." حرصًا على أمته.
استحباب الاستعاذة من الأشياء المذكورة، لأن الاستعاذة منها تدفع وقوع المكروه في الحياة الدنيا والآخرة.
الكلام المسجوع لا يكره إذا صدر عن غير قصد ولا تكلف.
شرح أصول اعتقاد أهل السنة والجماعة للالكائي (954)تَعَوَّذُوا مِنْ جَهْدِ الْبَلاءِ ، وَدَرْكِ الشَّقَاءِ ، وَسُوءِ الْقَضَاءِ ، وَشَمَاتَةِ الأَعْدَاءِ
شرح السنة (1346)يَتَعَوَّذُ مِنْ جَهْدِ الْبَلاءِ ، وَدَرَكِ الشَّقَاءِ ، وَسُوءِ الْقَضَاءِ ، وَشَمَاتَةِ الأَعْدَاءِ
صحيح ابن حبان (1029)يَتَعَوَّذُ مِنْ جَهْدِ الْبَلاءِ ، وَدَرْكِ الشَّقَاءِ ، وَسُوءِ الْقَضَاءِ ، وَشَمَاتَةِ الأَعْدَاءِ