وعن أبي إبراهيم عبد الله بن أبي أوفى، رضي الله عنهما قال: سرنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو صائم فلما غربت الشمس قال لبعض القوم: "يا فلان انزل فاجدح لنا، فقال: يا رسول الله لو أمسيت؟ قال: "انزل فاجدح لنا" قال: إن عليك نهارًا، قال: "انزل فاجدح لنا" قال: فنزل فجدح لهم فشرب رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم قال: "إذا رأيتم الليل قد أقبل من ههنا، فقد أفطر الصائم" وأشار بيده قبل المشرق. ((متفق عليه))
Ebu İbrahim Abdullah ibni Ebu Evfa (Allah Onlardan razı olsun) dedi ki: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber bir seferde beraber bulunduk. O oruçlu idi. Güneş batınca oradakilerden birine,
“Ey Fülan! Haydi binitinden inerek kavrulmuş unu su ile karıştırarak bize yemek hazırla” buyurdular. O adam:
“Ey Allah’ın Rasulü biraz daha ortalığın kararmasını bekleseniz daha iyi olmaz mı?” deyince Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem):
“İn de bize yemek hazırlayıver” buyurdu. Adam yine;
“Hâlâ gündüzün izleri var” dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz yine:
“İn ve bize yemek hazırla” emrini tekrarladı.
Bunun üzerine adam binitinden indi, onlar için istenilen yemeği yaptı. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de bu hazırlanan çorbadan içtikten sonra eliyle doğu tarafına işaret ederek şöyle buyurdu: “Gecenin şu doğu tarafından gelmekte olduğunu gördüğünüz zaman oruçlunun iftar vakti gelmiş demektir.” (Buhari, Savm, 33; Müslim, Sıyam, 52)
Rivayet eden: Buhârî (No. 1941, 1955, 1956, 1958, 5297), Müslim (No. 1101b), Ebû Dâvûd (No. 2352) ve Ahmed b. Hanbel (No. 18587). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1237).