«Allah yolunda çift sadaka veren kimse, cennetin muhtelif kapılarından, ‘Ey Allah’ın kulu! Bu kapıdan girmen senin için daha hayırlıdır diye çağırılır. Namaz kılanlar namaz kapısından, mücahitler cihad kapısından çağrılır.»
- باب وجوب صوم رمضان وبيان فضل الصيام وما يتعلق به:
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Riyâzü's-Sâlihîn 1216
وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال:" من أنفق زوجين في سبيل الله نودي من أبواب الجنة :يا عبد الله هذا خير، فمن كان من أهل الصلاة دعي من باب الصلاة، ومن كان من أهل الجهاد دعي من باب الجهاد، ومن كان من أهل الصيام دعي من باب الريان، ومن كان من أهل الصدقة دعي من باب الصدقة " قال أبو بكر، رضي الله عنه :بأبي أنت وأمي يا رسول الله ما على من دعي من تلك الأبواب من ضرورة، فهل يدعى أحد من تلك الأبواب كلها؟ قال: " نعم وأرجو أن تكون منهم ((متفق عليه))
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah yolunda çift sadaka veren kimse, cennetin muhtelif kapılarından, Ey Allah’ın kulu! Bu kapıdan girmen senin için daha hayırlıdır diye çağrılır. Namaz kılanlar namaz kapısından, mücahitler cihad kapısından, oruçlular Reyyân kapısından, sadaka vermeyi sevenler de sadaka kapısından (cennete girmeye) davet edilirler.» Ebû Bekir -radıyallahu anh-: Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın Rasûlü! Gerçi bu kapıların birinden çağrılan kimse için bir sıkıntı yoktur; ama bu kapıların hepsinden birden çağrılacak kimseler de var mıdır? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Evet, vardır. Senin de o bahtiyarlardan olacağını ümit ederim.» buyurdu.
Rivayet eden: Buhârî (No. 1897, 3666), Müslim (No. 1027a), Tirmizî (No. 3674), Nesâî (No. 2238, 2439, 3135, 3183), İmâm Mâlik (No. 1009) ve Ahmed b. Hanbel (No. 7313). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1216).
Kim Allah’ın rızasını kazanmak için yiyecek, giyecek, bineklerden ve paralardan iki sınıftan sadaka verirse, cennet kapılarından melekler gelişi sebebiyle ona buyur diye seslenirler. Melekler derler ki: Çok hayırlar yaptın bunun için bugün sana büyük sevap verilecektir. Namazı çokça kılanlara namaz kapısından seslenilir ve o kapıdan girerler. Çokça sadaka verenler sadaka kapısından çağrılırlar ve oradan girerler. Çokça oruç tutanları da melekler Rayyân kapısından girmeleri için çağrılırlar. Rayyân’ın manası ‘’suya kanmış’’ demektir. Çünkü oruçlular özellikle de uzun ve sıcak yaz günlerinde susuzluk çekerler. Dolayısıyla kendilerine susuzluklarına karşı sürekli bir suya kanmak için o kapıdan girerler. Ebu Bekir –radıyallahu anh- bu hadisi duyunca anam babam sana kurban olsun ey Allah'ın Rasûlü! Gerçi bu kapıların birinden çağrılan kimse için bir eksiklik ve zarar yoktur. Ama bu kapıların hepsinden birden çağrılacak kimseler de var mıdır? dedi. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Evet, vardır. Senin de o bahtiyarlardan olacağını ümit ederim.» buyurdu.
Arapça açıklama
من تصدق بشيئين من أي شيء مثل المأكولات أو الملبوسات أو المركوبات أو النقود، ابتغاء رضوان الله نادته الملائكة من أبواب الجنَّة مُرَحِّبة بقدومه إليها، وهي تقول: لقد قدمت خيرا ًكثيراً تثاب عليه اليوم ثَوابا ًكبيراً.
فالمكثرون من الصلاة ينادون من باب الصلاة، ويدخلون منه، والمكثرون من الصدقة ينادون من باب الصدقة، ويدخلون منه، والمكثرون من الصوم تستقبلهم الملائكة عند باب الرَّيَّان داعية لهم بالدخول منه، ومعنى الرَّيان: الذي يَروي من العطش؛ لأن الصائمين يمتنعون عن الماء فيصابون بالعطش ولاسيما في أيام الصيف الطويلة الحارة، فيجازون على عطشهم بالري الدائم في الجنة التي يدخلون إليها من ذلك الباب.
فلما سمع أبو بكر رضي الله عنه هذا الحديث، قال: يا رسول الله: "بأبي أنت وأمي" من دخل من هذه الأبواب لا نقص عليه ولا خسارة، ثم قال: "فهل يُدْعى أحدٌ من تلك الأبواب كلها"، فقال صلى الله عليه وسلم : "نعم وأرجو أن تكون منهم".
بيان فضل أبي بكر الصديق -رضي الله عنه-، وأنه تجتمع له أعمال البر، فيدعى من جميع أبواب الجنة تكريمًا له.
جواز الثناء على الإنسان في وجهه، إذا لم يَخَفْ عليه العُجب.
بيان أن للجنة أبواباً تقوم عليها الملائكة.
من العباد من يُدعى من كل هذه الأبواب.
جواز فِدَاء النبي -صلى الله عليه وسلم- بالأب والأم.
Âlimlerin hükümleri
İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح
Diğer rivayetler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 1897