وعنه قال: أتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل أعمي، فقال: يا رسول الله، ليس لي قائد يقودني إلى المسجد، فسأل رسول الله صلى الله عليه وسلم أن يرخص له فيصلي في بيته، فرخص له، فلما ولى دعاه فقال له: "هل تسمع النداء بالصلاة؟ " قال نعم، قال: "فأجب" ((رواه مسلم)).
Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’e kör bir adam gelerek –Ya Rasûlullah “Beni mescide götürecek bir kimse yok” diyerek Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)in kendisine evinde kılması için izin vermesini istedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)ona izin verdi. Adam arkasını dönüp gitmeye çalışırken Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu çağırdı ve ; “Ezanı duyuyor musun?” diye sordu. Adam da evet cevabını verince peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) “O halde davete icabet et ve cemaate gel.” Cevabını verdiler. (Müslim, Mesacid 255)
Rivayet eden: Nesâî (No. 850). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1066).
وعن عبد الله- وقيل: عمرو بن قيس المعروف بابن أم مكتوم المؤذن رضي الله عنه أنه قال: يا رسول الله إن المدينة كثيرة الهوام والسباع. فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "تسمع حي على الصلاة، حي على الفلاح…
Gözleri görmeyen bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: Ey Allah'ın elçisi! Beni mescide götürecek kimsem yoktur. Evimde namaz kılmama izin var mı? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- önce izin verdi. Sonra onu çağırıp: «Ezanı işitiyor musun?» diye sordu. Âma…