İçeriğe geç

Müsned

Küçük görülen günahlardan sakının!

Sahih Müsned 21742

Râvi:Sahl ibn Sa‘d as-Sâ‘idî

حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ لَا أَعْلَمُهُ إِلَّا عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِيَّاكُمْ وَمُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ كَقَوْمٍ نَزَلُوا فِي بَطْنِ وَادٍ فَجَاءَ ذَا بِعُودٍ وَجَاءَ ذَا بِعُودٍ حَتَّى أَنْضَجُوا خُبْزَتَهُمْ وَإِنَّ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ مَتَى يُؤْخَذْ بِهَا صَاحِبُهَا تُهْلِكْهُ

Sehl b. Sa'd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

«Küçük görülen günahlardan sakının! Çünkü küçük günahların örneği vadide konaklayan bir kavmin durumuna benzer. Onlardan biri bir odun parçası getirir, bir başkası da bir odun parçası getirir. Nihayet topladıkları odunlarla ekmeklerini pişirirler. İşte küçük görülen günahlar da böyledir; kişi onlardan dolayı hesaba çekildiğinde, onu helâke sürükler.»

Rivayet eden: Ahmed b. Hanbel (No. 21742).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- küçük günahları işlemeyi basit görmekten ve onları sık sık işlemekten sakındırmıştır. Çünkü bu günahlar bir araya geldiklerinde sahibini helaka sürükler. Buna örnek olarak da bir vadide konaklayan ve her birinin getirdiği küçük birer odun parçasıyla (çırpıyla) sonunda ekmeklerini pişirecek büyüklükte bir ateş yakan topluluğu misal vermiştir. Küçük görülen günahlar da böyledir; kişi onlardan dolayı hesaba çekildiğinde, bunlardan tevbe etmemiş ya da Allah onu affetmemiş olursa, birikerek sahibini helaka sürükler.

Hadisten çıkan dersler

  • Anlamayı kolaylaştırmak ve açıklamayı daha etkili hâle getirmek için misaller vermek, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in izlediği yol ve yöntemlerdendir.
  • Hafife alınan küçük günahlardan sakındırmak ve bunların kefaretine vesile olacak amellere vakit kaybetmeden yönelmek teşvik edilmiştir.
  • "Muhakkarâtü'z-zünûb" (hafife alınan günahlar) ifadesi birkaç anlama gelebilir: Birincisi: Kişinin işlediği bir günahı küçük zannederek önemsememesidir. Hâlbuki o günah, Allah Teâlâ katında büyük günahlardan olabilir. İkincisi: Kişinin küçük günahları önemsemeden işlemesi ve bunlardan tevbe etmemesidir. Bu küçük günahlar zamanla birikip onun üzerine yığılır ve sonunda onu helâke sürükler. Üçüncüsü: Kişinin küçük günahları umursamadan işlemesidir. Bu da zamanla onun, helâke götüren büyük günahlara düşmesine sebep olur.

Arapça açıklama

حذر النبي صلى الله عليه وسلم من التساهل في فعل صغائر الذنوب، والإكثار منها فإنها تهلك بمجموعها، وضرب مثلًا على ذلك بقوم نزلوا في بطن واد، فجاء كل واحد منهم بعُوْد صغير، حتى أنضجوا خُبزتهم بمجموع ما جمعوا من العيدان، وإن محقرات الذنوب متى يؤخذ بها صاحبها ولم يتب منها أو يعفو الله عنه أهلكته.

  • هدي النبي صلى الله عليه وسلم في ضرب الأمثال تقريبًا للفهم وزيادة في البيان.
  • التحذير من صغائر الذنوب المستحقرة، والحث على البِدار في تكفيرها.
  • محقرات الذنوب تحتمل معانيًا: الأول: ما يفعله العبد من الذنوب، متوهمًا أنه من صغارها، وهو من كبار الذنوب عند الله تعالى، والثاني: ما يفعله العبد من صغائر الذنوب، دون مبالاة بها، ولا توبة منها، فتجتمع عليه هذه الصغائر حتى تهلكه، والثالث: ما يفعله العبد من صغائر الذنوب، لا يبالي بها، فتكون سببًا لوقوعه في الكبائر المهلكة.

Âlimlerin hükümleri

İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • المعجم الأوسط للطبراني (7517)إِيَّاكُمْ وَمُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ ، فَإِنَّمَا مُحَقَّرَاتُ الذُّنُوبِ كَمَثَلِ قَوْمٍ نَزَلُوا بَطْنَ وَادٍ ، فَجَاءَ ذَا بِعُودٍ وَجَاءَ ذَا بِعُودٍ ، حَتَّى جَمَعُوا مَا أَنْضَجُوا بِهِ خُبْزَهُمْ ، وَإِنَّ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ مَتَى يُؤْخَذْ بِهَا صَاحِبُهَا تُهْلِكْهُ
  • مسند الروياني (1063)إِيَّاكُمْ وَمُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ ، فَإِنَّمَا مَثَلُ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ كَمَثَلِ قَوْمٍ نَزَلُوا بَطْنَ وَادٍ ، فَجَاءَ ذَا بِعُودٍ وَجَاءَ ذَا بِعُودٍ حَتَّى أَنْضَجُوا خُبْزَتَهُمْ ، وَإِنَّ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ مَتَى يُؤْخَذْ بِهَا صَاحِبُهَا تُهْلِكْهُ
  • معجم الشيوخ الكبير للذهبي (679)إِيَّاكُمْ وَمُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ فَإِنَّ مَثَلَ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ كَمَثَلِ قَوْمٍ نَزَلُوا بَطْنَ وَادٍ فَجَاءَ ذَا بِعُودٍ وَجَاءَ ذَا بِعُودٍ حَتَّى جَمَعُوا مَا أَنْضَجُوا خُبْزَهُمْ ، وَإِنَّ مُحَقَّرَاتِ الذُّنُوبِ مَتَى يُؤْخَذْ بِهَا صَاحِبُهَا تُهْلِكْهُ

Aynı konuda

Konular