Âişe ve İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demişlerdir:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatı yaklaşınca elbisesini yüzünün üzerine örtmeye başladı. Bunaldı mı onu yüzünün üzerinden açardı. O bu halde iken: ''Allah'ın laneti Yahudilerle Hristiyanlara olsun. Çünkü onlar peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler.'' diye buyurarak onların yaptıklarının aynısını yapmaktan sakındırıyordu.
Rivayet eden: Müslim (No. 531), Buhârî (No. 435, 3453, 5815), Nesâî (No. 703) ve Ahmed b. Hanbel (No. 1786, 24727).
Âişe ve İbn Abbas -radıyallahu anhuma- bizlere Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatına yakın son anlarında yüzünü bir bez parçası ile örttüğünü, ölümün sekeratı sebebiyle nefes alması zorlaştığında da yüzünü açtığını haber vermişlerdir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu zor halde iken şöyle buyurmuştur: Allah'ın laneti Yahudilerle Hristiyanlara olsun, rahmetinden onları uzak tutsun. Çünkü onlar, peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler. Bu durum bu kadar tehlikeli olmasaydı böyle bir vakitte bunu söylemezdi. Bundan dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ümmetini bu işi yapmaktan men etmiştir. Çünkü bu Yahudi ve Hristiyanların amelidir ve Allah Azze ve Celle-'ye şirk koşmaya götüren bir vesiledir.
Hadisten çıkan dersler
Peygamber ve salihlerin kabirlerinin Allah'a ibadet edilen mescitler olarak kullanılması men edilmiştir. Çünkü bu şirke götüren bir sebeptir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şiddetle tevhide önem vermesi ve özen göstermesi, kabirlerin tazim edilmesinden korkması bunun şirke götüren bir yol olmasından dolayıdır.
Yahudi ve Hristiyanlara, kabirlerin üzerine bina yapıp mescit edinerek onların yaptığının aynısını yapanlara lanet etmek caizdir.
Kabirlerin üzerine bina yapmak Yahudi ve Hristiyanların âdetidir. Hadiste onlara benzemek yasaklamıştır.
Üzerine mescit yapılmasa bile kabirlerin mescit edinilerek orada namaz kılınması ve namaz kılarken kabirlere dönülmesi yasaklanmıştır.
Arapça açıklama
تُخبِرُنا عائشةُ أم المؤمنين وابنُ عباس رضي الله عنهما أنه حينما حَضرتْ النبيَّ صلى الله عليه وسلم الوفاةُ جعل يضع قطعةَ قماشٍ على وجهه، فإذا صعُب عليه التَّنفُّس بسبب سكرات الموت أزالها عن وجهه، فقال في تلك الحال الشديدة: لَعَنَ اللهُ اليهود والنصارى، وطَرَدَهم من رحمته؛ وذلك لأنهم اتخذوا قبور أنبيائهم مساجد؛ وذلك بالبناء عليها أو الصلاة عندها أو إليها. ولولا خطورة الأمر لَمَا ذكره في مثل هذا المقام، لذا نهى النبيُّ صلى الله عليه وسلم أمتَه عن مشابهة ذلك الفعل؛ لأنه من فعل اليهود والنصارى، ولأنه ذريعة موصلة للشرك بالله عز وجل.
أن هذا من وصاياه الأخيرة مما يدل على أهميتها والعناية بها.
النهي الأكيد، والتحريم الشديد من اتخاذ القبور مساجد، وقصد الصلاة عندها غير صلاة الجنازة؛ فذلك ذريعة إلى تعظيم الميت والطواف بقبره والتمسح بأركانه والنداء باسمه، وكل ذلك من الشرك ووسائله.
شدة اهتمام رسول الله صلى الله عليه وسلم واعتنائه بالتوحيد وخوفِه مِن تعظيم القبور؛ لأن ذلك يفضي إلى الشرك.
أن الله -تعالى- صان نبيه -عليه الصلاة والسلام- عن أن يُعْمَلَ الشرك عند قبره، فألهم أصحابه ومن بعدهم، أن يصونوا قبره من أن يبرز.
النهي عن التشبه باليهود والنصارى، وأن البناء على القبور من سننهم.
من اتخاذ القبور مساجد الصلاة عندها وإليها، ولو لم يُبْنَ مسجدٌ.
«Allah Yahudi ve Hristiyanlara lanet etsin. Onlar, peygamberlerinin kabirlerini mescitler edindiler.» Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Böyle olmasaydı kabri belirgin olurdu. Ancak onun kabrinin mescit edinilmesinden korkuldu.