Râvi:Ebû Hureyre
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ "
لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلاَّ أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لاَسْتَهَمُوا وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لاَسْتَبَقُوا إِلَيْهِ وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا "
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«İnsanlar eğer ezan okumanın ve birinci safta yer almanın sevabını bilselerdi, sonra da buna ulaşmak için kura çekmekten başka bir yol bulamasalardı, mutlaka kura çekerlerdi. Eğer namaza erken gitmenin sevabını bilselerdi, bunun için birbirleriyle yarışırlardı. Eğer yatsı ile sabah namazının sevabını bilselerdi, emekleyerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi.»
Rivayet eden: Müslim (No. 437, 1914, 1914b), Buhârî (No. 615, 652, 720, 2472, 2689, 2829), Tirmizî (No. 225, 226, 1063, 1958), Nesâî (No. 540, 671), İmâm Mâlik (No. 149, 293) ve Ahmed b. Hanbel (No. 6928, 7412, 7679, 7954, 8517, 10476, 10477, 10478).