İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim50. kitap

Bir kul bir günah işlediğinde; "Allah'ım! Günahımı bağışla! derse,

باب قَبُولِ التَّوْبَةِ مِنَ الذُّنُوبِ وَإِنْ تَكَرَّرَتِ الذُّنُوبُ وَالتَّوْبَةُ ‏‏

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Sahîh-i Müslim 2758a

Râvi:Ebû Hureyre

حَدَّثَنِي عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ حَمَّادٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، بْنِ أَبِي طَلْحَةَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِيمَا يَحْكِي عَنْ رَبِّهِ عَزَّ وَجَلَّ قَالَ ‏"‏

أَذْنَبَ عَبْدٌ ذَنْبًا فَقَالَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ‏.‏ فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ‏.‏ ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ فَقَالَ أَىْ رَبِّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ‏.‏ فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى عَبْدِي أَذْنَبَ ذَنْبًا فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ‏.‏ ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ فَقَالَ أَىْ رَبِّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ‏.‏ فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ وَاعْمَلْ مَا شِئْتَ فَقَدْ غَفَرْتُ لَكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عَبْدُ الأَعْلَى لاَ أَدْرِي أَقَالَ فِي الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ ‏"‏ اعْمَلْ مَا شِئْتَ ‏"

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre;

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah -Azze ve Celle-’den rivayet ederek şöyle buyurmuştur: «Bir kul bir günah işlediğinde; "Allah'ım! Günahımı bağışla! derse, Allah -Tebâreke ve Teâlâ-: “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi.” der. Sonra kul tekrar günah işler; “Rabbim! Günahımı bağışla!” der, Allah -Tebâreke ve Teâlâ-: “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi.” der. Sonra kul tekrar günah işlediğinde; “Rabbim! Günahımı bağışla!” der, Allah -Tebâreke ve Teâlâ-: “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi.” der. Ben seni affettim, artık dilediğini yap.» buyurur.

Rivayet eden: Müslim (No. 2758a, 2758b) ve Ahmed b. Hanbel (No. 9984).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden rivayet ettiği hadiste, kul günah işleyip sonra da: "Allah'ım! Günahımı bağışla!" dediğinde Allah Teâlâ; “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak, bu günahı örtüp kendisini affedecek ya da cezalandıracak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben onu bağışladım.” der. Sonra bu kul yeniden günah işler. "Allah'ım! Günahımı bağışla!" dediğinde Allah Teâlâ; “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak, bu günahı örtüp kendisini affedecek ya da cezalandıracak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben onu bağışladım.” der. Sonra bu kul yeniden günah işledi. "Allah'ım! Günahımı bağışla!" dediğinde Allah Teâlâ; “Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak, bu günahı örtüp kendisini affedecek ya da cezalandıracak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben onu bağışladım.” der. O halde kulum dilediğini yapsın, yeter ki her günah işlediğinde günahı terk etsin, pişman olup ona dönmemeye karar versin, fakat nefsi ona galip gelir ve her seferinde tekrar günaha düşer. Kulum günah işleyip tövbe etmeye devam ettikçe ben onu bağışlarım. Şüphesiz tövbe geçmişte yapılan günahları yok eder.

Hadisten çıkan dersler

  • Allah'ın kulları üzerindeki rahmetinin genişliği ifade edilmiştir. İnsan ne günah işlerse işlesin, ne yaparsa yapsın O'na tövbe edip yöneldiğinde Allah onun tövbesini kabul eder.
  • Allah Teâlâ'ya iman etmiş kul Rabbinin bağışlamasını umar ve azabından korkar. Bundan dolayı biran önce tövbe eder ve günah işlemeye devam etmez.
  • Makbul olan tövbenin şartları; günahı terk etmek, bundan dolayı pişman olmak, bu günaha dönmemek için kararlı olmaktır. Şayet yapılan tövbede can, ırz ve mal gibi kullara yapılan bir zulüm varsa dördüncü şart olarak hak sahibi ile helalleşme ya da ona hakkını teslim etme de eklenir.
  • Kulu dini meselelerde haberdar eden Yüce Allah'ı tanıyıp bilmenin önemi ifade edilmiştir. Böylece kul, hata yaptığında tövbe eder, umutsuzluğa kapılmaz ve günahında ısrar etmez.

Arapça açıklama

يروي النبي صلى الله عليه وسلم عن ربه أن العبد إذا فعل ذنبًا ثم قال: اللهم اغفر لي ذنبي، قال الله تعالى: فَعَلَ عبدي ذنبًا، فعَلِمَ أنَّ له ربًّا يغفر الذنب، فيستره ويتجاوز عنه، أو يعاقب عليه، قد غفرت له.

ثم عاد العبد فأذنب، فقال: رب اغفر لي ذنبي، فقال الله: فعل عبدي ذنبًا، فعلم أن له ربًّا يغفر الذنب، فيستره ويتجاوز عنه، أو يعاقب عليه، قد غفرت لعبدي.

ثم عاد العبد فأذنب، فقال: رب اغفر لي ذنبي، فقال الله: فعل عبدي ذنبًا، فعلم أن له ربًّا يغفر الذنب، فيستره ويتجاوز عنه، أو يعاقب عليه، قد غفرت لعبدي، فليفعل ما شاء ما دام أنه كلّما أذنب ترك الذنب وندم وعزم على عدم العودة فيه لكن تغلبه نفسه فيقع في الذنب مرة أخرى، فما دام يفعل هكذا يذنب ويتوب فسأغفر له، فإن التوبة تهدم ما قبلها.

  • سعة رحمة الله بعباده وأنَّ الإنسان مهما أذنب ومهما فعل إذا تاب إليه وأناب إليه تاب اللهُ عليه.
  • المؤمن بالله تعالى يأمل عفوَ ربِّه، ويخاف عقوبتَه، فيبادر إلى التوبة ولا يستمر على المعصية.
  • شروط التوبة الصحيحة: الإقلاع عن الذنب، والندم عليه، والعزم على عدم العودة إلى الذنب، وإذا كانت التوبة من مظالم العباد في مال أو عرض أو نفس، فتزيد شرطًا رابعًا، وهو: التَّحَلُّل من صاحب الحق، أو إعطاؤه حقَّه.
  • أهمية العلم بالله الذي يجعل العبد عالمًا بأمور دينه فيتوب كلّما أخطأ، فلا ييأس ولا يتمادى.

Klasik şerh

Nevevî — Şerhu Sahîhi Müslim

" 6376 " قَوْله عَزَّ وَجَلَّ لِلَّذِي تَكَرَّرَ ذَنْبه : ( اِعْمَلْ مَا شِئْت فَقَدْ غَفَرْت لَك ) مَعْنَاهُ : مَا دُمْت تُذْنِب ثُمَّ تَتُوب غَفَرْت لَك , وَهَذَا جَارٍ عَلَى الْقَاعِدَة الَّتِي ذَكَرْنَاهَا.…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Müslimv. 261 h. Sahihصحيح Hadis صحيح مسلم No. 2758

Diğer rivayetler

Hüküm yok Kudsî hadis Riyâzü's-Sâlihîn 421

Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Allah’tan naklederek şöyle buyurmuştur: “Kul bir günah işledi de Allah’ım benim günahımı bağışla dedi mi Allah “kulum bir günah işledi ve günahını bağışlayacak ve bu yüzden kendisini…

وعنه عن النبي صلى الله عليه وسلم، فيما يحكى عن ربه، تبارك وتعالى، قال‏:‏ “أذنب عبدي ذنباً، فقال‏:‏ اللهم اغفر لى ذنبي، فقال الله تبارك وتعالى‏:‏ أذنب عبدى ذنبا، فعلم أن له رباً يغفر الذنب، ويأخذ بالذنب، ثم عاد فأذنب…

Ayrıca rivayet edenler… (5)
  • الدعاء للطبراني (1670)أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ ، وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ، ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ ، فَقَالَ : اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ، فَقَالَ : أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، عَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ ، وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ، اعْمَلْ مَا شِئْتَ ، فَق
  • المستدرك على الصحيحين (7672)إِنَّ عَبْدًا أَصَابَ ذَنْبًا ، فَقَالَ : يَا رَبِّ ، أَذْنَبْتُ ذَنْبًا ، فَاغْفِرْ لِي ، فَقَالَ لَهُ رَبُّهُ : عَلِمَ عَبْدِي أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ ، وَيَأْخُذُ بِهِ ، فَغَفَرَ لَهُ ، ثُمَّ مَكَثَ مَا شَاءَ اللَّهُ ، ثُمَّ أَذْنَبَ ذَنْبًا آخَرَ ، فَقَالَ : يَا رَبِّ ، أَذْنَبْتُ ذ
  • عمل اليوم والليلة لابن السني (357)إِذَا أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، فَقَالَ : أَيْ رَبِّ ، اغْفِرْ لِيذَنْبِي ، فَقَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ : أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ ، وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ، ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ ، فَقَالَ : أَيْ رَبِّ ، اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ، فَقَالَ اللَّهُ عَزَّ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (6498)أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، فَقَالَ : أَيْ رَبِّ ، اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ، فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى : أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ، ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ ذَنْبًا ، فَقَالَ : أَيْ رَبِّ ، اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ، فَقَالَ تَبَارَكَ وَت
  • معجم الشيوخ الكبير للذهبي (65)أَذْنَبَ عَبْدٌ ذَنْبًا فَقَالَ : اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي ، فَقَالَ تَعَالَى : أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا ، عَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ ، وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ

Aynı konuda

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 974

Ali İbni Rabia (Allah Ondan razı olsun)’dan, şöyle demiştir: Ali ibni Ebi Talibi gördüm. Binmesi için hayvanı getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca, Bismillah dedi. Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca: Elhamdulillah dedi ve sonra şöyle dedi; “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis…

وعن علي بن ربيعة قال‏:‏ شهدت علي بن أبي طالب رضي الله عنه أتي بدابة ليركبها، فلما وضع رجله في الركاب قال‏:‏ بسم الله، فلما استوي علي ظهرها قال‏:‏ الحمد لله الذي سخر لنا هذا، وما كنا له مقرنين، وإنا إلي ربنا لمنقلبون، ثم…

+ 4 başka rivayet

Konular