İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim44. kitap

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları onun yanında otururlarken Fâtıma tıpkı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi yürüyerek çıkageldi.

باب فَضَائِلِ فَاطِمَةَ بِنْتِ النَّبِيِّ عَلَيْهَا الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ ‏‏

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2450b

Râvi:Fâtima

حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ فِرَاسٍ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ

كُنَّ أَزْوَاجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عِنْدَهُ لَمْ يُغَادِرْ مِنْهُنَّ وَاحِدَةً فَأَقْبَلَتْ فَاطِمَةُ تَمْشِي مَا تُخْطِئُ مِشْيَتُهَا مِنْ مِشْيَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا فَلَمَّا رَآهَا رَحَّبَ بِهَا فَقَالَ ‏"‏ مَرْحَبًا بِابْنَتِي ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أَجْلَسَهَا عَنْ يَمِينِهِ أَوْ عَنْ شِمَالِهِ ثُمَّ سَارَّهَا فَبَكَتْ بُكَاءً شَدِيدًا فَلَمَّا رَأَى جَزَعَهَا سَارَّهَا الثَّانِيَةَ فَضَحِكَتْ ‏.‏ فَقُلْتُ لَهَا خَصَّكِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ بَيْنِ نِسَائِهِ بِالسِّرَارِ ثُمَّ أَنْتِ تَبْكِينَ فَلَمَّا قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَأَلْتُهَا مَا قَالَ لَكِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ مَا كُنْتُ أُفْشِي عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سِرَّهُ ‏.‏ قَالَتْ فَلَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ عَزَمْتُ عَلَيْكِ بِمَا لِي عَلَيْكِ مِنَ الْحَقِّ لَمَا حَدَّثْتِنِي مَا قَالَ لَكِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ أَمَّا الآنَ فَنَعَمْ أَمَّا حِينَ سَارَّنِي فِي الْمَرَّةِ الأُولَى فَأَخْبَرَنِي ‏"‏ أَنَّ جِبْرِيلَ كَانَ يُعَارِضُهُ الْقُرْآنَ فِي كُلِّ سَنَةٍ مَرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ وَإِنَّهُ عَارَضَهُ الآنَ مَرَّتَيْنِ وَإِنِّي لاَ أُرَى الأَجَلَ إِلاَّ قَدِ اقْتَرَبَ فَاتَّقِي اللَّهَ وَاصْبِرِي فَإِنَّهُ نِعْمَ السَّلَفُ أَنَا لَكِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَبَكَيْتُ بُكَائِي الَّذِي رَأَيْتِ فَلَمَّا رَأَى جَزَعِي سَارَّنِي الثَّانِيَةَ فَقَالَ ‏"‏ يَا فَاطِمَةُ أَمَا تَرْضَىْ أَنْ تَكُونِي سَيِّدَةَ نِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ أَوْ سَيِّدَةَ نِسَاءِ هَذِهِ الأُمَّةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَضَحِكْتُ ضَحِكِي الَّذِي رَأَيْتِ ‏.‏

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları onun yanında otururlarken Fâtıma tıpkı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi yürüyerek çıkageldi. Rasûllullah onu görünce sevindi ve “merhaba kızım” diyerek sağ veya sol yanına oturttu. Sonra Fâtıma’nın kulağına bir şeyler fısıldadı. Fâtıma yüksek sesle ağlamaya başladı. Onun aşırı üzüntüsünü görünce kulağına bir şey daha fısıldadı. Bu defa Fâtıma güldü. Fâtıma’ya: Hanımları yanındayken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sadece sana bir sır verdi; sen de ağladın, dedim ve Rasûlullah kalkıp gidince, ona: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sana ne söyledi?” diye sordum. Fâtıma: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sırrını kimseye söyleyemem, dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat edince de: Senin üzerindeki analık hakkıma dayanarak Rasûlullah’ın sana verdiği sırrı bana söylemeni istiyorum, dedim. Fâtıma: Şimdi olabilir, dedi ve şunları söyledi: Resûlullah kulağıma ilk defa bir şey söylediğinde, Cebrâil’in nâzil olan Kur’an âyetlerini baştan sona okumak üzere her yıl bir -veya iki- defa geldiğini, fakat bu yıl aynı maksatla iki defa geldiğini söyledi ve “Ecelimin yaklaştığını anlıyorum; Allah’a karşı saygıda kusur etme ve sabırlı ol! Benim senden önce gitmem ne iyi!” buyurdu. Bunun üzerine gördüğün gibi çok ağladım. Benim çok üzüldüğümü görünce, kulağıma tekrar bir şeyler fısıldayarak: “Fâtıma! Mü’min hanımların -veya bu ümmetin kadınlarının- hanımefendisi olmak istemez misin?” buyurdu. O zaman da gördüğün gibi güldüm.

Rivayet eden: Müslim (No. 2450b) ve Buhârî (No. 6285).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Âişe radıyallahu anha- Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları yanında otururlarken Fâtıma -radıyallahu anha-'nın babasını vefat ettiği hastalığında ziyaret etmek için geldiğini haber vermiştir. Tıpkı Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi yürüyerek geldiğini söylemiştir. Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- genellikle kızı Fâtıma -radıyallahu anha- yanına geldiğinde onu ayakta karşılar, öper ve meclisine oturturdu. Bu seferde onu karşılamış ve yanına oturtmuştur. Sonra Âişe -radıyallahu anha- Fâtıma -radıyalahu anha-'nın kulağına bir şeyler fısıldadığını bundan dolayı Fâtıma'nın yüksek sesle ağlamaya başladığını haber vermiştir. Onun aşırı üzüntüsünü görünce kulağına bir şey daha fısıldamıştır. Bu defa Fâtıma gülmüştür. Âişe -radıyallahu anha- Fâtıma’ya Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarına söylemeyip sadece ona söylediği ve ağlamasına sebebiyet veren sırrın ne olduğunu sormuştur. Bunun üzerine Fâtıma şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sırrını kimseye söyleyemem. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat edince Âişe -radıyallahu anha- yemin ederek Fâtıma -radıyallahu anha-'ya Rasûlullah’ın söylediği sırrı kendisine söylemesini istemiştir. Fâtıma: Şimdi sorduğuna cevap verebilirim, diyerek şunları söylemiştir: Rasûlullah kulağıma ilk defa bir şey söylediğinde beni ağlatan, Cebrâil’in nâzil olan Kur’an âyetlerini baştan sona okumak üzere her yıl bir -veya iki- defa geldiğini, fakat bu yıl aynı maksatla iki defa geldiğini söyledi ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ecelinin yaklaştığını anladı. Şüphesiz ki bu hayatının son bulacağının uyarısıydı. Bana takvalı ve sabırlı olmamı emretti. Bana en şerefli öncü olması ayrılığa katlanmamı sağlamıştır. Benim senden önce gitmem ne iyi!” buyurdu. Bunun üzerine beni gördüğü gibi çok ağladım. Benim çok üzüldüğümü görünce, kulağıma Mü’min hanımların -veya bu ümmetin kadınlarının- hanımefendisi olacağım müjdesini fısıldadı. O zaman da beni gördüğün gibi güldüm. Bu hadiste gülmesinin sebebi cennet kadınlarının hanımefendisi olacağı şeklinde beyan edilmiştir. Ancak ikinci kez kulağına fısıldayıp onu güldüren şeyin ne olduğu hususunda rivayetler farklılık göstermektedir. Bu konu hakkındaki görüşler şöyledir: 1- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Fâtıma'ya kendisine ailesinden ilk olarak ulaşacak kimsenin o olduğunu haber vermiştir. 2- Cennet kadınlarının hanımefendisi olacağını haber vermiştir. Ona ailesinden ilk ulaşacak kimsenin kendisi olacağı görüşü ile birlikte bu görüşün birlikte düşünülmesi racih olandır. 3- Nebî -sallallahu alehi ve sellem- Fatıma'ya Cebrail'in kendisine müslüman kadınların arasında senden daha büyük bir nesebe sahip başka kadın olmadığı haberini verdiğini söylemiştir. Sabır olarak onların en düşüğü olma demiştir. Âişe radıyallahu anha-'nın Fâtıma -radıyallahu anha-'ya sır olarak söylediği şeyin ne olduğunu bir an önce sorması ilme olan hırsını gösterir. Rasûlullah'ın kızı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- verdiği sırrı işfa edemem demiştir. Hadisin şahit kısmı budur. Rasûlullah'ın vefatıyla mahzur ortadan kalkınca sırların ne olduğunu ona haber vermiştir. Hadiste -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vuku bulacağı şeyin haber verdiği gibi vuku bulduğu faidesi vardır. İttifak edildiği gibi Fâtıma -aleyhasselam- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra hanımlarından -radıyallahu anhunne-'den önce ailesinden ilk vefat eden kimsedir.

Arapça açıklama

ذكرت عائشة رضي الله عنها أن أزواج النبي صلى الله عليه وسلم كن عنده ثم جاءت فاطمة رضي الله عنها تعوده في مرضه وشكواه الذي قُبِض فيه، فذكرت أنَّ فاطمة رضي الله عنها أقبلت تمشي كأنَّ مشيتها مشية النبي صلى الله عليه وسلم ، وكانت عادته صلى الله عليه وسلم إذا دخلت عليه بنته فاطمة رضي الله عنها قام إليها وقبَّلها وأجلسها في مجلسه، فرحب بها وأجلسها بجانبه.

ثم أخبرت عائشة رضي الله عنها : أنه أسر إلى فاطمة رضي الله عنها بالقول فبكت بكاء شديدا، فلما رأى حزنها الشديد، أسر إليها بقول آخر فضحكت.

فسألتها عائشة رضي الله عنها عن الذي خصها رسول الله صلى الله عليه وسلم به دون نسائه وبكت بسببه.

فقالت: لم أكن لأنشر سر رسول الله صلى الله عليه وسلم .

فلما توفي رسول الله صلى الله عليه وسلم أقسمت عائشة رضي الله عنها على فاطمة رضي الله عنها أن تحدثها بما قال لها الرسول صلى الله عليه وسلم .

فقالت: أما إذا سألتني الآن فسأحدثك، أما بكائي حين أسر إلي بالقول في المرة الأولى، فإنه أخبرني أن جبريل -عليه السلام- كان يدارسه القرآن كل عام مرة أو مرتين، وأنه دارسه مرتين حينها، وظن رسول الله صلى الله عليه وسلم أن هذا نذير بانتهاء مدة حياته، وأمرني بالتقوى والصبر، وأن ما يترتب على ذلك من شرف السلف لي يعدل ما قد يبدو من جزع الفراق، فبكيت حين رأيتني بكيت، فلما رأى حزني الشديد، بشرني بأني سيدة نساء المؤمنين أو سيدة نساء هذه الأمة، فضحكت ضحكي الذي رأيتيه مني.

وأما ضحكها فجاء هذا الحديث مبيِّنًا ذلك بكونها رضي الله عنها سيِّدة نساء أهل الجنة، ومع ذلك فقد اختلفت الروايات فيما سارها به ثانيا وضحكها لذلك على أقوال:

1. أنه إخبار إيَّاها بأنها أول أهله لحوقا به.

2. أنه إخباره إياها بأنها سيدة نساء أهل الجنة، وجعل كونها أول أهله لحوقا به مضموما إلى الأول وهو الراجح.

3. أنه قال لفاطمة إنَّ جبريل أخبرني أنه ليس امرأة من نساء المسلمين أعظم ذرية منك فلا تكوني أدنى امرأة منهن صبرًا.

ولكن يبقى قبل ذلك أنَّ حرص عائشة رضي الله عنها على العلم سرَّع من سؤالها لفاطمة رضي الله عنها عمَّا حصل في السرار، فما كان من بنت رسول الله إلا أن قالت: "مَا كُنتُ لِأُفشِيَ عَلَى رسول الله صلى الله عليه وسلم سِرَّه"، وهو الشاهد من الحديث، فلما زال المحذور بموت النبي صلى الله عليه وسلم أخبرتها من أمر السرار.

وفي الحديث إخباره صلى الله عليه وسلم بما سيقع فوقع كما قال، فإنهم اتفقوا على أن فاطمة -عليها السلام- كانت أول من مات من أهل بيت النبي صلى الله عليه وسلم بعده حتى قبل أزواجه -رضي الله عنهن-.

  • فضل فاطمة -رضي الله عنها-.
  • الحديث من دلائل النبوة؛ فقد أخبر الرسول -صلى الله عليه وسلم- ابنته بقرب أجله، وأعلمها بأنها أول أهله لحوقا به؛ فكان ما أخبر به رسول الله -صلى الله عليه وسلم-.
  • استحباب كتم السر وعدم إفشائه حتى يزول المانع من ذلك.
  • عرض القرآن على الحفاظ ومدارستهم له من طرق حفظه وتثبيته؛ فهي سنة متبعة بين أهل القرآن وحفاظه، ولذلك ينبغي على الحافظ أن يتعاهد حفظه.
  • جواز الاستدلال بالقرائن؛ فإن رسول الله -صلى الله عليه وسلم- استدل بمعارضة جبريل له القرآن مرتين- وقد كان يعارضه في كل سنة مرة- على قرب الأجل ودنو يوم الرحيل.
  • تقديم المؤانسة قبل الإخبار بالأمر.
  • جواز البكاء الخالي من الصراخ والعويل والنياحة ولطم الخدود وشق الجيوب؛ لأنه رحمة جعلها الله في قلب عبده المؤمن.
  • حال المؤمن الصبر عند المصيبة، والبعد عن الفخر والعجب بالنفس عند النعمة.
  • أن جزاء الصبر على قدر عظم المصيبة.

Klasik şerh

Nevevî — Şerhu Sahîhi Müslim

قَوْلهَا : ( فَأَخْبَرَنِي أَنَّ جِبْرِيل كَانَ يُعَارِضُهُ الْقُرْآن فِي كُلّ سَنَة مَرَّة أَوْ مَرَّتَيْنِ ) هَكَذَا وَقَعَ فِي هَذِهِ الرِّوَايَة , وَذِكْرُ الْمَرَّتَيْنِ شَكٌّ مِنْ بَعْض الرُّوَاة , وَالصَّوَاب حَذْفهَا كَمَا فِي بَاقِي الرِّوَايَات. قَوْله صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : ( لَا أُرَى الْأَجَل إِلَّا قَدْ اِقْتَرَبَ , فَاتَّقِي اللَّه , وَاصْبِرِي , فَإِنَّهُ نَعَمْ السَّلَف أَنَا لَك ) أُرَى بِضَمِّ الْهَمْزَة أَيْ أَظُنّ. وَالسَّلَف الْمُتَقَدِّم , وَمَعْنَاهُ أَنَا مُتَقَدِّم قُدَّامك فَتَرُدِّينَ عَلَيَّ. وَفِي هَذِهِ الرِّوَايَة : ( أَمَا تَرْضَيْ ) هَكَذَا هُوَ فِي النُّسَخ ( تَرْضَيْ ) , وَهُوَ لُغَة , وَالْمَشْهُور ( تَرْضَيْنَ ).…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Müslimv. 261 h. Sahihصحيح Hadis صحيح مسلم No. 2450

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • شرح السنة (3867)كُنَّا أَزْوَاجَ النَّبِيِّ ﷺ عِنْدَهُ جَمِيعًا لَمْ نُغَادِرْ مِنَّا وَاحِدَةً ، فَأَقْبَلَتْ فَاطِمَةُ تَمْشِي لا وَاللَّهَ مَا يَخْفَى مشيتها مِنْ مِشْيَةِ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ فَلَمَّا رَآهَا رَحَّبَ ، قَالَ : مَرْحَبًا يَا بِنْتِي ، ثُمَّ أَجْلَسَهَا عَنْ يَمِينِهِ ، أَوْ عَنْ شِمَالِهِ ، ثُمَّ سَ

Aynı konuda

Hüküm yok Mişkâtü'l-Mesâbîh 5969

وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: لَمَّا نَزَلَتْ [إِذَا جَاءَ نصر الله وَالْفَتْح] دَعَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَاطِمَةَ قَالَ: «نُعِيَتْ إِلَيَّ نَفْسِي» فَبَكَتْ قَالَ: «لَا تَبْكِي فَإِنَّكِ…

Râvi: İbn Abbâs + 1 başka rivayet Yalnız Arapça

Konular