Kim Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur der ve Allah’tan başka ibadet edilenleri inkâr ederse, o kimsenin malı ve kanı haram olur. Onun, (gizli hallerinin) hesabı ise Allah’a aittir
باب الأَمْرِ بِقِتَالِ النَّاسِ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ويقيموا الصلاة ويؤتوا الزكاة ويؤمنوا بجميع ما جاء به النبي صلى الله عليه وسلم وأن من فعل ذلك عصم نفسه وماله إلا بحقها ووكلت سريرته إلى الله تعالى وقتال من منع الزكاة أو غيرها من حقوق الإسلام واهتمام الإمام بشعائر الإسلام
Târık b. Eşyem el-Eşçaî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim demiştir:
«Kim Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur der ve Allah’tan başka ibadet edilenleri inkâr ederse, o kimsenin malı ve kanı haram olur. Onun, (gizli hallerinin) hesabı ise Allah’a aittir.»
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- «Allah'tan başka hak ilah» olmadığına diliyle şahitlik eden yani Allah'tan başka kendisine ibadet edilecek hak ilah olmadığına ve Allah'tan başka tapılanları inkâr eden ve İslam dışındaki bütün dinleri terk eden kimsenin malının ve kanının Müslümanlara haram kılındığı haber vermiştir. Bu yüzden biz onun zahiri ameline bakarız. İslam hükümlerine göre bunu gerektiren bir suç veya cürüm işlemedikçe malı alınmaz ve kanı akıtılmaz.
Allah kıyamet günü onun hesabını görecektir. Eğer doğru söylüyorsa mükâfatını verecektir, münafık ise cezalandıracaktır.
Hadisten çıkan dersler
“Allah'tan başka hak ilah yoktur” demek ve Allah'tan başka tapılan her şeyi inkâr etmek, İslam'a girmenin şartıdır.
(Allah'tan başka hak ilah yoktur) sözünün anlamı, Allah'tan başka tapınılan putları, kabirleri ve diğerlerini inkâr etmek, sadece Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'ya ibadet ve kulluk etmektir.
Kim tevhit ile gelir ve zahiren onun kurallarına uyarsa, buna aykırı olan davranış ondan açıkça anlaşılıncaya kadar o kimseye dokunulmaz.
Geçerli ve hak bir sebep olmadıkça bir Müslümanın malının, kanının ve namusunun kutsallığı ifade edilmiştir.
Bu dünyada hüküm zahire göredir, ahirette ise niyet ve kastedilen şeylere göre verilir.
Arapça açıklama
يُخبِرُ النَّبيُّ صلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ أنَّ مَن قالَ وشَهِدَ بلِسانِه أنَّه «لا إلهَ إلَّا اللهُ»، أي: لا مَعبودَ بِحَقٍّ إلا اللهُ، وكفَرَ بما يُعبَدُ من دُونِ اللهِ، وتَبرَّأ من كلِّ الأديانِ سِوى الإسلامِ، فقد حَرُمَ مالُه ودمُه على المُسلِمينَ، فليس لنا إلا الظاهر من عمله، فلا يُسلَبُ مالُه ولا يُسفَكُ دمُه، إلَّا إذا ارتكَبَ جَريمةً أو جِنايةً توجب ذلك بمُوجِبِ أحكامِ الإسلامِ.
والله يتولَّى حسابَهُ يوم القيامة، فإن كان صادقًا أثابه، وإن كان منافقًا عَذَّبه.
النُّطْقُ بلا إله إلا الله، والكفر بكلِّ ما يُعبد من دون الله، شرطٌ في دخول الإسلام.
معنى (لا إله إلا الله) هو الكفر بكل ما يُعبد من دون الله من الأصنام والقبور وغيرها، وإفراده سبحانه بالعبادة.
من أتى بالتوحيد والتَزمَ شرائعه ظاهرًا وَجَبَ الكَفُّ عنه حتى يَتَبَيَّنَ منه ما يخالف ذلك.
حُرْمةُ مالِ المسلم ودمِه وعرضِه إلا بحق.
الحُكْم في الدنيا على الظاهر، وفي الآخرة على النيات والمقاصد.