İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim37. kitap

Allah, kibirlenerek elbisesini yerde sürüyen kimseye bakmaz

باب تَحْرِيمِ جَرِّ الثَّوْبِ خُيَلاَءَ وَبَيَانِ حَدِّ مَا يَجُوزُ إِرْخَاؤُهُ إِلَيْهِ وَمَا يُسْتَحَبّ

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2085a

Râvi:Abdullah b. Ömer

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، وَزَيْدِ، بْنِ أَسْلَمَ كُلُّهُمْ يُخْبِرُهُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏

لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاَءَ ‏"

İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

«Allah, kibirlenerek elbisesini yerde sürüyen kimseye bakmaz.»

Rivayet eden: Müslim (No. 2085a, 2085b) ve Buhârî (No. 5783).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, kişinin gurur ve kibir göstergesi olarak elbisesini veya giysisini ayak bileklerinden daha aşağıya uzatmasını yasaklamış ve bunu yapan kimsenin, Kıyamet Günü Allah'ın rahmet nazarıyla yüzüne bakmayacağı yönünde şiddetli bir tehdide müstahak olduğunu bildirmiştir.

Hadisten çıkan dersler

  • Hadiste geçen elbise lafzı; pantolon, entari, izar vb. gibi bedenin alt kısmını örten her giyeceği kapsar.
  • Elbiseyi ayak bileklerinin altına sarkıtma yasağı erkeklere özgüdür. Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Âlimler, elbisenin kadınlar için ayak bileklerinin altına salınmasının caiz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbiselerini bir karış kadar sarkıtmalarına izin verdiği sahih bir rivayettir.
  • İbn Bâz -rahimehullah- şöyle demiştir: İsbâl (Elbiseyi ayak bileklerinin altına sarkıtmak) hadislerin genel hükmü gereği yasak ve haramdır. Ancak ceza ve tehdidin derecesi farklılık gösterir; hepsinin aynı olması gerekmez. Çünkü kibir ve gösteriş kasteden kimse ile bunu kastetmeyen kimse bir değildir.
  • İbn Bâz -rahimehullah- yine şöyle demiştir: Kadın bütünüyle avret olmasından ötürü elbisesini bir karış aşağıya kadar sarkıtmasında bir sakınca yoktur. Eğer bu yeterli olmazsa, bilekten başlayarak bir arşın kadar sarkıtmalıdır.
  • el-Kâdî -rahimehullah- şöyle demiştir: Âlimler şöyle demişlerdir: Sonuç olarak, elbisede ihtiyaç ve alışılmış ölçünün ötesine geçen her türlü aşırı uzunluk ve genişlik mekruhtur. Allah en iyi bilendir.
  • Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Elbise ve bedenin alt bölümüne giyilen kıyafetlerin alt kısmının müstehap olan miktarı, kaval kemiğinin yarısına kadardır. Burasıyla, ayak bileğindeki iki kemik çıkıntısı arasında kalan kısmına kadar uzatmakda da bir sakınca yoktur. Bundan aşağısı ise ateştedir. Müstehap olan kaval kemiğinin yarısı, mekruh olmadan caiz olan kısım ise buranın altından ayak bileğindeki iki kemik çıkıntısına kadar olan kısmıdır. Ayak bileğindeki iki kemik çıkıntısından aşağı kalan kısmı ise yasaktır.
  • İbn Useymîn -rahimehullah- hadiste geçen "Allah ona bakmaz" ifadesiyle ilgili olarak, "Rahmet ve şefkat dolu bir bakışla bakmaz" demiştir. Bununla kastedilen genel manadaki bakış değildir. Çünkü hiçbir şey Yüce Allah'tan gizli değildir ve O'nun görmesinden uzak değildir. Aksine, kastedilen şey rahmet ve şefkat dolu bir bakıştır.

Arapça açıklama

حَذَّرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم مِن إِرْخَاءِ الثوب أو الإزَارِ أَسفل الكعبين عُجبًا وكبرًا، وأنّ مَن فعل ذلك كان مُستحِقًّا للوعيد الشديد بأن لا ينظر الله إليه يوم القيامة نَظَرَ رَحمة.

  • الثوب يَشمل كلَّ ما يَستُر أسفل البدن من سروال وثوب وإزار وغيرها.
  • النهي عن الإسبال خاصٌّ بالرجال، قال النووي: وأجمع العلماء على جواز الإسبال للنساء، وقد صح عن النبي صلى الله عليه وسلم الإذنُ لهنَّ في إرخاء ذُيُولِهنّ ذراعًا.
  • قال ابن باز: الإسبال ممنوع ومحرم لعموم الأحاديث، وأما العقوبة فهي متفاوتة ولا يلزم أن تكون مُتساوية، فإنه ليس مَن قَصَدَ الخيلاء كمن لم يَقصد.
  • قال ابن باز: المرأة عورة فلا مانع من إرخائها شِبْرًا، فإن لم يَكفِها أَرْخَتْ ذِراعًا ابتداءً من الكَعْب.
  • قال القاضي: قال العلماء: وبالجملة يكره كل ما زاد على الحاجة والمعتاد في اللباس من الطول والسعة، والله أعلم.
  • قال النووي: القَدْر المستحب فيما يَنزل إليه طرف القميص والإزار فنصف الساقين، ولا جناح عليه فيما بينه وبين الكعبين، وما أسفل من ذلك فهو في النار، فالمستحب نصف الساقين، والجائز بلا كراهة ما تحته إلى الكعبين، فما نزل عن الكعبين فهو ممنوع.
  • قال ابن عثيمين على قوله: (لا ينظر الله إليه) أي نَظَرَ رَحمةٍ ورَأْفَة، وليس المراد به: النظر العام؛ لأن الله سبحانه وتعالى لا يخفى عليه شيء ولا يغيب عن بصره شيء، لكن المراد نظر الرحمة والرأفة.

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (23)
  • إتحاف الخيرة المهرة بزوائد المسانيد العشرة (3394)لَا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ خُيَلَاءَ
  • الأحاديث المختارة (3416)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مُسْبِلٍ
  • الأسماء والصفات للبيهقي (979)لا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • الإبانة الكبرى لابن بطة (1217)لا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • البحر الزخار بمسند البزار 10-13 (913)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مُسْبِلٍ
  • التوحيد لابن منده (420)لَا يَنْظُرُ اللهُ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءً
  • السنة لعبد الله بن أحمد (1121)لا يَنْظُرُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • السنن الكبرى للنسائي (9341)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ بَطَرًا
  • المحلى بالآثار لابن حزم (590)لَا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلَاءَ
  • المعجم الأوسط للطبراني (999)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ بَطَرًا
  • المعجم الكبير للطبراني (12251)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مُسْبِلٍ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (12317)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مُسْبِلٍ
  • حلية الأولياء لأبي نعيم (4000)لا يَنْظُرُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • حلية الأولياء لأبي نعيم (10410)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مُسْبِلٍ
  • شرح السنة (2977)لا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • شعب الإيمان للبيهقي (5643)لا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • عوالي مالك بن أنس لأبي أحمد الحاكم (193)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ بَطَرًا
  • مستخرج أبي عوانة (6811)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • مسند أبي يعلى الموصلي (5587)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ إِزَارَهُ مِنَ الْخُيَلاءِ
  • مسند الحميدي (616)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • مسند الحميدي (617)لا يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • مسند الموطأ للجوهري (553)لا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاءَ
  • معالم التنزيل تفسير البغوي (367)لا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهَ خُيَلاءَ

Aynı konuda

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 790

İbni Ömer (Allah Onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah kibirlenip büyüklük taslayarak elbisesinin eteğini (veya paçalarını) yerde sürüyen kimsenin kıyamet gününde yüzüne bakmaz.” Bunun üzerine Ebubekir: Ya Rasûlallah dikkat…

وعن ابن عمر رضى الله عنهما أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏من جر ثوبه خيلاء لم ينظر الله إليه يوم القيامة‏"‏ فقال أبو بكر‏:‏ يا رسول الله إن إزاري يسترخي إلى أن أتعاهده، فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 34 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 615

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kibrinden dolayı elbisesini sürüyerek yürüyen kimsenin yüzüne kıyamet günü Allah rahmet bakışıyla bakmaz.” (Buhari, Libas 1, Müslim, Libas 42)

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “لا ينظر الله يوم القيامة إلى من جر إزاره بطراً” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet

Hüküm yok Müsned 15052

حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ يَعْنِي عَبْدَ اللَّهِ بْنَ وَهْبٍ الْمِصْرِيَّ قَالَ عَبْد اللَّهِ وَسَمِعْتُهُ أَنَا مِنْ هَارُونَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي…

Râvi: هبيب بن مغفل الغفاري + 1 başka rivayet Yalnız Arapça

Konular