"Ey Cibril, Muhammed'e git! -Rabbin en iyi bilen olduğu halde- niye ağladığını sor!" diye emretti. Cebrail -aleyhisselam-, O'na gelip niye ağladığını sordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Cebrail -aleyhisselam-'a -Rabb Teâla bunun ne olduğunu en iyi bilen olduğu halde- Allah'a haber verdi. Bunun üzerine Allah Teâla: Ey Cebrail! Muhammed'e git ve O'na söyle ki: "Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz ve asla kederlendirmeyeceğiz." buyurdu.
باب دُعَاءِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لأُمَّتِهِ وَبُكَائِهِ شَفَقَةً عَلَيْهِمْ
Sahih
Sahîh-i Müslim hadisi
Kudsî hadisSahîh-i Müslim 202
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (İbrahim -sallallahu aleyhi ve selem-'in duası olan): "Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerime karşı gelirse, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin" (İbrahim: 36) mealindeki ayeti ile, İsa -sallallahu aleyhi ve sellem-'in duası olan: "Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette sen dilediğini yapmaya kadirsin ve sen herşeyi hikmetle yaparsın." (Maide: 113) mealindeki ayeti okudu ve ellerini kaldırarak: «Allah'ım! Ümmetime (mağfiret et), ümmetime (mağfiret et!)» diyerek ağladı. Allah -Azze ve Celle-: "Ey Cibril, Muhammed'e git! -Rabbin en iyi bilen olduğu halde- niye ağladığını sor!" diye emretti. Cebrail -aleyhisselam-, O'na gelip niye ağladığını sordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Cebrail -aleyhisselam-'a -Rabb Teâla bunun ne olduğunu en iyi bilen olduğu halde- Allah'a haber verdi. Bunun üzerine Allah Teâla: "Ey Cebrail! Muhammed'e git ve O'na söyle ki: "Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz ve asla kederlendirmeyeceğiz." buyurdu.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- İbrahim -aleyhisselatu ve's-selam-'ın putlar hakkındaki sözü olan; "Ey Rabbim! Şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerime karşı gelirse, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin." (İbrahim Suresi: 36) mealindeki ayeti ile, İsa -aleyhisselatu vesselam-'ın duası olan: "Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette sen dilediğini yapmaya kadirsin ve sen herşeyi hikmetle yaparsın." (Maide Suresi: 113) mealindeki ayeti okudu ve ellerini kaldırıp ağlayarak: «Allah'ım! Ümmetim, ümmetim» diye dua etti. Yani; onlara merhamet et, onları bağışla! dedi. Bunun üzerine Allah -Subhanehu ve Teâlâ-: "Ey Cibril, Muhammed'e git ve niye ağladığını sor!" diye emretti. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- neden ağladığını biliyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona neden "Ümmetim, ümmetim" diye dua ettiğini haber verdi. Allah Teâlâ; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ne dediğini en iyi bilen olduğu halde Cebrail -aleyhisselam-'a,"Ey Cebrail! Muhammed'e git ve ona söyle ki: "Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz, asla seni hüzünlendirmeyeceğiz. Elhamdulillah" Allah -Azze ve Celle-, O'nu ümmeti hususunda bir çok açıdan razı etti. Onlara bir çok ecir verdi, son ümmet olmalarına rağmen kıyamet gününde ilk (cennete) giren olacaklardır. Diğer ümmetlere fazilet bakımından bir çok hususta üstün kılınmışlardır.
Arapça açıklama
قرأ النبي صلى الله عليه وسلم قول إبراهيم -عليه الصلاة والسلام- في الأصنام: (رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيراً مِنَ النَّاسِ فَمَنْ تَبِعَنِي فَإِنَّهُ مِنِّي وَمَنْ عَصَانِي فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ) [إبراهيم: 36] ، وقول عيسى: (إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ) [المائدة: 118]؛ فرفع صلى الله عليه وسلم يديه وبكى، وقال: "يا رب؛ أمتي أمتي"، أي: ارحمهم واعف عنهم، فقال الله سبحانه وتعالى لجبريل: "اذهب إلى محمد، فسله ما يبكيك؟" وهو أعلم سبحانه بما يبكيه، فأخبره رسول الله صلى الله عليه وسلم بالذي قاله من قوله: "أمتي أمتي" والله أعلم بالذي قاله نبيه صلى الله عليه وسلم ، فقال الله عز وجل لجبريل: "اذهب إلى محمد فقل له: إنا سنرضيك في أمتك، ولا نحزنك". وقد أرضاه الله عز وجل في أمته ولله الحمد من عدة وجوه: منها: كثرة الأجر، وأنهم الآخرون السابقون يوم القيامة، وأنها فضلت بفضائل كثيرة على سائر الأمم.
من السنة في الدعاء رفع اليدين.
إثبات علو الله على خلقه، وأنه في السماء؛ حيث تتوجه القلوب والأيدي إليه.
بيان شفاعته -صلى الله عليه وسلم- لأمته، واعتناؤه بمصالحهم، واهتمامه بأمرهم، ورحمته بهم.
حب الله -عز وجل- لنبيه -صلى الله عليه وسلم-.
بيان لمنزلة رسول الله -صلى الله عليه وسلم- عند الله، وأنه سيعليه حتى يرضيه.
Dârekutnîغريبٌ مِن حديثِ عَبْد الرَّحْمن بن حُسَيْن القُرَشِي العُمَرِي، مَوْلَى نافع بن عَلْقَمَة، عن عَبْد اللهِ، تَفَرَّدَ بهِ بَكْر بن سَوَادَة عنه. وغريبٌ مِن حديثِ عَمْرو بن الحارث، لا أعلم حَدَّث به غير عَبْد اللهِ بن وَهْب. — أطراف الغرائب (1/615)
وعن عبد الله بن عمرو بن العاص، رضي الله عنهما، أن النبي، صلى الله عليه وسلم، تلا قول الله عز وجل في إبراهيم، صلى الله عليه وسلم: {رب إنهن أضللن كثيراً من الناس فمن تبعني فإنه مني} ((إبراهيم:36))، وقول…